Sağlık çalışanları açısından yalnızca toplam istihdam sayısının değil, kadroların branşlara ve hizmet ihtiyacına göre dağılımının da önem taşıdığı vurgulanıyor.
26 Bin 673 Kişilik İstihdam Planı Gündemde
Sağlık alanında 26 bin 673 kişilik istihdam öngörülmesi, atama bekleyen adayların yakından takip ettiği başlıklardan biri oldu.
Ancak yapılacak istihdamın sağlık hizmetlerine etkisi açısından toplam sayının yanı sıra hangi meslek ve branşa ne kadar kadro ayrılacağının da belirleyici olacağı ifade ediliyor.
Özellikle personel açığının yoğun olduğu sağlık kuruluşları ve birimlerin tespit edilerek kadro planlamasının buna göre yapılması gerektiği belirtiliyor.
Bir Tarafta Atama Bekleyenler, Diğer Tarafta Artan İş Yükü
Sağlık alanında istihdam bekleyen binlerce aday bulunurken, halen görev yapan sağlık çalışanları ise yoğun çalışma temposu ve artan iş yüküyle karşı karşıya.
Bu durum, yeni personel istihdamının yalnızca atama bekleyenler açısından değil, mevcut sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi bakımından da önemini artırıyor.
“Kadro Dağılımı Gerçek İhtiyaca Göre Yapılmalı”
Sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin şekilde sürdürülebilmesi için personel planlamasının sahadaki gerçek ihtiyaçlar dikkate alınarak yapılması gerektiği ifade ediliyor.
Personel ihtiyacının bulunduğu branşlara ve sağlık kuruluşlarına yeterli kadro tahsis edilmesinin, mevcut çalışanların üzerindeki iş yükünü azaltabileceği ve hizmet sunumuna olumlu katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Kalıcı İstihdam Politikası Çağrısı
Sağlıkta personel sorununa yönelik çözümün yalnızca dönemsel alımlarla sınırlı kalmaması gerektiği belirtilirken, uzun vadeli ve ihtiyaç odaklı bir insan kaynağı planlamasının önemine dikkat çekiliyor.
Sahadaki personel açığının doğru belirlenmesi, kadroların ihtiyaca göre dağıtılması ve çalışanların iş yükünün sürdürülebilir seviyeye çekilmesi, sağlıkta istihdam politikasının temel başlıkları arasında gösteriliyor.




