Kaya, açıklanan zam oranlarının kamu çalışanlarının gerçek yaşam koşullarını yansıtmadığını vurguladı.
“Zam oranı gerçeği yansıtmıyor”
Haziran ayında enflasyonun yüzde 0,99, yılın ilk 6 aylık enflasyonunun ise yüzde 17,76 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Kaya, bu verilere göre memur ve memur emeklilerinin Temmuz zammının yüzde 13,52 olarak belirlendiğini ifade etti. Ancak bu artışın, sahadaki ekonomik tabloyla örtüşmediğini söyledi.
“Maaş artışı daha cebe girmeden eriyor”
Kaya, özellikle kira artışlarının yüzde 30’un üzerine çıktığı bir ortamda maaş zamlarının yetersiz kaldığını belirterek, barınma başta olmak üzere temel giderlerdeki yükselişin memur maaşlarını hızla erittiğini dile getirdi.
Enflasyon farkı “zam” değil vurgusu
Enflasyon farkının bir maaş artışı olarak sunulmasının doğru olmadığını ifade eden Kaya, bunun sadece geçmiş dönemde yaşanan kaybın gecikmeli telafisi olduğunu belirtti. Mevcut sistemin kamu çalışanlarının refahını artırmadığını, aksine alım gücünün giderek düştüğünü söyledi.
Geçim yükü ağırlaşıyor
Gıda, ulaşım, enerji ve eğitim gibi temel harcama kalemlerinde yaşanan artışların memurlar üzerindeki baskıyı artırdığını kaydeden Kaya, birçok kamu çalışanının kira, fatura ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, borçlanmanın yaygınlaştığını ifade etti.
Çözüm çağrısı: Kalıcı düzenleme şart
Kaya, çözüm için maaşların enflasyona anlık uyum sağlayacağı bir sistem kurulması gerektiğini belirterek eşel mobil uygulamasına geçilmesini önerdi. Ayrıca refah payı verilmesi, vergi yükünün azaltılması ve sosyal hakların güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Memur emeği hak ettiği değeri görmeli”
Kamu çalışanlarının sadece enflasyona karşı korunmasının yeterli olmadığını vurgulayan Kaya, ülkenin ekonomik büyümesinden memurların da pay alması gerektiğini belirtti. Açıklamasında, kamu çalışanlarının insanca yaşayabileceği bir ücret politikası için mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.





