Uzun çalışma sürelerinin yorgunluk, dikkat kaybı ve trafik kazası riskini artırdığına dikkat çekilerek Sağlık Bakanlığı’na düzenleme çağrısı yapıldı.
Nöbet sonrası yorgunluk nedeniyle bir sağlık çalışanının trafik kazası geçirdiğinin belirtilmesi üzerine yapılan çağrıda; hemşire, ebe ve hekimler için daha insani çalışma saatleri ve sürdürülebilir iş gücü planlaması talep edildi.
Nöbet Çıkışı Yaşanan Kaza Endişeleri Artırdı
Sağlık çalışanlarının açıklamasında, geçtiğimiz günlerde bir meslektaşlarının nöbet çıkışında yorgunluk nedeniyle trafik kazası geçirdiği belirtildi.
Yaşanan olayın uzun ve kesintisiz çalışma sürelerinin yalnızca çalışan sağlığı açısından değil, can güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.
Özellikle 24 saatlik nöbetlerin ardından araç kullanmak veya günlük yaşama devam etmek zorunda kalan personelin ciddi yorgunlukla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi.
“Personel Eksikliği 24 Saatlik Nöbetlerin Gerekçesi Olmamalı”
Açıklamada personel yetersizliği nedeniyle oluşturulduğu belirtilen uzun nöbet programlarına da tepki gösterildi.
Sağlık çalışanları, personel eksikliğinin mevcut çalışanların uzun ve düzensiz çalışma programlarıyla daha fazla yük altında bırakılmasıyla çözülemeyeceğini savundu.
Çalışma listelerinin günü kurtarmaya yönelik şekilde değil; personel sayısı, hizmet yoğunluğu, dinlenme süreleri ve çalışan güvenliği dikkate alınarak hazırlanması gerektiği belirtildi.
Uzun Süre Uykusuzluk Dikkat ve Karar Verme Yeteneğini Etkiliyor
Uzun süre uykusuz kalmanın bilişsel performans üzerindeki etkileri de tartışmanın önemli başlıklarından biri oldu.
Sağlık çalışanları, kesintisiz ve uzun süreli çalışma sonucunda dikkat, odaklanma ve karar verme becerilerinin olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekerek bunun hem çalışan hem de hasta güvenliği açısından risk oluşturduğunu vurguladı.
Yoğun çalışma temposuna yeterli dinlenme süresinin eşlik etmemesinin tıbbi hata ve iş kazası risklerini de artırabileceği ifade edildi.
“Hemşire, Ebe ve Hekimler Sistemin Temel Gücü”
Sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesinde hemşire, ebe, hekim ve diğer sağlık çalışanlarının kritik rol üstlendiğine dikkat çekildi.
Personelin sürekli olarak ağır çalışma koşulları altında görev yapmasının uzun vadede tükenmişlik, motivasyon kaybı ve iş gücü kaybına neden olabileceği belirtilerek, çalışanların korunmasının sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından da önemli olduğu vurgulandı.
Sağlık Çalışanlarından 3 Temel Talep
Sağlık Bakanlığı ve sağlık kurumlarının yöneticilerine seslenen çalışanlar, çalışma koşullarına ilişkin taleplerini üç temel başlık altında topladı:
- İnsani çalışma saatleri ve adil iş gücü planlamasının oluşturulması
- Psikolojik destek mekanizmaları ile mobbing başvuru hatlarının etkinleştirilmesi
- Ulaşım ve barınma sorunlarına karşı lojman imkânlarının artırılması
Sağlık Bakanlığı’na Çağrı: “Sesimizi Duyun, Tükeniyoruz”
Sağlık çalışanları, nöbet sisteminin yalnızca hizmetin devamlılığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, personelin fiziksel ve ruhsal sağlığının da çalışma programlarının temel unsurlarından biri olması gerektiğini belirtti.
Bakanlığa yapılan çağrıda, 24 saatlik kesintisiz nöbetlerin çalışan ve hasta güvenliği üzerindeki etkilerinin yeniden değerlendirilmesi, kurumlarda yeterli personel planlamasının yapılması ve nöbet sonrası dinlenmeye olanak sağlayacak çalışma modellerinin geliştirilmesi istendi.
Sağlık çalışanlarının mesajı ise dikkat çekici oldu: “Sesimizi duyun; tükeniyoruz.”




