Aynı işi yapan çalışanların farklı statülerde çalıştırılması ve farklı ücretler almasının çalışma barışını zedelediğini vurguladı.

Aynı işi yapanlar farklı haklara sahip

Kaya, kamu kurumlarında işçi, memur ve sözleşmeli personelin çoğu zaman aynı görevleri yerine getirdiğini ancak maaş, özlük hakları ve sendikal yapı bakımından ciddi farklılıklar bulunduğunu belirtti. Bu durumun kurum içi adalet duygusunu olumsuz etkilediğini ifade etti.

İstihdam modellerinde karmaşa

Paylaşımda, geçmişte yardımcı hizmetlerin daha çok taşeron kökenli işçiler ve Yardımcı Hizmetler Sınıfı personeli tarafından yürütüldüğü hatırlatıldı. Zamanla bu yapının değiştiği, kadrolu işçi ve sözleşmeli personel alımlarının farklı yöntemlerle gerçekleştirildiği dile getirildi.

Bazı alımlarda yalnızca sözlü sınav yapılırken, bazı kadrolarda ise KPSS puanının esas alınmasının sistemde çelişki yarattığına dikkat çekildi.

Ücret farkı ve sendikal ayrışma

Kaya, aynı işi yapan çalışanlar arasında maaş ve sosyal haklar açısından oluşan farkların yanı sıra, işçi ve memur sendikalarının ayrı yapılarda örgütlenmesinin de bu ayrışmayı derinleştirdiğini belirtti.

Genel Başkan Kaya' dan Teşvik Düzenlemesine Tepki: 'Adalet Sağlanmadan Çalışma Barışı Olmaz'
Genel Başkan Kaya' dan Teşvik Düzenlemesine Tepki: 'Adalet Sağlanmadan Çalışma Barışı Olmaz'
İçeriği Görüntüle

“Bu tablo sürdürülebilir değil”

Kamu yönetiminde eşitlik ve adalet ilkelerinin esas olması gerektiğini vurgulayan Kaya, mevcut yapının ne verimliliği artırdığını ne de çalışan motivasyonunu güçlendirdiğini ifade etti. Bu durumun aidiyet duygusunu zayıflattığını ve çalışma huzurunu bozduğunu söyledi.

Çözüm çağrısı: Eşit işe eşit hak

Kaya, kamuda istihdam politikalarının sadeleştirilmesi gerektiğini belirterek, aynı işi yapan personele eşit hakların tanınmasının artık ertelenemeyecek bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. Mevcut sistemdeki “aynı işe farklı statü ve maaş” uygulamasının kamu yönetiminde adalet anlayışıyla bağdaşmadığını dile getirdi.