TBMM Genel Kurulu’ndaki takvim sorunları ve yeterli çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle ertelenen görüşmelerin 21 Nisan’a kalması, düzenlemeden yararlanmayı bekleyen binlerce kişiyi doğrudan etkiledi.
Gecikmenin yükü annelere yansıtılmamalı
Değerlendirmelerde, yaşanan gecikmenin annelerden kaynaklanmadığı vurgulanıyor. Meclis takvimindeki aksaklıklar nedeniyle uzayan sürecin, doğum izni süresi dolmak üzere olan ya da yeni izne ayrılan anneler açısından mağduriyet oluşturduğu ifade ediliyor.
Bu nedenle, gecikmenin sonuçlarının annelere yüklenmemesi ve ortaya çıkan hak kaybının telafi edilmesi gerektiği dile getiriliyor.
Geçici maddeyle telafi önerisi gündemde
Öneriler arasında, yasaya eklenecek geçici bir maddeyle doğum izninin bir defaya mahsus olmak üzere 34 ila 38 hafta arasında uygulanması da yer alıyor. Bu düzenlemenin, yasalaşma sürecindeki gecikmeden etkilenen annelerin yaşadığı mağduriyeti azaltabileceği belirtiliyor.
Söz konusu öneriyle, beklenen yasal değişiklik yürürlüğe girene kadar oluşan boşluğun telafi edilmesi amaçlanıyor.
“Anneler bebeklerinden ayrılmanın bedelini ödememeli”
Mevcut durumda izni sona ermek üzere olan annelerin, Meclis’teki gecikme nedeniyle bebeklerinden daha erken ayrılmak zorunda kalabileceğine dikkat çekiliyor. Bu tablonun hem anneler hem de yeni doğan bebekler açısından hassas bir dönem yarattığı ifade ediliyor.
Yapılan değerlendirmelerde, doğum iznindeki her gecikmenin annelerin ve bebeklerin hakkından eksilme anlamı taşıdığı vurgulanıyor.
Gözler Meclis’teki yeni takvimde
Doğum izni düzenlemesinden yararlanmayı bekleyenler, şimdi gözünü 21 Nisan’da yapılması beklenen görüşmelere çevirmiş durumda. Beklenti, geciken düzenlemenin yalnızca yasalaşması değil, aynı zamanda yaşanan hak kaybını giderecek adımların da atılması yönünde şekilleniyor.





