Özellikle 21 yıllık memuriyet hizmetini 25 yıla çıkarmak isteyenler açısından “isteğe bağlı iştirakçilik” uygulaması önem taşıyor. 5434 sayılı Kanun kapsamındaki eski memurlar, gerekli şartları sağlamaları halinde fiilen memur olarak çalışmadan hizmet sürelerini tamamlayabiliyor. Ancak göreve başlangıç tarihi, memuriyetten ayrılma şekli, başvuru süresi ve başka bir zorunlu sigortalılık kapsamında çalışılıp çalışılmadığı belirleyici oluyor.

Çalışmadan Memuriyet Hizmeti Kazanmak Mümkün mü?

Kamuoyunda “çalışmadan memuriyet hizmetini tamamlama” olarak da bilinen isteğe bağlı iştirakçilik, belirli şartları taşıyan eski memurların primlerini kendileri ödeyerek Emekli Sandığı kapsamında hizmet kazanmalarına imkân sağlayan bir uygulama.

Bu düzenlemenin temel dayanaklarından birini 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 12’nci maddesi oluşturuyor.

Ancak sistem bütün eski kamu çalışanları için aynı şekilde uygulanmıyor. Özellikle 1 Ekim 2008 tarihi kritik önem taşıyor.

1 Ekim 2008 Tarihi Neden Önemli?

İsteğe bağlı iştirakçilik değerlendirmesinde öncelikle kişinin 5434 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığına bakılması gerekiyor.

1 Ekim 2008 tarihinden önce memuriyet hizmeti bulunanlar ile yedek subaylık veya mevzuat gereğince memuriyet hizmetinden sayılan bazı görevleri bulunan kişiler açısından 5434 sayılı Kanun hükümleri gündeme gelebiliyor.

Dolayısıyla 21 yıllık hizmeti bulunan bir kişinin eksik 4 yılını bu yöntemle tamamlayıp tamamlayamayacağına karar verilirken ilk olarak sigortalılık statüsünün ve göreve başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekiyor.

1 Ekim 2008 sonrasında ilk kez kamu görevlisi olanlarda ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanıyor.

En Az 10 Yıl Fiili Memuriyet Şartı Var

5434 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı iştirakçilikten yararlanılabilmesi için aranan temel koşullardan biri fiili memuriyet süresi.

Düzenlemeye göre kişinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak en az 10 yıl çalışmış olması gerekiyor.

Bu nedenle 21 yıl fiili memuriyet hizmeti bulunan bir kişi açısından, diğer koşullar da sağlanıyorsa 10 yıllık hizmet şartı bakımından sorun bulunmuyor.

Ancak yalnızca 10 yılı tamamlamış olmak isteğe bağlı iştirakçilik hakkından yararlanmak için yeterli değil.

Memuriyetten Ayrıldıktan Sonra 6 Aylık Süre Kritik

Düzenlemenin en önemli şartlarından biri başvuru süresi.

5434 sayılı Kanun’un ilgili hükmüne göre gerekli şartları taşıyan kişinin memuriyetten ayrıldığı tarihten itibaren 6 ay içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı olarak başvurması gerekiyor.

Dolayısıyla yıllar önce memuriyetten ayrılmış ve ayrıldığı tarihten sonraki 6 aylık süre içerisinde isteğe bağlı iştirakçilik başvurusu yapmamış bir kişinin bugün geriye dönük şekilde aynı haktan yararlanabileceği sonucuna doğrudan varılamaz.

21 yıllık hizmetin 25 yıla tamamlanması açısından da en kritik noktalardan biri bu süre şartı.

Her Ayrılma Şeklinde Yararlanılamıyor

Memuriyetten ayrılmanın nasıl gerçekleştiği de isteğe bağlı iştirakçilik açısından önem taşıyor.

5434 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde belirli gruplar sistemin dışında bırakılıyor.

Bu nedenle kişinin normal istifa, çekilmiş sayılma veya başka bir nedenle görevden ayrılmış olması ile memuriyetten çıkarılma gibi durumlar aynı hukuki sonucu doğurmayabiliyor.

Kanunda belirtilen istisnalar nedeniyle her eski memurun yalnızca hizmet süresine bakılarak isteğe bağlı iştirakçi olabileceğini söylemek mümkün değil.

Primlerin Tamamını Kişi Ödüyor

İsteğe bağlı iştirakçilikte kamu görevlisinin aktif olarak çalıştığı dönemdeki prim sisteminden farklı bir yapı bulunuyor.

Kişi artık bir kamu kurumunda fiilen görev yapmadığı için hem kendi payına düşen kesintileri hem de kurum tarafından karşılanacak bölümleri kendisi ödemek durumunda kalıyor.

Aktarılan mevzuat değerlendirmesine göre emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının yanı sıra genel sağlık sigortasına ilişkin tutarların da ödenmesi gerekiyor.

Bu kapsamda yüzde 20 kurum karşılığı, yüzde 16 şahıs karşılığı ve yüzde 12 genel sağlık sigortası karşılığı üzerinden ödeme yapılması öngörülüyor.

Ödemelerin mevzuatta belirtilen süreler içerisinde SGK hesabına yatırılması gerekiyor.

21 Yıllık Hizmet 25 Yıla Tamamlanabilir mi?

5434 sayılı Kanun kapsamındaki bir eski memurun 21 yıllık hizmetinin bulunması, tek başına 25 yıla tamamlamasına engel oluşturmuyor.

Kişi isteğe bağlı iştirakçilik için gereken bütün şartları taşıyor, memuriyetten ayrıldıktan sonraki yasal süre içerisinde başvurusunu yapmış ve primlerini düzenli şekilde ödüyorsa eksik hizmet süresini bu sistem üzerinden tamamlaması mümkün olabiliyor.

Bu durumda 21 yıllık hizmetin üzerine isteğe bağlı iştirakçilik kapsamında 4 yıllık hizmet eklenerek toplam sürenin 25 yıla ulaşması gündeme gelebilir.

Ancak emeklilik hakkının doğup doğmadığı yalnızca 25 yıllık hizmet süresine bağlı değil. Kişinin tabi olduğu emeklilik mevzuatına göre yaş, hizmet başlangıç tarihi, cinsiyet ve varsa geçiş hükümleri gibi diğer şartların da ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Yurt Dışında Yaşamak Engel mi?

Konunun en fazla merak edilen kısmını ise kişinin yurt dışında bulunması oluşturuyor.

5434 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı iştirakçilikten yararlanmaya başladıktan sonra kişinin yurt dışında yaşamaya başlamasının tek başına bu statünün sona ermesini gerektirdiğine ilişkin açık bir engel bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılıyor.

Bu nedenle gerekli şartları yerine getirerek isteğe bağlı iştirakçiliğe başlayan bir eski memurun daha sonra yurt dışında ikamet etmesi halinde sistemden yararlanmaya devam edebilmesi mümkün değerlendiriliyor.

Ancak burada yurt dışında yalnızca ikamet etmek ile zorunlu sigortalılığı gerektirecek bir işte çalışmak arasındaki fark önem taşıyor.

Yurt Dışında Çalışılıyorsa Durum Değişebilir

İsteğe bağlı iştirakçiliğin temel şartlarından biri, kişinin zorunlu sigortalılık gerektiren bir çalışma içerisinde bulunmaması.

Bu nedenle yurt dışında yaşamak tek başına engel olarak değerlendirilmezken, kişinin bulunduğu ülkede zorunlu sigortalılığa tabi bir işte çalışması halinde durum değişebiliyor.

Türkiye’nin ilgili ülkeyle imzaladığı sosyal güvenlik sözleşmesinin bulunup bulunmadığı da değerlendirmeyi etkileyebiliyor.

Refakat İzni Raporlarında Yeni Dönem: Sağlık Kurulu Devam Ediyor, Rapor Sistemi Değişti
Refakat İzni Raporlarında Yeni Dönem: Sağlık Kurulu Devam Ediyor, Rapor Sistemi Değişti
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle yurt dışında çalışan bir eski memurun yalnızca 5434 sayılı Kanun’un genel hükümlerine bakarak işlem yapması yerine, kendi sigortalılık durumunu SGK üzerinden netleştirmesi önem taşıyor.

1 Ekim 2008 Sonrası Memurlar İçin Kurallar Farklı

İlk defa 1 Ekim 2008 sonrasında kamu görevlisi olanlar açısından aynı değerlendirmeyi yapmak mümkün değil.

Bu kişiler esas olarak 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi.

5510 sayılı Kanun’un isteğe bağlı sigortalılığa ilişkin 50’nci maddesinde ikamet ve sigortalılık durumuna yönelik ayrıca şartlar bulunuyor.

Kanunda Türkiye’de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekteyken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde bulunan Türk vatandaşları bakımından özel hükümler yer alıyor.

Ayrıca yurt dışında çalışan bazı Türk işçileri için 5510 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde ayrı düzenlemeler bulunuyor.

Dolayısıyla 5434 kapsamındaki “isteğe bağlı iştirakçilik” ile 5510 kapsamındaki “isteğe bağlı sigortalılık” aynı uygulama olarak değerlendirilmemeli.

Emeklilik Statüsü Açısından da Önem Taşıyor

İsteğe bağlı iştirakçiliğin yalnızca eksik günleri tamamlayan sıradan bir prim ödeme yöntemi olarak görülmemesi gerekiyor.

Özellikle farklı sigortalılık statülerinde hizmeti bulunan kişiler açısından hangi kapsamda prim ödendiği, emeklilik işlemlerinde önem taşıyabiliyor.

Bu nedenle memuriyetten ayrıldıktan sonra başka bir sigortalılık statüsünde çalışmaya başlayanların hizmet birleştirmesi ve emeklilik statüsüne ilişkin sonuçları ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.

SGK’den Kişiye Özel Bilgi Alınması Önemli

Sonuç olarak, 1 Ekim 2008 öncesinde 5434 sayılı Kanun kapsamında memuriyet hizmeti bulunan ve toplam 21 yıllık hizmetini 25 yıla tamamlamak isteyen bir kişi, isteğe bağlı iştirakçilik şartlarını taşıması halinde eksik süresini prim ödeyerek tamamlayabilir.

Ancak bunun için en az 10 yıllık fiili memuriyet, memuriyetten ayrılma biçimi, ayrılıştan sonraki 6 aylık başvuru süresi, primlerin zamanında ödenmesi ve zorunlu sigortalılık gerektiren başka bir işte çalışılmaması gibi şartların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Yurt dışında bulunmak da tek başına kesin bir engel olarak değerlendirilmemekle birlikte, yurt dışında çalışılması, bulunulan ülkeyle Türkiye arasındaki sosyal güvenlik sözleşmesi ve kişinin sigortalılık statüsü sonucu değiştirebilir.

Bu nedenle 21 yıllık hizmetini 25 yıla tamamlamak isteyen eski memurların işlem yapmadan önce hizmet dökümleri ve yurt dışındaki çalışma durumlarıyla birlikte Sosyal Güvenlik Kurumundan kendi dosyalarına özel değerlendirme almaları önem taşıyor.