Kaya, enflasyon farkının 6 ayda bir verilmesi yerine her ay hesaplanarak takip eden ay maaşlara yansıtılmasını talep etti. DMK ayrıca geçmiş dönemlerde yaşanan alım gücü kayıplarının telafisi amacıyla memur ve emeklilere en az yüzde 30 refah payı verilmesini istedi.

Ağustos Enflasyonu Yüzde 1,84 Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ağustos 2026 verilerine göre tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 olarak gerçekleşti.

Verileri değerlendiren DMK Genel Başkanı Osman Kaya, açıklanan oranların yalnızca ekonomik birer istatistik olarak görülmemesi gerektiğini belirterek enflasyonun kamu çalışanlarının günlük yaşamına doğrudan yansıdığını söyledi.

Kaya, “Bu rakamlar; memuru kara kara düşündüren, nefesini kesen, markette küçülttüğü alışveriş sepeti, sofrasına koyamadığı gıda ürünüdür” ifadelerini kullandı.

“Hayat Bordroya Değil, Ele Geçen Maaşa Göre Yaşanıyor”

Kaya, açıklamasında kamu çalışanlarının barınma, gıda, ulaşım, eğitim ve fatura giderlerinde yaşanan artışlar nedeniyle ciddi bir ekonomik baskıyla karşı karşıya olduğunu savundu.

Dört kişilik bir aile için açlık sınırının 37 bin 388 liraya, yoksulluk sınırının ise 121 bin 786 liraya yükseldiğini belirten Kaya, en düşük memur maaşının 70 bin 224 lira seviyesinde kaldığına dikkat çekti.

Ortaya çıkan tabloyu eleştiren Kaya, kamu çalışanlarının aileleriyle birlikte yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.

Kaya, “Eti satan kasap, sütü veren market, kirayı sormak için arayan ev sahibinin telefonu; bordroda yazana değil, ele geçen maaşa göre davranıyor. Hayat, bordroya göre değil, ele geçen maaşa göre yaşanıyor” dedi.

“Memurun Maaşı Her Ay Eriyor, Sistem Neden 6 Ayda Bir Çalışıyor?”

DMK Genel Başkanı’nın en dikkat çeken eleştirisi ise memur maaşlarında uygulanan enflasyon farkı sistemine yönelik oldu.

Temmuz ayında gerçekleştirilen maaş artışının üzerinden kısa süre geçmesine rağmen yüksek enflasyon nedeniyle ücretlerin reel değer kaybetmeye başladığını savunan Kaya, mevcut sistemin kamu çalışanlarını yeterince korumadığını söyledi.

Kaya şu soruyu yöneltti:

“Hayat pahalılığı altı ayda bir yaşanmıyor, enflasyon altı ayda bir gerçekleşmiyor; memurun kirası, faturası, market alışverişi ve ulaşım gideri altı ayda bir ödenmiyor. Durum bu kadar açıkken, memurun maaşını koruyan sistem neden altı ayda bir çalışıyor?”

Enflasyon Farkının Her Ay Maaşa Yansıtılması İstendi

Kaya, 6 aylık dönem sonunda yapılan enflasyon farkı ödemesinin, çalışanların aradan geçen aylarda yaşadığı satın alma gücü kaybını ortadan kaldırmadığını savundu.

Bu nedenle DMK, “6 ayda bir enflasyon farkı” uygulamasından vazgeçilerek aylık bir sisteme geçilmesini talep etti.

Etlik Şehir Hastanesi’nde Çalışanlar Alarm Verdi: Personel Eksikliği Hasta Güvenliğini de Etkiliyor
Etlik Şehir Hastanesi’nde Çalışanlar Alarm Verdi: Personel Eksikliği Hasta Güvenliğini de Etkiliyor
İçeriği Görüntüle

Öneriye göre maaş artışlarını aşan enflasyon nedeniyle bir fark oluştuğu takdirde bu kayıp her ay hesaplanacak ve takip eden ayın maaşına yansıtılacak.

Böylece kamu çalışanlarının enflasyon karşısındaki kaybının 6 aylık dönemin tamamlanmasını beklemeden telafi edilmesi amaçlanıyor.

Memur ve Emeklilere Yüzde 30 Refah Payı Talebi

Konfederasyonun ikinci önemli talebi ise refah payı oldu.

Kaya, yalnızca gerçekleşen enflasyonun telafi edilmesinin geçmiş dönemlerde oluşan gelir kayıplarını gidermeye yetmeyeceğini belirterek memur ve emeklilerin maaşlarına en az yüzde 30 oranında refah payı eklenmesini istedi.

Kaya, bu talebin bir ayrıcalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Asla lütuf olmayan ve sonuna kadar hak edilen en az yüzde 30’luk refah payı, bir an evvel memur ve emekli maaşlarına yansıtılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Gelir Vergisi Dilimine de Tepki Gösterdi

DMK Genel Başkanı Osman Kaya’nın gündeme getirdiği bir diğer konu kamu çalışanlarının yıl içerisinde değişen gelir vergisi dilimleri oldu.

Çalışanın vergi matrahı yükseldikçe daha üst gelir vergisi dilimlerine geçilmesinin net ücret üzerinde oluşturduğu etkiye dikkat çeken Kaya, aynı işi ve sorumluluğu sürdüren bir kamu çalışanının yılın ilerleyen aylarında daha yüksek vergi kesintisiyle karşılaşmasını eleştirdi.

Kaya, “Memurun maaşı enflasyona ezdirilmemeli, vergi dilimiyle de eritilmemelidir” diyerek ücret ve vergi politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini savundu.

DMK’dan Ücret Sisteminde Üç Temel Talep

Ağustos enflasyonunun ardından DMK’nın kamu çalışanlarının ücretlerine ilişkin taleplerinde üç başlık öne çıktı: enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılması, memur ve emeklilere en az yüzde 30 refah payı verilmesi ve gelir vergisi nedeniyle net ücretlerde yaşanan kayıpların önlenmesi.

Kaya, mevcut sistemde çalışanların satın alma gücünün aylar boyunca gerilediğini, telafinin ise ancak 6 aylık dönem sonunda gündeme geldiğini belirterek kamu personelinin gelirini enflasyona karşı daha hızlı koruyacak kalıcı bir ücret sistemine geçilmesi çağrısında bulundu.