istanbul escort

escort istanbul

Memur, izin talebini veya müracaat hakkını vekili (Avukatı) aracılığıyla yapabilir mi?

Devlet memurlarının izin talebi ile müracaat, şikayet ve dava açma hakları Devlet Memurları Kanununun 21 ve 22 inci maddesinde hükme bağlanmıştır. DMK'nun "Müracaat, şikayet ve dava açma" başlıklı 21 inci maddesinde "Devlet memurları kurumlarıyla ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat; amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikayet ve dava açma hakkına sahiptirler. Müracaat ve şikayetler söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yolu ile şikayet edilen amirler atlanarak yapılır..." hükmü ile "İzin" başlıklı 22 inci maddesinde "Devlet memurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler" hükmü, memurların izin talebi ile müracaat, şikayet ve dava açma hakkını genel anlamda düzenlendiği görülmektedir.

Memur, izin talebini veya müracaat hakkını vekili (Avukatı) aracılığıyla yapabilir mi?
banner42

Ancak memurlar bu haklarını vekil tayin ettikleri kişiler aracılığı ile kullana bilmekte midir? Örneğin yıllık iznini memuriyet mahalli dışında kullanan bir memur bu süreçte ücretsiz izin hakkını vekalet verdiği kişi aracılığı ile talep edebilir mi? Ya da kurumuna ilişkin hakkında gelişen bir haksızlığa ilişkin şikayetini yine avukatı aracığı ile yapabilir mi?

Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkında Yönetmelikte memurlar tarafından yapılacak müracaat ve şikayetlerin usul ve esaslarının belirlendiği görülmektedir. Devlet Memurları Kanunu ile anılan yönetmelikte memurlara tanınan hakların kullanımına yönelik müracaat hakkına sahip oldukları belirtilmekte, ancak bu hakların vekalet ile başka kişiler aracılığı ile kullanımına ilişkin her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Devlet Memurları Kanununun 129 uncu maddesinde, hakkında memurluktan çıkarma cezası önerilen memurun vekili aracılığı ile savunma hakkının olduğu hükme bağlandığı görülse de, anılan kanun ve yönetmelik bir bütün olarak değerlendirildiğinde bunun bir istisna olduğu anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla Devlet Memurları Kanununda sayılan hakların sözü edilen istisna dışında vekalet verilen kişiler aracılığı ile kullanılmasının mümkün olmadığı, memurun bizzat şahsı tarafından yapılan müracaat ile bu hakları kullanması gerektiği kanaati oluşmaktadır.

Bu çerçevede; memurların kurumlarında yapacakları şikayetleri vekil aracılığı ile yapmaları, örneğin avukat tutarak şikayette bulunmaları, yada örneğin ücretsiz izin taleplerini yine vekalet verdikleri kişi aracılığı ile talep etmeleri anılan kanun ve yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olmayacaktır.

Memur, izin talebini veya şikayet başvurunu avukat aracılığıyla yapabilir mi? (2)

Yukarıdaki habere gelen itirazlar nedeniyle ikinci bir açıklama yapılma gereği duyulmuştur.

Memurun idare içinde çözümü sonuçlandırılamayan ve idareyi aşan hususlarda örneğin, amirinin kendisini darp etmesi, görevine ilişkin TCK na göre yargılanması için soruşturma izni verilmesi yada 3628 sayılı Mal bildirimi ve Yolsuzluklarla Mücadele konunu gereği mahkemeye intikal eden hususlar, verilen disiplin cezasına ilişkin idari yargıya müracaat vb durumlarda isterse avukatı aracılığı ile gereğini yapabilir. Ancak idarenin kendi iç işleyişi içinde memura yüklenen ödev, sorumluluk yada memurun sahip olduğu haklar ile yine memura yasaklanan fiillere yönelik iş ve işlemler idarenin belirlediği ve avukat hizmetlerinin gerektirmediği iş ve işlemler olup, bunları avukat aracılığı ile kullanmasının mümkün olmadığını mütalaa etmekteyiz.

TIKLAYIN

DMK'nun I inci kısmının 2, 3 ve 4 üncü bölümlerinde memurların, memur olmanın bir gereği olarak "ödevler ve sorumlulukları" ve "Genel Hakları" ile "Yasakları" nın sıralandığı görülmektedir. Söz konusu hususlar, memur olan kişilerin görevlerini yerine getirirken bunu nasıl ve ne şekilde yapacaklarını, kaçınılması gereken fiil ve davranışlarını, görevlerine ilişkin idare içinde sahip oldukları genel haklarının neler olduğunu ortaya koymaktadır.

Memur görevini yerine getirirken bu görevini bizzat kendisinin yerine getirmesi memur olmanın zorunluğu olduğu gibi, yine yasaklara uyması ve kanunda sayılan genel hakları da memurun bizzat şahsının kullanması memur olmanın bir zorunluluğu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu mealde; Avukatlık Kanununun "Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir. Baroda yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler" şeklinde yer alan hükmün; avukatlar tarafından memurların 657 sayılı kanunun 1 inci kısım 2, 3 ve 4 üncü bölümlerinde sayılan ödev ve sorumlulukları, Genel Hakları ile yasaklarına ilişkin iş ve işlemlerini takibi anlamına gelmediği, bunun memurun görevine ilişkin olarak bizzat kendi şahsı tarafından kullanılması gereken ödev, sorumluluk, hak ve yasaklar olduğu değerlendirilmektedir.

Memurluk görevi, kanunun yüklediği sorumluluk doğrultusunda nasıl ki memurun şahsı tarafından yapılması gerekiyorsa, kanunun saydığı haklarını da; örneğin şikayet hakkının da yine kendi şahsı tarafından kullanılması gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu durumda örneğin memur, amirinin verdiği emrin kanunlara aykırı ve/veya konusu suç teşkil eden bir emir olması durumda, bir üst amire avukatı aracılığı ile müracaat edemeyecektir. Verilen bu emrin kanunlara aykırı ve/veya suç olduğunu düşünüyorsa ilgili mevzuatı çerçevesinde bir üst amire müracaat hakkını kullanabilecektir. Söz konusu müracaat mercileri Avukatlık kanununda belirtilen mahkeme, hakem veya yargı yetkisine haiz bulunan organlar olmayıp, idarenin kendi işleyişi içinde yer alan organ yada mercilerdir.

Memurun idare içinde çözümü sonuçlandırılamayan ve idareyi aşan hususlarda örneğin, amirinin kendisini darp etmesi, görevine ilişkin TCK na göre yargılanması için soruşturma izni verilmesi yada 3628 sayılı Mal bildirimi ve Yolsuzluklarla Mücadele konunu gereği mahkemeye intikal eden hususlar, verilen disiplin cezasına ilişkin idari yargıya müracaat vb durumlarda isterse avukatı aracılığı ile gereğini yapabilir. Ancak idarenin kendi iç işleyişi içinde memura yüklenen ödev, sorumluluk yada memurun sahip olduğu haklar ile yine memura yasaklanan fiillere yönelik iş ve işlemler idarenin belirlediği ve avukat hizmetlerinin gerektirmediği iş ve işlemler olup, bunları avukat aracılığı ile kullanmasının mümkün olmadığı mütalaa edilmektedir.

Yukarıda yer alan genel açıklamadan sonra yöneltilen sorulara dönülecek olursa; memurun doğum raporunun idareye sunulması idarenin bu yönde bilgilendirilmesi anlamına gelmekte olup, esas olan bu raporun idareye ulaştırılması olduğundan bu ulaştırmanın şekil şartı söz konusu değildir. Ancak memurun izin talebi gibi diğer hususların bizzat kendi imzasıyla talep edilmesi gerektiği, memurun bu yönde yazılı talebi olmadan doğrudan vekalet verdiği avukatı aracılığı ile bunu talep etmesinin mevzuata uygun olmadığı değerlendirilmektedir.

Soruda yöneltildiği şekliyle memurun ücretsiz izin hakkını talep etmesinin, memurun kanun ve yönetmeliklerde belirtilen usul ve esaslara uymadığı yönünde bir değerlendirmesi olması durumunda, idarenin (mevzuat çerçevesinde, örneğin fiilin işlendiği tarihe göre zaman aşımı dikkate alınarak) memur hakkında açılacak bir soruşturma ile bunu tespit etmesinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir.

Kaynak:Memurlar.Net

Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2019, 01:57

saglikpersonelihaber.net Mobil Uygulamasını Telefonunuza indirerek ve Sosyal Medya üzerinde bizleri takip ederek güncel haberlerden ücretsiz haberdar olabilirsiniz.

SaglikPersonelHaber.Net Android Uygulamasını indirmek için Buraya Tıklayınız.

Instagram Hesabımızı Buradan Takip Et

Facebook Grubumuza Buradan Katıl

Twitter Hesabımızı Buradan Takip Et

SIRADAKİ HABER
medyum
bursa escort - mersin escort

escort

escort istanbul

kartal escort

pendik escort

pendik escort

kartal escort

bursa escort - mersin escort