Kaya; görev tanımlarının netleştirilmesi, kadro ve unvan mağduriyetlerinin giderilmesi, saha personelinin güvenliğinin sağlanması ve ücret adaletsizliğinin sona erdirilmesini istedi.

Bakanlık çalışanlarının çocuk, yaşlı, engelli, kadın ve diğer dezavantajlı gruplara yönelik kritik kamu hizmetleri yürüttüğünü belirten Kaya, personelin üstlendiği sorumluluğun çalışma koşulları ve özlük haklarına da yansıtılması gerektiğini ifade etti.

“Görev Tanımlarının Netleştirilmesi Zorunluluk”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında görev yapan personelin karşılaştığı sorunların başında görev tanımlarındaki belirsizliklerin geldiğini söyleyen Kaya, çalışanların zaman zaman asli görevlerinin dışında farklı işlerde görevlendirildiğini savundu.

Bu durumun personelin iş yükünü artırmasının yanı sıra hukuki ve idari sorumluluk açısından da sorun oluşturabileceğini belirten Kaya, şöyle konuştu:

“Personel, zaman zaman asli görevi dışında farklı işlerde çalıştırılabiliyor. Görev tanımlarının açık, net ve mesleki yeterliliklere uygun şekilde belirlenmesi artık bir zorunluluktur.”

Kadro ve Unvan Mağduriyetlerine Dikkat Çekti

Kaya’nın gündeme getirdiği bir diğer konu ise çalışanların eğitim durumları ile görev yaptıkları kadro ve unvanlar arasındaki uyumsuzluk oldu.

Destek personeli olarak göreve başlayan ancak eğitimini sağlık teknikeri olarak tamamlayan bazı çalışanların kadroya geçiş süreçlerinde mesleki niteliklerinin karşılığını alamadığını ifade eden Kaya, bu durumun yeniden değerlendirilmesini istedi.

Kaya, “Sağlık alanında eğitim almış, mesleki bilgi ve beceriye sahip bir personelin yalnızca ‘hizmetli’ unvanıyla değerlendirilmesi, hem emeğin hem de eğitimin karşılığının verilmemesi anlamına geliyor” dedi.

Çalışanların eğitimleri, mesleki yeterlilikleri ve fiilen yaptıkları işlerin dikkate alınarak kadro ve unvan sorunlarına çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.

Saha Personelinin Güvenliği İçin Tedbir Çağrısı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı personelinin önemli bir bölümünün doğrudan sahada görev yaptığını hatırlatan Kaya, çalışanların hanelere ve farklı sosyal ortamlara gerçekleştirdikleri ziyaretler sırasında çeşitli güvenlik riskleriyle karşılaşabildiğini söyledi.

Sahada vatandaşlarla doğrudan temas halinde çalışan personelin zaman zaman tehdit ve şiddet riskiyle karşı karşıya kalabildiğini belirten Kaya, çalışan güvenliğinin kamu idaresinin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti.

Kaya, “Sahada görev yapan personelin güvenliği bir tercih değil, devletin sorumluluğudur” diyerek gerekli durumlarda ekip halinde çalışma, güvenlik desteği ve risk değerlendirmesi gibi uygulamaların hayata geçirilmesini istedi.

Kurumlar Arasındaki Ücret Farkına Tepki

Kaya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çalışanlarının ekonomik haklarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Benzer eğitim düzeyi ve sorumluluklara sahip kamu personeli arasında çalışılan kuruma bağlı olarak ücret farklılıkları oluştuğunu belirten Kaya, kurumlar arasındaki ücret dengesizliğinin giderilmesi gerektiğini savundu.

“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı personeli; ağır iş yüküne, yüksek sorumluluğa ve yoğun saha çalışmasına rağmen diğer kamu kurumlarındaki emsallerine göre daha düşük ücretlerle çalıştırılmamalıdır” ifadelerini kullandı.

“Eşit İşe Eşit Ücret İstiyoruz”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında görev yapan personelin toplumun en hassas kesimlerine doğrudan hizmet sunduğunu belirten Kaya, çalışanların emeğinin karşılığını almasının sosyal hizmetlerin niteliği açısından da önemli olduğunu söyledi.

İzmir’de Yoğun Bakım Hemşirelerinin Çalışma Koşullarına İlişkin Sorun Çözüldü
İzmir’de Yoğun Bakım Hemşirelerinin Çalışma Koşullarına İlişkin Sorun Çözüldü
İçeriği Görüntüle

Kaya, çalışanlar adına öne çıkan talepleri; görev tanımlarının netleştirilmesi, eğitim ve mesleki yeterliliklerin kadro ve unvanlara yansıtılması, saha çalışanlarının güvenliğinin sağlanması ve emeğin ekonomik karşılığının verilmesi olarak sıraladı.

“Hakkaniyetli Bir Çalışma Hayatı İstiyoruz”

Kaya, açıklamasının sonunda kamu personeli açısından eşitlik ve hakkaniyet vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Eşit işe eşit ücret, güvenli çalışma ortamı ve hakkaniyetli bir çalışma hayatı istiyoruz. Çünkü güçlü sosyal hizmet, ancak hakkı teslim edilen ve emeği değer gören çalışanlarla mümkündür.”

Açıklamayla birlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı personelinin kadro, unvan, ücret, görev tanımı ve çalışma güvenliğine ilişkin sorunlarının kapsamlı şekilde ele alınması çağrısı yapıldı.