Sağlık emekçilerinin yoğun tempo nedeniyle nöbetten çıkamadığı, izin kullanmakta zorlandığı ve günlük işleyişte ciddi yük altında kaldığı belirtiliyor.
Yoğun tempo tükenmişliği büyütüyor
Sahada görev yapan sağlık çalışanlarının, artan hasta yoğunluğu ve yetersiz personel nedeniyle fiziksel ve psikolojik olarak tükendiği ifade ediliyor. Özellikle nöbet düzeninin ağırlaşması ve izinlerin kullanılamaması, çalışanların dinlenme hakkını da fiilen zorlaştırıyor.
Bu durumun yalnızca çalışanları değil, sunulan sağlık hizmetinin niteliğini de doğrudan etkilediği vurgulanıyor.
Şehir hastanelerinde personel eksikliği dikkat çekiyor
Büyük sağlık yatırımlarıyla öne çıkan şehir hastanelerinde de personel yetersizliğinin ciddi bir sorun haline geldiği belirtiliyor. Sağlık çalışanları, güçlü fiziki altyapıya rağmen insan kaynağı eksikliğinin hizmet sunumunda önemli aksamalara yol açtığını dile getiriyor.
Sahadan aktarılan değerlendirmelerde, bazı hemşirelerin kendi asli görevlerinin yanı sıra başka işlere de koşmak zorunda kaldığı ifade ediliyor.
“Hemşire ilaca ulaşmak için görev yerinden ayrılıyor”
Eleştiriler arasında, hemşirelerin zaman zaman görev yerlerini bırakıp eczaneden ilaç temin etmeye yönelmek zorunda kaldığı da yer alıyor. Bu tablonun, sağlık hizmetlerindeki iş bölümünün ve personel planlamasının yeterince sağlıklı işlemediğini gösterdiği belirtiliyor.
Çalışanlar, mevcut sistemde görev tanımlarının dışına taşan uygulamaların artık olağan hale gelmesinden yakınıyor.
Binlerce sağlıkçı atama bekliyor
Öte yandan dışarıda görev bekleyen çok sayıda sağlık çalışanı bulunduğuna dikkat çekiliyor. Sağlık alanında eğitimini tamamlayan binlerce kişinin atama beklediği bir dönemde, sahadaki personel açığının devam etmesi planlama tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.
Bu tablo, sağlık sistemindeki insan gücü yönetiminin daha etkili yapılması gerektiği yönündeki çağrıları güçlendiriyor.
“Sağlıkçı yerine işçi alımı yapılıyor” eleştirisi
Sahadan yükselen tepkilerde, sağlık personeli ihtiyacına rağmen farklı kadrolarda alım yapılmasının sorunu çözmediği savunuluyor. Özellikle sağlık hizmetinin doğrudan içinde yer alacak meslek gruplarına öncelik verilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Eleştirilerde, personel açığı büyürken sağlıkçı yerine işçi alımının tercih edilmesinin sahadaki krizi daha görünür hale getirdiği belirtiliyor.
Planlama çağrısı: “Hastane bina ile değil personelle işler”
Sağlık çalışanları, yalnızca bina yatırımıyla güçlü bir sağlık sistemi kurulamayacağını vurguluyor. Hizmetin sürdürülebilir olması için yeterli sayıda hekim, hemşire ve diğer sağlık personelinin istihdam edilmesi gerektiği belirtiliyor.





