Özellikle yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personelin statü değişikliği, kadrosuzluk nedeniyle yaşanan derece kayıpları ve görevde yükselme sınavlarına ilişkin talepler dikkat çekti.
Yardımcı hizmetliler için sınıf değişikliği talebi öne çıktı
Kamu personel sistemine ilişkin dile getirilen talepler arasında, yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personelin genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmesi ilk sıralarda yer aldı. Bu kapsamda, söz konusu personelin mevcut öğrenim durumlarına uygun şekilde intibak işlemlerinin yapılması gerektiği vurgulandı.
Uzun süredir farklı platformlarda gündeme getirilen bu talep, yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan çalışanların hem statü hem de kariyer planlaması bakımından daha uygun bir yapıya kavuşturulması gerektiği yönündeki beklentiyi yeniden öne çıkardı.
Kadrosuzluk nedeniyle derece yükselmesi yapamayan memurlar için düzenleme istendi
Kamu çalışanlarının dikkat çektiği bir başka önemli başlık ise kadro yetersizliği nedeniyle derece yükselmesi yapamayan memurların durumu oldu. Buna göre, kadrosuzluk sebebiyle üst dereceye geçemeyen personele, yükselebilecekleri en üst kadro derecesinin verilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu talebin, özellikle yıllardır görev yaptığı halde kadro sınırlamaları nedeniyle özlük haklarında ilerleme sağlayamayan memurlar açısından önem taşıdığı belirtiliyor. Mevcut yapının çalışanlar arasında hak kaybına neden olduğu ve bu sorunun yasal düzenlemeyle giderilmesi gerektiği savunuluyor.
657 sayılı Kanun’da değişiklik beklentisi
Düzenleme çağrısında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesindeki “Ortak Hükümler” başlığı altındaki “A” fıkrası ile 67. maddesinde değişiklik yapılması gerektiği de ifade edildi. Bu değişiklikle birlikte, kadrosuzluk nedeniyle derece yükselmesi yapamayan memurların, kadro durumuna bakılmaksızın öğrenim durumları itibarıyla yükselebilecekleri en üst dereceye kadar ilerleyebilmelerinin sağlanması isteniyor.
Bu talep, kamu personel rejiminde yalnızca kadro cetveli üzerinden değil, personelin eğitim ve mesleki niteliği üzerinden de ilerleme imkânı tanınması gerektiği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Memur kadrosundakilere VHKİ ve bilgisayar işletmeni geçişi talebi
Gündeme getirilen bir diğer başlık ise memur kadrosunda görev yapan personelin talepleri halinde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni ya da Bilgisayar İşletmeni kadrolarına geçirilmesi oldu. Özellikle dijital iş yükünün arttığı kamu kurumlarında, bu tür kadroların daha işlevsel hale geldiği ve çok sayıda personelin fiilen benzer görevleri yürüttüğü ifade ediliyor.
Bu nedenle, memur kadrosunda bulunan çalışanların istemeleri halinde bu unvanlara geçişlerinin sağlanmasının hem görev tanımı hem de kurumsal işleyiş açısından daha uygun bir yapı oluşturacağı savunuluyor.
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları için periyodik takvim önerisi
Kamu çalışanlarının talepleri arasında görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli hale getirilmesi de yer aldı. Buna göre, söz konusu sınavların iki yılda bir yapılması gerektiği belirtilerek, personelin kariyer planlamasında belirsizliğin ortadan kaldırılması istendi.
Düzenli sınav takviminin, çalışanların hem mesleki motivasyonunu artıracağı hem de kamu kurumlarında liyakat esaslı ilerleme sistemini güçlendireceği değerlendiriliyor. Mevcut durumda sınavların düzensiz aralıklarla yapılmasının, personel açısından ciddi bir bekleme ve mağduriyet süreci doğurduğu ifade ediliyor.
Kamu personel rejiminde kapsamlı düzenleme beklentisi artıyor
Dile getirilen tüm bu başlıklar, kamu personel sisteminde kadro, derece, unvan ve kariyer süreçlerinin yeniden ele alınması gerektiği yönündeki beklentiyi bir kez daha gündeme taşıdı. Yardımcı hizmetler sınıfının durumu, derece ilerlemesi, unvan geçişleri ve sınav sistemi gibi konuların yalnızca teknik ayrıntılar değil, doğrudan çalışanların özlük haklarını ilgilendiren temel meseleler olduğu vurgulanıyor.
Bu nedenle kamu çalışanları cephesinde beklenti, kadro ve derece yükselmesine ilişkin düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi ve kamu personel rejiminin daha adil, öngörülebilir ve liyakat temelli bir yapıya kavuşturulması yönünde yoğunlaşıyor.




