Basın açıklamasında Hürriyet Sağlık-Sen Genel Başkanı Erdoğan Çakmak ve Samsun Şube Başkanı Nermin Aydın tarafından dile getirilen önemli ifadeler şu şekilde:

"Çok kıymetli sağlık çalışanı arkadaşlarımız ve değerli basın mensupları; Son yıllarda sağlık çalışanlarını derinden yaralayan mali ve özlük haklarımız konusunda bir arpa boyu yol alınamamışken, yine vicdanları yaralayan diğer bir husus olan çalıştığı hastanede yabancı muamelesi gören arkadaşlarımızın yaşadıkları durumu haykırmak için buradayız.

Bir sağlık kurumu düşünün ki 30 yılı aşkın süredir hizmet aldığı, birlikte çalıştığı ve çalışırken de türlü hastalıklara yakalanan çalışanına istenen tetkik ve MR için ücret öderse 1-2 ay içinde MR çektirebileceği ve ücret ödemediği takdirde bir seneye yakın süre sonrasına randevu verileceği ifade ediliyor."

Nereden bakarsanız bakın neresinden tutarsınız tutun bu bir aymazlık, bu bir deontoloji yoksunluğu ve mesleki itibarın zedelendiği son noktadır. Randevu verilmeyen bu arkadaşımız gibi tüm çalışanlarımızın feryadını rektör beyin duymasını istiyoruz. Bu hastanenin personeli halen kendi hastanesinde tedavi olurken yatak ücreti veriyor. En azından çalışanını memnun etmek ya da ayrıcalık hissetmesi amacıyla belli bir oranda indirimli ücret uygulaması yapılabilinirdi!

On Dokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi’nde sorunlar sadece bununla sınırlı değil tabi. Hizmet verdiğimiz hasta ve hasta yakınlarının memnuniyeti ve kaliteli hizmet için sürekli yeni birimler açılıyor ya da bu birimler büyütülüyor ancak yeni yerlerde çalışan arkadaşların giyinme odaları, lavabo ve dinlenme odalarının aynı ölçüde ve aynı sayıda kalması çalışma şartlarını zorlaştırmaktadır. Bir giyinme dolabını üç kişinin kullanması, acil ve ameliyathane gibi yaklaşık 200 kişinin çalıştığı birimlerde 15 -20 metre² dinlenme odalarının olması, tuvalet ve lavaboların yetersiz kalması gibi fiziksel sorunların çözümlenmesini istiyoruz. İnsana verilen değer neredeyse hiç yok ve maalesef çalışanlar kendilerine yaraşır bir muamele görmemektedir.

Sağlık Çalışanlarına Ceza Niteliğinde Olan Hiç Bir Kanun Kabul Edilemez! Sağlık Çalışanlarına Ceza Niteliğinde Olan Hiç Bir Kanun Kabul Edilemez!

Çalışan sayısı artmış olduğundan toplu taşıma servisleri yetersiz kalmış ve zaten gün boyu yoğun iş temposunda çalışan arkadaşlarımız sabah işe gelirken ayakta gelmek, iş çıkışı tüm yorgunluklarına rağmen tekrardan ayakta yolculuk yapmak zorunda kalmaktadırlar. Toplu taşıma araçlarının artırılması ve kalkış saatlerinin çalışanların taleplerine göre ayarlanmasını talep ediyoruz.

Ayrıca rahatsızlığından dolayı kurumda çalışanların poliklinikte muayene önceliği verilmesi taleplerimiz arasındadır. Bu uygulama ile çalışma ortamında zaman tasarrufu sağlanacak idari yük azalacaktır.

Yemeklerin lezzeti, sağlık bilgisi ortamının iyileştirilmesi ve düzenli denetim yapılması çalışanların sağlığı ve memnuniyeti açısından önem taşımaktadır.

Döner sermayede katkı payındaki belirsizlik giderilmelidir. Sağlık Bakanlığı’nda aynı konumda çalışanların nerdeyse yarısı kadar ücret alan fakülte çalışanlarının mağduriyeti giderilmelidir. Diğer üniversite hastanelerinde özel ameliyat ve işlem gelirinden personele pay verilmekte iken kurumumuz çalışanları bu konuda mağdur edilmekte ve bu mağduriyetin giderilmesi gerekmektedir. Ayrıca ek ödeme bordrolarının kurum sitesinden yayınlanması taleplerimiz arasındadır.

Çalışanların kurum dışında aldıkları sağlık raporları kurum tarafından kabul edilmediği gibi kendi kurumuna muayeneye geleceksin dayatması yapılması yasalara aykırıdır. Verilen raporu kabul etmeyeceğiz demeye kimsenin hakkı yoktur. Bu durumu yaşayan arkadaşlarımızın her ne olursa olsun hangi sendikada olursa olsun muhakkak bizimle iletişime geçmesini istiyoruz.

Bu muameleyi hak etmeyen siz çalışanlarının yanında artık Hürriyet Sağlık-Sen var. Her devlet memurunun olduğu gibi sağlık çalışanlarının da yıllık izni planladığı gibi kullanma hakkı vardır. Olağanüstü bir durum olmadığı halde yoğunluk nedeniyle izinden eleman çağırmak ya

da idari inisiyatif esastır diyerek ihtiyaç duyulursa personel geriye çağırılabilir gelmediği taktirde işten çıkarılırsın şeklinde gözdağı verilmesi doğru değildir.

Sağlık çalışanlarının deprem ve pandemi gibi toplum sağlığını olumsuz etkileyen durumlarda izinden çağrılması normal karşılanabilir ve bunu hiçbir sağlık çalışanı arkadaşımız sorgulamaz.

Ancak normal iş akışında devam eden süreçte yoğun olacağı düşüncesi ile mevzuat hükümlerine göre sürekli izinden eleman çağrılması doğru değildir. Bu birimlerde işleyişin devam etmesi için kalıcı eleman takviyesi yapılması idarenin görevi ve sorumluluğundadır.

Bu tip uygulamalarda hangi arkadaşımız gönül rahatlığıyla iznini kullanacak? İdarecilerimizin biraz olsun empati yaparak hasta memnuniyeti gibi çalışan memnuniyetini de sağlaması gerekmez mi?

Diğer bir konu ise son zamanda uygulamaya başlanan yüz tanıma sistemi ile mesai giriş çıkış kontrollerinin yapılmasıdır. Kişisel verileri koruma Kanununun şart koştuğu güvenlik tedbirleri alınmadan, çalışana bilgi verilmeden, onayı alınmadan uygulamanın yapılması doğru değildir. Konu ile alakalı rektörlüğe vermiş olduğumuz dilekçeye henüz cevap verilmemiştir. Ayrıca bu sistemin bazı meslek gruplarına uygulanmaması eşitlik ve adalet ilkesine de aykırıdır. Bu konunun takipçisi olacağız ve tüm yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.

Üniversite hastanelerinde kurum idari kurulu yılda iki kez toplanır. Yetkili sendika ve kurum temsilcilerinin de katıldığı bu toplantıda alınan kararlar imza altına alınır ve uygulanır. Az önce bahsettiğimiz bu ve benzeri sorunlar yetkili sendika tarafından çözümlenme durumu var iken bu kurula hiç iletilmemiş, hatta yetkili sendika bu kurullara katılmamıştır. Bu masada oturmamış ve oturmaya tenezzül etmemiştir.

Bu Sefer Siz Sağlık Çalışanlarına Diyoruz Ki;

“ SENDIKANI DEĞİŞTİR, HER ŞEY DEĞİŞSİN.” Biz Hürriyet Sağlık-Sen olarak her zaman yanınızdayız ve olmaya da devam edeceğiz. Biliniz ki artık Hürriyet Sağlık-Sen var.

Hürriyet Sağlık-Sen

Editör: Serap