Memurun Vefatı Sonrası Yabancı Uyruklu Eşe Maaş Bağlanır Mı?
Memurun Vefatı Sonrası Yabancı Uyruklu Eşe Maaş Bağlanır Mı?
İçeriği Görüntüle

Mevzuata aykırı olduğu düşünülen emirlerle konusu suç teşkil eden emirler açısından farklı kurallar uygulanıyor.

Kanuna göre memurun amirine karşı sorumluluğu bulunmakla birlikte, amirin emir verme yetkisi sınırsız değil. Memurdan mevzuata aykırı veya suç oluşturan bir işlemi koşulsuz şekilde yerine getirmesi beklenemiyor.

Memur Emri Mevzuata Aykırı Görürse Ne Yapmalı?

657 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre memur, amirinden aldığı emri Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmelik hükümlerine aykırı görürse emri yerine getirmeyerek bu aykırılığı emri veren amire bildirmeli.

Burada memurun yalnızca emri uygulamaması değil, emri neden mevzuata aykırı gördüğünü amirine bildirmesi de önem taşıyor.

Amir Emrinde Israr Ederse Yazılı Olarak Yenilemesi Gerekiyor

Memurun aykırılık bildirimine rağmen amir emrin uygulanmasında ısrar ederse süreç farklı işliyor.

Amirin emri yazılı olarak yenilemesi halinde memur, konusu suç teşkil etmiyorsa kural olarak emri yerine getiriyor.

Bu durumda emrin yerine getirilmesinden doğabilecek sorumluluk, emri yazılı olarak veren amire ait oluyor.

Dolayısıyla sözlü olarak verilen ve memurun mevzuata aykırı olduğunu bildirdiği bir emir karşısında, amirin yalnızca “Ben söyledim, yapacaksın” şeklindeki ısrarı kanundaki yazılı emir mekanizmasının yerini tutmuyor.

Konusu Suç Olan Emir Kesinlikle Yerine Getirilemez

Kanundaki en önemli istisna ise konusu suç teşkil eden emirler.

Bir emir suç oluşturuyorsa amirin bunu yazılı hale getirmesi veya uygulanmasında ısrar etmesi sonucu değiştirmiyor.

Konusu suç teşkil eden emir hiçbir şekilde yerine getirilemez. Böyle bir emri uygulayan kişi de sorumluluktan kurtulamaz.

Bu nedenle “Amirim yazılı emir verdi, ben de uyguladım” savunması, konusu suç teşkil eden bir emir bakımından memura otomatik bir sorumsuzluk sağlamıyor.

Mevzuata Aykırı Emir ile Suç Teşkil Eden Emir Aynı Değil

657 sayılı Kanun açısından iki durum arasındaki ayrım büyük önem taşıyor.

Mevzuata aykırı olduğu düşünülen emirlerde memur aykırılığı bildiriyor; amir emri yazılı olarak yenilerse, konusu suç oluşturmamak kaydıyla emir yerine getiriliyor ve sorumluluk emri verene geçiyor.

Konusu suç teşkil eden emirlerde ise yazılı emir verilmiş olsa dahi memurun emri yerine getirmemesi gerekiyor.

“Amirin Her Dediğini Yapmak Zorundasın” Anlayışı Mevzuatla Örtüşmüyor

Kamu kurumlarında hiyerarşik yapı, amirlere görev ve hizmetin yürütülmesi amacıyla emir verme yetkisi sağlıyor. Ancak bu yetkinin sınırını hukuk oluşturuyor.

Bu nedenle memurun amirine karşı görev ve sorumluluklarının bulunması, verilen her emri sorgulamadan uygulamak zorunda olduğu anlamına gelmiyor.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 11. maddesinin ortaya koyduğu temel kural açık: Amirin emir verme yetkisinin de memurun emri yerine getirme yükümlülüğünün de sınırı mevzuattır; konusu suç teşkil eden emir ise hiçbir koşulda uygulanamaz.