Uzun nöbetler, personel yetersizliği ve yoğun hasta yükü nedeniyle hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorlandıklarını belirten sağlık çalışanları, tükenmişliğin artık günlük hayatlarının bir parçası haline geldiğini ifade ediyor.
“Tükenmiş olduğumuzu fark edecek zamanımız yok”
Şehir hastanesinde görev yapan bir hemşire, sistemin hem çalışanlar hem de hastalar açısından ciddi sorunlar barındırdığını dile getirdi. Yoğunluk nedeniyle gün içinde binlerce adım attıklarını belirten hemşire, acil servislerdeki hasta sirkülasyonunun giderek arttığını vurguladı.
Aynı hemşire, 24 saatlik nöbetler ve 100 saati aşan fazla mesai nedeniyle yaşadıkları durumu şu sözlerle özetledi:
“Bize tükenmiş misiniz diye sorulduğunda cevap veremedim. Çünkü bunu düşünecek zamanımız bile yok. Hayatımız işe gidip gelmekten ibaret hale geldi.”
“Sağlık sisteminin görünmeyen yükünü taşıyoruz”
Özel hastanede çalışan bir başka hemşire ise özellikle büyük şehirlerde çalışma koşullarının daha da ağırlaştığını belirtti. Yeni mezun hemşirelerin düşük ücretlerle göreve başladığını ifade eden sağlık çalışanı, yüksek yaşam maliyetlerinin geçim sıkıntısını artırdığını söyledi.
Uzun nöbetler sağlık çalışanlarını zorluyor
Yoğun bakım, acil servis ve ameliyathane gibi birimlerde görev yapan hemşireler için çalışma şartlarının daha ağır olduğuna dikkat çekildi. Uzun nöbetler, düzensiz vardiyalar ve gece çalışmaları nedeniyle uyku problemleri ve dikkat dağınıklığı gibi sağlık sorunlarının arttığı ifade edildi.
Meslekten uzaklaşma eğilimi artıyor
Mesleğe idealist duygularla başlayan birçok hemşirenin, birkaç yıl içinde tükenmişlik yaşadığı ve farklı alanlara yönelmeyi düşündüğü belirtiliyor. Sağlık çalışanları, mevcut şartların iyileştirilmemesi halinde sistemin sürdürülebilirliğinin daha da zorlaşacağı uyarısında bulunuyor.




