Güllü adıyla tanınan Gül Tut'un ölümüne ilişkin davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan kızı Tuğyan Ülkem Gülter, bu kez hemşirelik yaptığı döneme ilişkin iddialarla yeniden gündemde. Hastalara kötü muamele edildiğine dair suçlamalarla ilgili yeni kamera görüntülerinin soruşturma dosyasına girdiği bildirildi.
Olay Nasıl Gelişti?
Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Olayın ardından yürütülen soruşturmada Gülter ile olay sırasında yanında bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri ve dosyadaki deliller incelendi. Yargılama sonunda Gülter'in tutukluluk halinin devamına karar verildi. Avukatı hükmü istinafa taşıyarak tahliye talebinde bulundu.
Eminoğlu'nun Savcılığa Başvurusu
Gülter hakkındaki hastane sürecine ilişkin iddialar, eski nişanlısı Kervan Eminoğlu'nun savcılığa başvurmasıyla gündeme gelmişti. Eminoğlu, Gülter'in hemşire olarak çalıştığı dönemde bazı hastalara uygunsuz davrandığını ve gece nöbetlerinde kendi rahatını sağlamak amacıyla hastalara uyumaları için iğne yaptığını ileri sürdü.
Başvuruda, hastane personeline gerçek hastalar üzerinde kalp masajı öğretildiği ve yoğun bakımda hayatını kaybeden bazı hastaların ölüm saatlerinin farklı kaydedildiği de iddia edildi. Bu iddiaların ardından hem adli hem de idari inceleme başlatıldı.
Yeni Görüntüler Dosyada
ATV Haber'in aktardığına göre dosyaya giren yeni görüntülerde, 30 Temmuz 2024'te Gülter'in bir hastaya kalp masajı yaptığı görülüyor. Aynı tarihli başka bir kamera kaydında ise aynı hastaya bu kez bir hasta bakıcının kalp masajı uyguladığı yer alıyor.
Gülter'in Savunması
Gülter, hakkındaki suçlamaları daha önce reddetmişti. Hastalara müzik açılmasının bakım sürecinin olağan bir parçası olduğunu savunan Gülter, ölüm saatlerini değiştirmesinin mümkün olmadığını belirtti. Ölüm raporlarını hemşirelerin yazma yetkisinin bulunmadığını, ilaçların ise kilitli dolaplarda tutulduğunu söyledi. Gülter şu sözleri kullandı: “İnceleme başlatıldığına sevindim. Bütün arkadaşlarım gerekeni söyler. Bu konuda ben ve çalıştığım özel kurum asla zan altında kalmayız. İçim ve kalbim çok rahat.”
Ses Kaydı ve Yalancı Tanıklık Davası
Dosyada, yurt dışına çıkış hazırlığı yapıldığı öne sürülen bir ses kaydı da yer alıyor. Kayıtta Gülter, Sultan Nur Ulu ve Ulu'nun ağabeyine ait olduğu belirtilen sesler duyuluyor. Konuşmada Ulu'nun “Az kaldı biz de kaçacağız” dediği, Gülter'in “Pasaportumuz yok” sözlerine ise Ulu'nun ağabeyinin pasaport ve otel rezervasyonu hazırlığından söz ederek yanıt verdiği aktarıldı. Ulu'nun konuşmada “Abi, eğer devlet bize bir şey yapmazsa bir şekilde çıkacağız bu işlerin içinden” dediği öne sürüldü.
Gülter'in yargılandığı davada tanık olarak ifade veren Sultan Nur Ulu hakkında yalancı tanıklık suçlamasıyla ayrıca dava açıldı. Ulu'nun 11 Kasım'da hâkim karşısına çıkarak bu suçlamaya ilişkin savunma yapması bekleniyor.





