19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği ile raporların hazırlanması ve içeriğine ilişkin önemli değişiklikler yapıldı. Yeni düzenlemede üç hekimli sağlık kurulu şartı devam ederken, raporların elektronik ortamda hazırlanması ve kurulun yalnızca hastanın tıbbi durumuyla refakat ihtiyacını değerlendirmesi öngörülüyor.

Sağlık Kurulu Şartı Kaldırılmadı

Yeni düzenlemeyle ilgili en fazla dikkat edilmesi gereken konulardan biri sağlık kurulu şartı.

Refakat iznine esas raporların artık tek hekim tarafından düzenlenebileceği yönündeki değerlendirmelerin aksine, üç hekimden oluşan sağlık kurulu uygulaması devam ediyor.

Dolayısıyla yeni mevzuat sağlık kurulu zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor. Değişiklik esas olarak raporun hazırlanma yöntemi ve raporda bulunacak bilgiler üzerinde yoğunlaşıyor.

Raporlar Artık e-Rapor Sistemi Üzerinden Hazırlanıyor

19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte refakat iznine esas sağlık raporlarının elektronik ortamda oluşturulması öne çıkıyor.

Raporlar e-Rapor sistemi üzerinden hazırlanırken, sağlık kurulunda bulunan hekimler de raporu elektronik imzalarıyla imzalıyor.

Sisteme entegrasyonu gerçekleştirilen raporlarda manuel olarak hazırlanan ve ıslak imzayla tamamlanan belgeler yerine elektronik süreç esas alınıyor.

Böylece rapor düzenleme ve doğrulama süreçlerinin dijital ortam üzerinden yürütülmesi amaçlanıyor.

Devlet Diş Hastanelerine Denetim Çağrısı: 'Vatandaş Tedavi İçin Gidiyor'
Devlet Diş Hastanelerine Denetim Çağrısı: 'Vatandaş Tedavi İçin Gidiyor'
İçeriği Görüntüle

“Refakat İzni Kullanması Uygundur” İfadesi Artık Yazılmıyor

Yeni düzenlemenin en dikkat çekici değişikliklerinden biri raporun içeriğinde ortaya çıktı.

Daha önce refakat izni raporlarında karşılaşılabilen “Refakat izni kullanması uygundur” veya “Refakat izni kullanması uygun değildir” şeklindeki karar ifadelerine yeni sistemde yer verilmiyor.

Sağlık kurulunun görevi, memura izin verilip verilmemesine karar vermek yerine hastanın sağlık durumunu tıbbi açıdan değerlendirmekle sınırlandırılıyor.

Bu değişiklik, sağlık kurulu ile kamu kurumunun görev alanlarının daha belirgin şekilde ayrılması açısından önem taşıyor.

Memurun Adı ve T.C. Kimlik Bilgileri Raporda Yer Almıyor

Yeni mevzuatla birlikte değişen bir diğer konu, refakat iznini kullanacak kamu görevlisine ilişkin kişisel bilgiler.

Refakat iznine esas sağlık raporunda izni kullanacak memurun adı ve T.C. kimlik bilgilerinin bulunmasına yönelik uygulamaya yer verilmiyor.

Sağlık kurulu raporu, izin kullanacak personelin kim olduğuna yönelik bir karar vermek yerine hastanın sağlık durumuna ve refakat ihtiyacına odaklanıyor.

Bu nedenle kurulun değerlendirmesi doğrudan hastanın tıbbi şartları üzerinden gerçekleştiriliyor.

Sağlık Kurulu Hastanın Refakat İhtiyacını Belirliyor

Yeni sistemde üç hekimli sağlık kurulunun temel görevi, hastanın tıbbi durumunu ortaya koymak ve refakate ihtiyaç bulunup bulunmadığını değerlendirmek.

Kurul tarafından yapılan tıbbi değerlendirme rapora aktarılıyor. Ancak bu değerlendirme, tek başına belirli bir kamu görevlisine doğrudan izin verilmesi anlamına gelmiyor.

Başka bir ifadeyle sağlık kurulu, “Bu memur refakat izni kullanabilir” şeklinde idari bir karar vermiyor. Kurul, hastanın sağlık durumuna ilişkin gerekli tıbbi tespitleri gerçekleştiriyor.

İzin Kararını Kamu Kurumu Verecek

Düzenlemenin kamu çalışanları açısından en önemli sonuçlarından biri de tıbbi rapor ile idari izin işleminin birbirinden ayrılması.

Sağlık kurulu hastanın tıbbi durumunu ve refakat ihtiyacını ortaya koyarken, memurun refakat izni işlemleri görev yaptığı kurum tarafından yürütülüyor.

Kurum, sağlık kurulunun düzenlediği rapor ile ilgili personel mevzuatındaki şartları birlikte değerlendirerek izin sürecini sonuçlandırıyor.

Bu nedenle yeni sistemin temel yaklaşımı, “Tıbbi değerlendirme sağlık kurulundan, izin işlemi kurumdan” şeklinde özetleniyor.

Kamu Çalışanlarının Eski Rapor Formatına Dikkat Etmesi Gerekiyor

Yeni yönetmelikle birlikte refakat izni talebinde bulunacak kamu çalışanlarının da değişen rapor formatına dikkat etmesi gerekiyor.

Raporda izin kullanacak memurun bilgilerinin bulunmaması veya “refakat izni kullanması uygundur” şeklinde açık bir karar yazılmaması, tek başına raporun eksik olduğu anlamına gelmiyor.

Yeni uygulamada sağlık kurulundan beklenen, mevzuatta öngörülen tıbbi değerlendirmeyi yaparak hastanın durumunu ve refakat ihtiyacını rapora yansıtması.

İzin işleminin diğer aşaması ise personelin çalıştığı kurum tarafından yürütülüyor.

Dayanak Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 29’uncu Maddesi

Refakat iznine esas sağlık raporlarındaki yeni uygulamanın dayanağını 19 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliği’nin 29’uncu maddesi oluşturuyor.

Yeni düzenlemeyle sağlık kurulu şartı korunurken raporların elektronik ortamda hazırlanması, hekimlerin elektronik imza kullanması ve rapor içeriğinin tıbbi değerlendirmeye odaklanması öne çıkıyor.

Böylece sağlık kurulunun tıbbi değerlendirme yetkisi ile kamu kurumunun izin verme süreci birbirinden ayrılıyor.

Kamu çalışanları açısından yeni dönemin en önemli noktası ise sağlık kurulu şartının devam ettiği, ancak kurulun artık hangi memurun refakat izni kullanacağına ilişkin idari nitelikte bir karar vermediği gerçeği olarak öne çıkıyor.