Kamu sağlık hizmetlerinin baskı ve değersizleştirme anlayışıyla değil; hukuk, liyakat ve emeğe saygı temelinde yönetilmesi gerektiği vurgulandı.
Sağlık sisteminin yalnızca hekim ve hemşirelerden değil, 54 farklı meslek grubunun ortak emeğinden oluştuğuna dikkat çekilirken, çalışanların sorunlarını dile getirmesinin bir tehdit veya istifa gerekçesi olarak görülmemesi gerektiği belirtildi.
“Burası Fabrika Değil, Kamu Hizmeti”
Sağlık kurumlarının sıradan bir iş yeri anlayışıyla yönetilemeyeceği ifade edilerek, kamu hizmetinin kendine özgü hukuki ve idari kuralları bulunduğuna dikkat çekildi.
Çalışanların görev, yetki ve sorumluluklarının mevzuatla belirlendiği hatırlatılırken; personelin çalışma koşullarına ilişkin sorunlarını dile getirmesinin “Beğenmiyorsan istifa et” anlayışıyla karşılanmasının doğru bir yönetim yaklaşımı olmadığı vurgulandı.
Sağlık Hizmetinin Merkezinde İnsan Hayatı Var
Sağlık çalışanlarının sunduğu hizmetin doğrudan insan sağlığı ve hayatıyla ilgili olması, çalışma koşullarının önemini daha da artırıyor.
Ağır iş yükü, nöbetler, personel eksikliği, görev dağılımı veya yönetim kaynaklı sorunların dile getirilmesinin yalnızca çalışanların bireysel talepleri olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor.
Çalışma huzurunun bozulmasının sağlık personelinin yanı sıra hizmet sunumunu ve hasta güvenliğini de etkileyebileceğine dikkat çekiliyor.
54 Farklı Meslek Grubunun Ortak Emeği
Sağlık sisteminin çok sayıda meslek grubunun birlikte çalışmasıyla ayakta kaldığı vurgulanıyor.
Hekimlerden hemşirelere, ebelerden sağlık tekniker ve teknisyenlerine kadar farklı alanlarda görev yapan çalışanların ortak emeğinin sağlık hizmetinin kesintisiz yürütülmesinde belirleyici olduğu ifade ediliyor.
Bu nedenle hiçbir meslek grubunun emeğinin küçümsenmemesi ve çalışanların mesleki onurunu zedeleyebilecek söylemlerden kaçınılması gerektiği belirtiliyor.
“Sorun Söyleyen Personel Susturulmamalı”
Kamu çalışanlarının çalışma ortamındaki aksaklıkları, mevzuata aykırı olduğunu düşündükleri uygulamaları veya personel yetersizliğini dile getirebilmesinin kurumların daha sağlıklı işlemesi açısından önemli olduğu kaydediliyor.
Eleştiri ve taleplerin istifa söylemiyle karşılanması yerine, yöneticilerin çalışanları dinleyen ve sorunlara çözüm üreten bir yaklaşım benimsemesi gerektiği ifade ediliyor.
Yönetimde Mesleki Onur ve Emeğe Saygı Çağrısı
Sağlık çalışanlarının beklentisi; baskının değil iletişimin, keyfî uygulamaların değil hukukun, değersizleştirmenin değil emeğe saygının hâkim olduğu bir çalışma ortamının oluşturulması.
Verilen mesaj ise net: Sağlık çalışanına “İşine gelmiyorsa istifa et” denilemez. Kamu sağlık hizmetlerinde çalışanların emeğine, haklarına ve mesleki onuruna saygı gösterilmelidir.





