“Çalışanların Alım Gücü Her Geçen Gün Geriliyor”

Asgari ücrete yılda bir, memur ve emekli maaşlarına ise yılda iki kez artış yapıldığını hatırlatan Doğruyol, kamudan ihale alan şirketlerin hak edişlerinin aylık enflasyon oranları dikkate alınarak güncellendiğini ifade etti.

İşçi, memur ve emeklilerin satın alma gücünün yüksek enflasyon nedeniyle sürekli düştüğünü savunan Doğruyol, kamu çalışanlarının gelirlerinin hayat pahalılığı karşısında korunması gerektiğini söyledi.

Vergi Dilimlerinin Yüzde 10’a Sabitlenmesi Talep Edildi

Gelir vergisi dilimlerindeki değişime de dikkat çeken Doğruyol, 1999 yılında asgari ücretin 25,62 katından fazla yıllık gelir elde eden memurların yüzde 20’lik vergi dilimine girdiğini, günümüzde ise bu seviyenin asgari ücretin yaklaşık 5,5 katına kadar gerilediğini belirtti.

Bu tablonun vergi dilimlerinin çalışanlar aleyhine değiştiğini ortaya koyduğunu savunan Doğruyol, birçok kamu çalışanının yılın henüz üçüncü ayında yüzde 20’lik gelir vergisi dilimine girdiğini kaydetti.

Doğruyol, çalışanların gelir vergisi oranının yüzde 10 olarak sabitlenmesi çağrısında bulunarak, maaşların önemli bir bölümünün vergi kesintileriyle geri alınmasının gelir adaletini bozduğunu dile getirdi.

Şirket Hak Edişleri ile Çalışan Maaşları Karşılaştırıldı

Kamu kurumlarının yemek, manyetik rezonans, tomografi ve laboratuvar gibi alanlarda hizmet aldığı şirketlere yapılan ödemelere de değinen Doğruyol, ilgili genelgeler doğrultusunda şirketlerin hak edişlerine her ay açıklanan resmî enflasyon oranlarının yansıtıldığını ifade etti.

Buna karşılık asgari ücretlilerin yılda bir, memurların ise yılda iki kez maaş artışı aldığını belirten Doğruyol, söz konusu uygulamanın çalışanlar açısından adaletsizlik oluşturduğunu savundu.

Hürriyet Sağlık-Sen’den Hukuk Zaferi: Aile Hekimi Görevine Dönüyor
Hürriyet Sağlık-Sen’den Hukuk Zaferi: Aile Hekimi Görevine Dönüyor
İçeriği Görüntüle

Doğruyol, “Şirketlerin alacakları her ay artırılırken çalışanların ücretlerinin neden aynı yöntemle güncellenmediği kamuoyuna açıklanmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Hastanelerde Yemek Hizmetlerinin Kurum Bünyesinde Verilmesi Önerildi

İzmir’de gerçekleştirilen yemek hizmeti ihalelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Doğruyol, Ege Üniversitesi Hastanesi’nin yemek hizmetini 160 liraya, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün ise 107,5 liraya temin ettiğini belirtti. Daha düşük bedelle yapılan ihale nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine teşekkür etti.

Ancak şirket çalışanlarının ücretleri, asgari ücret farkı, enflasyon farkı ve personel giderleri eklendiğinde yemek maliyetlerinin ciddi ölçüde yükseldiğini ifade eden Doğruyol, aralık ayında yaklaşık 107 lira olan birim yemek bedelinin haziran ayında 125 liraya çıktığını, diğer maliyetlerle birlikte toplam bedelin 200 lira seviyelerine yaklaşabildiğini öne sürdü.

Hastanelerde sunulan yemeklerin yeterliliği ve hijyen koşulları konusunda da eleştirilerde bulunan Doğruyol, bazı esnaf işletmelerinin daha düşük fiyatlarla tabldot yemek sunabildiğini belirtti.

Doğruyol, hastanelerdeki yemek hizmetlerinin taşeron şirketler yerine kurumların kendi imkânlarıyla yürütülmesinin daha uygun olacağını ifade etti.

Memurlar İçin Her Ay Enflasyon Farkı Talebi

Kamu çalışanlarının maaşlarının eşel mobil sistemiyle her ay enflasyon oranında artırılmasını istediklerini belirten Doğruyol, geçmiş dönemlerde enflasyonun altında kalan maaş artışlarından kaynaklanan alım gücü kayıplarının da telafi edilmesi gerektiğini söyledi.

Açıklamada ayrıca memurlara kira yardımı yapılması, 3600 ek gösterge düzenlemesinin hayata geçirilmesi ve kamu çalışanlarına reel enflasyon oranında maaş artışı verilmesi talepleri sıralandı.

Yüzde 2,5, yüzde 3 ve yüzde 4 seviyelerindeki artışların çalışanların ekonomik kayıplarını karşılamaktan uzak olduğunu savunan Doğruyol, özel şirketlerin hak edişlerine uygulanan enflasyon güncellemesinin memur maaşlarına da yansıtılmasını istedi.