Kamu çalışanları, emekliler ve çok sayıda sendika temsilcisinin katıldığı buluşmada, memurların uzun süredir gündemde olan ekonomik ve sosyal sorunları kamuoyunun dikkatine sunuldu.

Açıklamada, 1 Mayıs’ın yalnızca sembolik bir gün olmadığı, aynı zamanda emekçilerin taleplerini güçlü biçimde dile getirdiği önemli bir mücadele zemini olduğu vurgulandı.

Osman Kaya: “1 Mayıs emeğin ve adalet arayışının günüdür”

Basın açıklamasını Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya okudu. Kaya, konuşmasında 1 Mayıs’ın yalnızca kutlamayla sınırlı bir gün olmadığını belirterek, emeğin, alın terinin ve adalet talebinin en güçlü şekilde ifade edildiği bir gün olduğuna dikkat çekti.

Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Kaya, dünyada yaşanan savaşlar, ekonomik kırılganlıklar ve küresel belirsizliklerin kamu çalışanları üzerinde de doğrudan etkiler oluşturduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu süreci güçlü devlet yapısı ve toplumsal dayanışma ile aşabileceğini savunan Kaya, kamu çalışanlarının bu yapının en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

3600 ek gösterge ve yardımcı hizmetler sınıfı öne çıktı

Açıklamanın en dikkat çeken başlıkları arasında 3600 ek gösterge düzenlemesi yer aldı. Kaya, mevcut uygulamanın tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, bunun artık bir beklenti değil, doğrudan bir hak meselesi olduğunu ifade etti.

Yardımcı hizmetler sınıfına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, bu yapının mevcut haliyle sürdürülebilir olmadığını savundu. Yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılarak burada görev yapan çalışanların hak ettikleri kadrolara geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Vergi yükü ve alım gücü kaybı gündeme taşındı

Konuşmada ekonomik sorunlara geniş yer verildi. Kamu çalışanlarının yıl içinde artan vergi dilimleri nedeniyle gelir kaybı yaşadığına dikkat çekilirken, gelir vergisinin yüzde 15 seviyesinde sabitlenmesi talep edildi.

Ayrıca artan hayat pahalılığı ve yükselen yaşam maliyetleri karşısında memur ve emekli maaşlarının yetersiz kaldığı vurgulandı. Bu nedenle kamu çalışanları ve emeklilere en az yüzde 30 oranında refah payı verilmesi gerektiği ifade edildi.

Sağlık-Sen’den Cumhurbaşkanlığı’na Ziyaret: Sağlık Ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının Talepleri İletildi
Sağlık-Sen’den Cumhurbaşkanlığı’na Ziyaret: Sağlık Ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının Talepleri İletildi
İçeriği Görüntüle

Fazla mesai ücretleri ve emeklilik talepleri de gündemdeydi

Devlet Memurları Konfederasyonu’nun dile getirdiği talepler arasında fazla mesai ücretleri de önemli yer tuttu. Mevcut fazla mesai ödemelerinin günümüz ekonomik gerçekleriyle uyuşmadığını belirten Kaya, kamu çalışanlarının verdikleri emeğin karşılığını alması gerektiğini söyledi.

Bunun yanında kademeli emeklilik düzenlemesi, memurlara bayram ikramiyesi verilmesi ve sendikal hakların daha güçlü hale getirilmesi de açıklamada öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı.

Promosyon üzerinden sendikal rekabete eleştiri

Açıklamada sendikal alanda yaşanan bazı uygulamalara da değinildi. Bazı sendikaların mevzuata aykırı şekilde promosyon uygulamaları üzerinden üye kazanmaya çalıştığı ileri sürülerek, bu durumun hem etik hem de hukuki açıdan kabul edilemez olduğu belirtildi.

Konfederasyon, ilgili kurumlara çağrıda bulunarak bu konuda gerekli denetimlerin yapılmasını ve sendikal alanın daha şeffaf bir yapıya kavuşturulmasını istedi.

“Memurun sesini duyun, emeklinin feryadını görün”

Basın açıklamasının sonunda kamu çalışanlarının yaşadığı sorunların artık ertelenemez hale geldiğini belirten Osman Kaya, yetkililere güçlü bir çağrıda bulundu. Kaya, memurların ve emeklilerin yaşadığı sorunların daha fazla görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade ederek, kalıcı çözümler üretilmesi çağrısında bulundu.

Taksim’den verilen mesaj dikkat çekti

1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’ndan yükselen mesaj, kamu çalışanlarının artık yalnızca taleplerini duyurmak değil, somut sonuç görmek istediğini ortaya koydu. Devlet Memurları Konfederasyonu’nun dile getirdiği ekonomik, sosyal ve özlük haklarına ilişkin başlıkların, önümüzdeki süreçte kamu yönetiminin gündeminde ne ölçüde yer bulacağı ise merakla izlenecek.