Mevzuat kapsamında gerekli şartları taşıyan sağlık personelinin İSG hizmetlerinde görevlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, tartışmanın odağında söz konusu personelin gerekli belgeye sahip olup olmadığı ve personel ihtiyacı bulunan bir hastanede bu görevlendirmenin hangi kriterlere göre yapıldığı bulunuyor.

Hemşirenin İSG Biriminde Görevlendirildiği İddiası

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki personel planlamasına ilişkin dikkat çeken bir iddia gündeme taşındı.

Hastanede hemşire ihtiyacı bulunduğu belirtilmesine rağmen mevcut hemşirelerden birinin klinik hizmetler yerine İş Sağlığı ve Güvenliği biriminde görevlendirildiği öne sürüldü.

Görevlendirmenin kendisinden çok, işlemin hangi ihtiyaç doğrultusunda ve hangi kriterlere göre gerçekleştirildiği sağlık çalışanları arasında tartışma konusu oldu.

Mevzuat İSG Görevlendirmesine İmkân Tanıyor

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında gerekli şartları taşıyan sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görev alabilmesi mümkün.

Dolayısıyla bir hemşirenin İSG alanında görevlendirilmesi tek başına mevzuata aykırı bir işlem olduğu anlamına gelmiyor. Burada personelin görevlendirildiği pozisyon için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı ve ilgili mevzuatın öngördüğü belgelere sahip olup olmadığı önem kazanıyor.

Özellikle Diğer Sağlık Personeli (DSP) olarak yürütülen görevler açısından ilgili personelin gerekli belge ve niteliklere sahip olup olmadığı tartışmanın temel başlıkları arasında bulunuyor.

“DSP Belgesi Var mı?” Sorusu Gündemde

Sağlık çalışanlarının yanıt beklediği soruların başında, İSG biriminde görevlendirildiği öne sürülen hemşirenin Diğer Sağlık Personeli Belgesi bulunup bulunmadığı geliyor.

Görevlendirmenin hangi mevzuat hükmüne dayanılarak gerçekleştirildiği ve işlemin hangi idari makamın onayıyla yapıldığı da açıklığa kavuşturulması beklenen konular arasında.

Bu nedenle tartışma, “Bir hemşire İSG biriminde çalışabilir mi?” sorusundan ziyade söz konusu görevlendirmenin gerekli şartlara uygun şekilde yapılıp yapılmadığı üzerinde yoğunlaşıyor.

Personel İhtiyacı Varken Neden İSG Birimi?

Tartışmanın bir diğer boyutunu hastanenin hemşire ihtiyacı oluşturuyor.

Hemşirelik hizmetlerinde personel ihtiyacı bulunduğu belirtilen bir sağlık kuruluşunda mevcut bir hemşirenin hasta bakım hizmetlerinden alınarak farklı bir birimde görevlendirilmesi, insan kaynağının nasıl planlandığı sorusunu gündeme getiriyor.

Sağlık çalışanları, özellikle personel eksikliği yaşanan kliniklerde mevcut çalışanların iş yükünün artabildiğine dikkat çekerek birimler arası görevlendirmelerde hizmet ihtiyacının öncelikli kriterlerden biri olması gerektiğini ifade ediyor.

“Personel Planlaması Hangi Kriterlere Göre Yapılıyor?”

İddiaların ardından hastanedeki personel dağılımının hangi kriterlere göre gerçekleştirildiği de sorgulanmaya başladı.

Sağlık çalışanları açısından bir görevlendirme yapılırken personelin mesleki yeterliliği ve sahip olduğu belgelerin yanı sıra kurumun hangi birimde daha fazla personele ihtiyaç duyduğunun da dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

Özellikle hemşire açığı bulunduğu ileri sürülen bir hastanede, klinik hizmetlerde görev yapabilecek personelin farklı bir alana kaydırılması durumunda bu kararın hizmet gerekçesinin açık biçimde ortaya konulması bekleniyor.

İSG Eğitimi Alan Başka Personelin Bulunduğu da Öne Sürüldü

Konuyla ilgili gündeme getirilen bir başka iddia ise aynı hastanede İş Sağlığı ve Güvenliği alanında eğitim almış başka personelin de bulunduğu yönünde.

Bu durumun doğru olması halinde sağlık çalışanları, İSG alanında eğitimli personel mevcutken görevlendirmenin neden hemşire kadrosundaki bir çalışan üzerinden gerçekleştirildiğinin açıklanmasını istiyor.

Ancak söz konusu diğer personelin hangi eğitimi aldığı, ilgili görev için gerekli yasal şartları taşıyıp taşımadığı ve görevlendirmeye uygun durumda olup olmadığı konusunda paylaşılan bilgiler tek başına kesin bir değerlendirme yapılmasına yeterli değil.

Liyakat ve Objektif Kriter Vurgusu

Sağlık çalışanlarının temel beklentisi, kurum içindeki görevlendirmelerin hizmet ihtiyacı, görev tanımı, mesleki yeterlilik ve objektif kriterler doğrultusunda gerçekleştirilmesi.

Personel sayısının yetersiz olduğu birimlerde iş yükü artarken bazı çalışanların farklı birimlere görevlendirilmesi, kararların gerekçelerinin daha şeffaf hale getirilmesi yönündeki beklentiyi de artırıyor.

Kamu kurumlarında yapılan personel görevlendirmelerinin hem kamu hizmetinin gereklerine hem de eşitlik ve liyakat ilkelerine uygun olması gerektiği ifade ediliyor.

“Torpil” İddiasına İlişkin Kesinleşmiş Bir Tespit Yok

Öte yandan söz konusu görevlendirmenin kişiye özel bir ayrıcalık, adam kayırma veya torpil amacıyla yapıldığına ilişkin kesinleşmiş herhangi bir tespit bulunmuyor.

Bu nedenle görevlendirmeye ilişkin tartışmaları doğrudan bu yönde değerlendirmek için mevcut bilgiler yeterli değil.

Sağlık çalışanlarının dile getirdiği temel talep ise bu tür tartışmaların önüne geçebilmek amacıyla görevlendirme kriterlerinin tüm çalışanlar açısından eşit, açık ve denetlenebilir olması.

Dört Sorunun Yanıtı Bekleniyor

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki görevlendirmeye ilişkin tartışmada dört temel soru öne çıkıyor: Hemşirenin İSG biriminde görevlendirilmesine hangi ihtiyaç doğrultusunda karar verildiği, ilgili personelin gerekli DSP belgesine sahip olup olmadığı, işlemin hangi idari makamın onayıyla gerçekleştirildiği ve hastanedeki hemşire ihtiyacının bu karar alınırken nasıl değerlendirildiği.

Hemşire ve Ebelerden Teşvik Ek Ödemesi Tepkisi: 'Bakım Yükü Ağır, Karşılığı Bordroda Yok'
Hemşire ve Ebelerden Teşvik Ek Ödemesi Tepkisi: 'Bakım Yükü Ağır, Karşılığı Bordroda Yok'
İçeriği Görüntüle

Aynı zamanda hastanede İSG alanında gerekli şartları taşıyan başka personel bulunup bulunmadığının da açıklığa kavuşturulması bekleniyor.

Gözler Hastane Yönetiminden Gelecek Açıklamada

Sağlık çalışanları, hastane yönetiminin konuya ilişkin yapacağı olası açıklamanın tartışılan noktaları netleştirmesini bekliyor.

Özellikle “Hemşire ihtiyacı varken neden böyle bir görevlendirme yapıldı?” sorusu tartışmanın merkezinde bulunuyor.

Görevlendirmenin mevzuata uygunluğu, personelin gerekli yeterlilikleri, hastanenin hizmet ihtiyacı ve kararın idari gerekçesi konusunda ortaya konulacak bilgiler, tartışmaların açıklığa kavuşması açısından belirleyici olacak.