Kaya, Ocak 2027’de memur maaşlarına yapılacak artış öncesinde enflasyonun maaşları aşındırmaya devam ettiğini savundu.
TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları ekim ayında aylık yüzde 2,58 artarken, yıllık enflasyon yüzde 29,77 olarak gerçekleşti.
“Memur maaşındaki erimeyi markette görüyor”
Kaya, enflasyon rakamlarının kamu çalışanları açısından yalnızca istatistik olmadığını belirterek, hayat pahalılığının günlük harcamalarda çok daha belirgin hissedildiğini söyledi.
“Memur, maaşının nasıl eridiğini TÜİK bülteninden değil; market rafından, kira sözleşmesinden, çocuğunun okul masrafından öğreniyor” diyen Kaya, açıklanan her enflasyon oranının aile bütçesine doğrudan yansıdığını ifade etti.
Temmuz ayından bu yana oluşan enflasyonun yüzde 7’lik toplu sözleşme artışının önemli bölümünü kısa sürede erittiğini savundu.
2027 bütçesindeki personel harcamalarına dikkat çekti
Kaya, 2027 Yıllık Programı’nda kamu çalışanlarına yönelik toplu sözleşme artışı ve enflasyon farkı dışında ilave bir ücret artışı öngörülmediğini belirtti.
Personel harcamalarının milli gelir içindeki payının yüzde 6,7’den yüzde 6,4’e düşürülmesinin hedeflendiğine dikkat çeken Kaya, ocak ayında yapılacak maaş artışının yeni bir kazançtan çok geçmiş dönemde kaybedilen alım gücünün telafisi niteliğinde olacağını savundu.
Yeni ücret sistemi için uyarı
2027 Yıllık Programı’nda yer alan “yeni ve sadeleştirilmiş ücret sistemi” hedefini de değerlendiren Kaya, yapılacak düzenlemenin kamu çalışanlarının mevcut haklarında kayba yol açmaması gerektiğini söyledi.
Kaya, sadeleştirme adı altında ücretlerin azaltılmasına veya unvanlar arasındaki gelir farklarının daha da büyümesine karşı olduklarını belirterek, kamu görevlilerinin görüşü alınmadan hazırlanacak bir ücret sistemini kabul etmeyeceklerini ifade etti.
Tek kalem maaş ve aylık enflasyon farkı talebi
Devlet Memurları Konfederasyonu’nun taleplerini de açıklayan Kaya, kamu çalışanlarının maaşlarının yoksulluk sınırının üzerinde olması ve emekliliğe tam olarak yansıması gerektiğini söyledi.
Enflasyon farkının altı aylık dönemler yerine her ay maaşlara yansıtılmasını isteyen Kaya, ayrıca çalışanlara büyümeden pay ve refah payı verilmesini talep etti.
Kaya’nın gündeme getirdiği bir diğer başlık ise gelir vergisi oldu. Kamu çalışanlarının yıl içerisinde artan vergi dilimleri nedeniyle net maaşlarının düşmemesi için gelir vergisi oranının yüzde 15’te sabitlenmesi gerektiğini savundu.
“Memurun hakkının takipçisi olacağız”
Öğretmenden sağlık çalışanına, polisten teknisyene kadar kamu görevlilerinin devlet hizmetlerinin her aşamasında önemli sorumluluk üstlendiğini belirten Kaya, bu çalışanların geçim sıkıntısıyla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Kaya, Ocak 2027 maaş artışına kadar açıklanacak ekonomik verileri yakından takip edeceklerini belirterek, kamu çalışanlarının mali ve sosyal haklarının güçlendirilmesi yönündeki taleplerini sürdüreceklerini ifade etti.





