Sağlık Çalışanları Şamar Oğlanı Muamelesi Görüyor!

Prof. Dr. Suat Çağlayan, sağlık çalışanlarının görevleri başında olası bir corona bulaşının iş kazası statüsüne alınmamasını köşesine taşıdı. İşte Suat Çağlayan'ın yazısı.

Sağlık Çalışanları Şamar Oğlanı Muamelesi Görüyor!
banner71

Coronavirüs Hastalığı (Covid 19, Co=corona, vi=virus, d=disease, 19 ise 2019) ile savaşımı canları pahasına yapmakta olan "Sağlık Çalışanları" bu büyük özverinin karşılığında büyük bir saygı görmeyi hak etmişlerdir. Nitekim tüm dünyada, ilgili ilgisiz her uluslararası toplantıda bu saygıyı yansıtan sözleri ve görüntüleri görmek olası!

Ülkemizde, bugüne kadar sağlık çalışanları bir tür "şamar oğlanı" muamelesi görmüş, insanlıkları tartışılır bazı yaratıklar tarafından dövülmüş, aşağılanmış, canlarına kıyılmıştır.

İnsan kılığında gezenlerin sağlıkçılara yaptıklarını gördüğünden olmalı, coronavirüs de ilk hedef olarak hekimleri ve sağlık çalışanlarını seçti! Herhalde, "Bunlara zarar verenden nasılsa hesap sorulmuyor!" diye düşünmüş olmalı!

Coronavirüs, sağlık çalışanlarını hedef seçerek akıllıca bir iş yapmış oldu!

Çünkü hem kendisine karşı canı pahasına savaşım veren bir mesleğin çalışanlarını bir bir yok edebiliyor…

Hem de bu işi yaparken –zaten sağlıkçılarını önemsemeyen- yönetimlerle işbirliği yapmış oluyorlar…

(Önemli not: Bu yazıyı yazarken ne yazık ki, bir coronavirüs bularak onunla görüşme yapamadım! Nedense hala hekimlerden çekiniyorlar ve basında isimlerinin geçmesini istemiyorlar! Ama eminim bu yazı Odatv’de çıktıktan sonra, Sağlık çalışanlarını cezalandıran SGK belki ilgilenmeyecek ama dünya çapındaki coronavirüs Birliği arayarak tepkilerini gösterecek!)

İŞ KAZASI DEĞİL DE NEDİR

Şaka da olsa bu mantıkla düşünüldüğünde, yönetimlerin Covid 19’a yakalanan ya da bu enfeksiyondan ölen sağlıkçılara sahip çıkmasını elbette bekleyemeyiz.

İnsan değerlerine saygılı meslek ve sivil toplum örgütleri ne kadar çığlık atarlarsa atsınlar, bizi yönetenler kararlarını alelacele şöyle açıkladılar;

“Sağlık mesleğini yapanlara coronavirüs bulaşırsa, bu iş kazası değildir!”

Oysa uzman hukukçu olmaya gerek yok, kafası çalışan herkes biliyor ki, SGK’nın “Bu bir iş kazası değildir!” yönünde yaptığı yorum, tamamen yanlıştır.

Bakınız neden!

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13. maddesinde iş kazasının tanımı şöyle yapılmıştır; (sadece ilgili fıkraları alıyoruz!) İş kazası;

Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır!

Şimdi söyler misiniz?

Yukarıdaki maddelerden hangisi sağlık çalışanlarının "iş kazası" iddiasına engel olabilir?

 14 KAT DAHA FAZLA HASTALANIYORLAR

Tüm toplumun yaklaşık iki yüzde biri başta doktor, hemşire ve sağlık teknisyeni olmak üzere sağlık çalışanıdır. Bunların yaklaşık yüzde yedisi (yani toplumsal ortalamanın 14 katı) coronavirüs ile bulaşmaktadır. Bu yüksek bulaşmanın nedeni, onların yapmakta olduğu görev değil midir? Hangi bağımsız(!) vicdan bunu görmezlikten gelerek hastalanan sağlıkçıları yazgıları ile baş başa bırakabilir?

Her görevi canla başla yapan sağlık çalışanının taşıdığı riski göz önüne almayıp, "Sağlık çalışanına işbaşındayken coronavirüs bulaşması iş kazası değildir!" diye fetva veren yöneticilere sorulması gereken bir soru da şu olmalıdır;

Lütfen söyleyiniz! Siz hangi mesleğin sahiplerini, ona dinlenme şansı vermeden, izin kullandırmadan, evlerine bile günlerce yollamadan çalıştırabilirsiniz?

COVİD 19 SONRASI TAHRİBAT ÇOK ÖNEMLİ

İş kazası tanımı yapılırken dikkati çeken çok önemli bir tanımlama da şu;

TIKLAYIN

“…sigortalıyı hemen veya sonradan, bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay!”

Bu çok önemli! Çünkü, coronavirüs ile enfekte olan kişiler, tamamen iyileşseler bile sonrasından birçok organ rahatsızlığı gösterebileceklerdir.

Hastalığı geçirdikten sonra uzun sürebilecek, yorgunluk, öksürük, solunum darlığı, baş ağrısı ve eklem ağrılarını bir yana koyarsak, Covid-19 sonrasında hastanın hangi organlarının risk altında olduğunu şöyle özetleyebiliriz;

Kalp; Hastalığı hafif geçirenlerde bile kalp kaslarında tahribat kalabilir. Bu kişiler daha sonra kalp yetmezliği için adaydırlar.

Akciğerler; Özellikle coronavirüs enfeksiyonu sırasında pnömoni (zatürre) geçirmiş kişilerin akciğerlerinde kalıcı yıkımlar olabilir ve bu kişiler sürekli solunum sıkıntısı çekebilirler.

Beyin; Çocuklarda bile, sara nöbetleri, inmeler ve sinir tahribatlarına yol açabilir. Parkinson ve Alzheimer hastalıkları daha çok görülebilecektir.

Kan ve Damar hastalıkları; Küçük veya büyük damarlarda olabilecek tahribatlar kanın pıhtılaşmasını kolaylaştıracak, kalp krizlerini artmasına, damarlarda tıkanıklıklara yol açabilecektir.

Karaciğer ve Böbrek hastalıklarında da artış beklenmektedir.

Bu hastalarda, daha sonraki dönemlerde kalıcı psikolojik bozukluklar ile huy değişikliklerinin de olacağını söyleyen bilimsel yazılar vardır.

RİSK ALTINDA BİR MESLEK

Büyük özveriyle yapmakta olduğun görev sırasında coronavirüs ile bulaşacaksın…

Meslek riski nedeniyle, diğer toplum bireylerinden en az on beş kat fazla hastalanacaksın veya yaşamını yitireceksin…

Hastalanıp iyileşsen bile tüm organlarında bir süre sonra büyük yıkımlar olabilecek…

Sonra da…

SGK diye bir kurum çıkacak ve mesleğin nedeniyle sana bulaşan bu hastalık için "iş kazası değildir!" saptamasında bulunacak!

Ne aklın, ne mantığın ve ne de vicdanın kabul edebileceği bir şey değil!

Kaldı ki, eğer 5510 sayılı yasa ‘akıl ve mantık’ çerçevesinde yorumlanmış olsa, asla böyle bir ‘fetva’ ortaya çıkmazdı. 

“SAĞLIK ŞEHİDİ” KONUSU

Yakın zamanlara kadar ‘şehit’ sözcüğü üzerinde hiçbir tartışma olmazdı. Çünkü kutsallık taşıyan ‘şehitlik’ tanımlaması üzerinde –aşağı yukarı- bir birlik sağlanmıştı.

Ama ne zamanki bazıları bu kutsal olması gereken sözcüğü kendi siyasi tavırlarına alet ettiler, toplum da bölündü. Gerçek şehitlerimizin kemiklerini sızlatan bu bölünmeyi dört yıl önce yoğun olarak yaşadık. Bunun nedeni, kimilerinin ‘kurgu’ olarak değerlendirdiği hain girişimde yaşamını yitirenlerin Türkiye’yi yönetenler tarafından ‘birinci sınıf şehit’ kabul edilmesiydi.

Bu bir yana, asıl sorumuz şu; Covid 19 nedeniyle yaşamlarını yitiren sağlık çalışanları şehit kabul edilebilir mi?

Akla ilk gelen yanıt şu;

Pandemi ile savaşırken yaşamlarını yitiren sağlıkçıların sırtında eğer AKP’nin üniforması olsaydı, inanınız çoktan şehit ilan edilmişlerdi. Hem de ‘ayrıcalıklı’ şehit kabul edilirlerdi.

Bu konuda görüşünü aldığım –tarafsız- bir din adamı özetle şunları söyledi;

“Hadislerinde, salgın hastalıklarda ölenleri bile şehit kabul eden İslam dini, insanları yaşatmak için kendi canını yitiren sağlıkçıları da şehit kabul edecektir! Ancak ne yazık ki dinimiz bağımsız olmadığı için diyanetin-ne idüğü belirsiz- yorumlarıyla yönetiliyor!”

Şehitlik, tanrısal bir kutsallık taşıyor! Kimin şehit olduğu konusunda ancak vicdanlar karar verir.

Ama mesleğini yaparken coronavirüs kapan…

Ölmeyip iyileşse bile sonrasında bir sürü organ rahatsızlığına aday olan sağlık çalışanlarını "iş kazası" kapsamı dışında tutanlar keşke yasayı bir kez daha okusalar ve vicdanlarına bir kez daha danışsalar!

Güncelleme Tarihi: 15 Eylül 2020, 15:24
YORUM EKLE
YORUMLAR
Serdengeçti
Serdengeçti - 6 gün Önce

Ögretmenlere filyasyonda telefonlara bakma görevi veriyorlarda bas bas bağırıyorlar.ama okula bile gitmeden ek ders almayı biliyorlar.saglik personeli kendisini ve ailesini tehlikeye atarak çalışıyor. Parasal olarak tık yok.doktorun kovitte 1 saati ne kadar bir araştirin

Rahime Çimecioglu
Rahime Çimecioglu - 6 gün Önce

maalesef saglikçılarin degeri yok bu ülkede sahip cikan yok

Murat reis
Murat reis - 6 gün Önce

294000 üye sayenizde bunlar övünün gurur duyun, siz sebep oldunuz buna

Sağlık personeli
Sağlık personeli - 5 gün Önce

Ben Bir hastanede çalışıyorum ailemde elim oğlum ve elimin annesinde kovid 19 pozitif çıktı Benim negatif çıktı temaslı olmama rağmen sağlık çalışanına karantina yok maske takıp çalışacaksın dendi dr üç gün rapor yazdırdım sonrası işe başlamak zorunda kaldım şuanda döküntü yok. ama Olabilirde hadi bizi düşünülmüyoruz ya baktığımız hastalar ve iş arkadaşlarımıza hastalık bulaşırsa ya taşıyıcı isem kendimden çok başkalarına Zarar vermekten korkuyorum arkadaşlar da korkuyor ama. benim yapacak birşeyim yok Böyle temaslı olup başka çalışanda var sağlıkçının temas izolasyon hakkı yokmuş Yapacaklar bişey yok

SIRADAKİ HABER