Bir meslek grubunun büyük bölümünü herhangi bir bilimsel veri sunmadan “yetersiz” veya “cahil” olarak tanımlamanın bilimsel değerlendirme sayılamayacağı belirtilirken, meslekler hakkında yapılacak eleştirilerin somut veriler ve mesleki etik çerçevesinde yapılması gerektiği ifade edildi.
Hemşirelik yalnızca teknik işlemlerden oluşmuyor
Hemşirelerin sağlık sistemindeki rolünün serum, enjeksiyon veya benzeri teknik uygulamalara indirgenemeyeceğine dikkat çekildi.
Hemşirelerin hastaların sağlık durumunu değerlendirdiği, bakım planlaması yaptığı, uygulanan bakımın sonuçlarını takip ettiği ve klinik tablodaki değişimleri yakından izlediği belirtildi.
Yoğun bakım, acil servis, ameliyathane, yenidoğan, onkoloji ve palyatif bakım gibi kritik birimlerde görev yapan hemşirelerin, hastanın durumundaki değişikliklerin erken fark edilmesinden ilaç güvenliğine kadar birçok alanda doğrudan sorumluluk üstlendiği ifade edildi.
Hasta güvenliğinde kritik sorumluluk taşıyorlar
Hemşirelerin enfeksiyonların önlenmesi, düşme ve bası yarası risklerinin azaltılması, hasta ve aile eğitimi ile bakımın sürekliliğinin sağlanması gibi alanlarda da önemli görevleri bulunuyor.
Özellikle yoğun bakım ve acil servislerde hastanın saatler içerisinde değişebilen klinik durumunu takip eden sağlık profesyonellerinin başında hemşirelerin geldiğine dikkat çekildi.
Bu nedenle hemşireliğin, yalnızca belirli tıbbi işlemleri yerine getiren yardımcı bir meslek gibi gösterilmesinin sağlık hizmetinin gerçek işleyişiyle örtüşmediği vurgulandı.
“Sınav puanı mesleki değerin ölçüsü değildir”
Tartışmalarda üniversiteye giriş puanlarının mesleklerin değerini ölçmek için kullanılmasına da itiraz edildi.
Bir kişinin yıllar önce aldığı sınav puanı veya sıralamasının, bugün üstlendiği klinik sorumluluğu, mesleki yeterliliği ya da gördüğü eğitimin değerini tek başına ortaya koyamayacağı belirtildi.
Hekimliğin uzun ve zorlu bir eğitim süreci gerektirdiği, hekimlerin taşıdığı sorumluluğun büyük olduğu ifade edilirken, bir mesleğin değerini anlatmanın yolunun başka bir sağlık mesleğini küçümsemekten geçmediğine dikkat çekildi.
Ücret ve özlük hakkı talebi “hadsizlik” olarak görülemez
Hemşirelerin ücret, nöbet, çalışma koşulları ve özlük hakları hakkında taleplerini dile getirmesinin de mesleki hak arayışının doğal bir parçası olduğu belirtildi.
Hekimlerin kendi çalışma koşulları ve ücretleri konusunda talepte bulunmasının ne kadar meşru olduğu hatırlatılarak, aynı hakkın hemşireler ve diğer sağlık çalışanları için de geçerli olması gerektiği vurgulandı.
Sağlık hizmetinde karşılıklı saygı çağrısı
Sağlık hizmetinin ekip çalışmasına dayandığına dikkat çekilerek, hekimlerin, hemşirelerin ve diğer sağlık profesyonellerinin birbirlerinin eğitimine, emeğine ve sorumluluklarına saygı göstermesi gerektiği ifade edildi.
Hemşirelerin sağlık sisteminin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu, güvenli ve sürdürülebilir sağlık hizmetinin ancak farklı meslek gruplarının birlikte ve uyum içinde çalışmasıyla mümkün olabileceği belirtildi.
Tartışmaya ilişkin yapılan değerlendirmelerde ortak mesaj ise şu oldu: Meslekler eleştirilebilir, çalışma biçimleri sorgulanabilir ancak bir mesleğin tamamını küçümseyen genellemeler yerine bilimsel veriye, mesleki etik kurallara ve karşılıklı saygıya dayalı bir dil kullanılmalı.




