1 ile 1,4 arasında değişebilecek katsayının hekimlerin performansının aynı branştaki meslektaşlarıyla karşılaştırılması üzerinden belirlenmesi; gelir belirsizliği, işlem baskısı ve ekip içi rekabet oluşturabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Bireysel Hedef Katsayısı Nedir?
Yeni sistemde “bireysel hedef katsayısı”, hekimlerin mesai içerisindeki hizmet puanını ve buna bağlı olarak hesaplanan teşvik ek ödemesini etkileyen bir çarpan olarak uygulanacak.
Katsayı 1 ile 1,4 arasında değişebilecek ve belirlenen kişisel hedef göstergeleri doğrultusunda her ek ödeme döneminde yeniden hesaplanacak.
Uygulama toplam maaşa, sabit ödemeye veya taban ödemeye doğrudan uygulanmayacak. Etkisini mesai içi hizmet puanı ve buna bağlı teşvik ek ödemesi üzerinde gösterecek.
Ağustos 2026 Geçiş Dönemi Olacak
Düzenlemeye göre Ağustos 2026 dönemi uygulamanın geçiş aşaması olarak değerlendiriliyor.
Bu dönemde bireysel hedef katsayısı bütün hekimler için 1 olarak kabul edilecek. Hekimler arasındaki katsayı farklılıklarının sonraki ek ödeme dönemlerinde ortaya çıkması bekleniyor.
Ölçülecek işlem ve göstergeler branşlara göre farklılık gösterebilse de sistemin temelinde hekimlerin belirlenen hedeflere göre değerlendirilmesi bulunuyor.
Hekim Yalnızca Kendi Performansıyla Değerlendirilmeyecek
Yeni sistemin en dikkat çeken noktalarından biri, hekimin katsayısının yalnızca kendi gerçekleştirdiği işlem sayısı veya topladığı puan üzerinden belirlenmemesi.
Hekimin performansı, Bakanlığın benzer nitelikte kabul ederek aynı grupta sınıflandırdığı sağlık tesislerinde görev yapan aynı branştaki diğer hekimlerin performansıyla karşılaştırılacak.
Bu nedenle değerlendirme eşiği sabit olmayacak. Bir hekimin katsayısı, karşılaştırıldığı gruptaki meslektaşlarının ürettiği puanlardan da etkilenebilecek.
Dolayısıyla hekimin önceki döneme göre daha fazla işlem gerçekleştirmesi veya daha fazla puan toplaması, katsayısının mutlaka yükseleceği anlamına gelmeyecek.
Bakanlık “Nitelikli Hizmet” Diyor, Hekimlerden Eleştiri Geliyor
Sağlık Bakanlığı uygulamayla hastaların nitelikli sağlık hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesini amaçlıyor.
Sisteme yönelik eleştirilerin merkezinde ise iyi hekimliğin yalnızca işlem sayısı ve hizmet puanları üzerinden ölçülemeyeceği görüşü bulunuyor.
Karmaşık bir hastanın değerlendirilmesine daha uzun süre ayıran, hastayı ayrıntılı şekilde bilgilendiren veya ekip görüşmeleri gerçekleştiren bir hekim, aynı zaman diliminde daha fazla puan üreten bir meslektaşına göre dezavantajlı hale gelebilir.
Eleştirilerde, “Daha fazla işlem her zaman daha nitelikli sağlık hizmeti anlamına gelmez” görüşü öne çıkıyor.
TTB: “Hekimlik Sadece İşlem Yapmaktan İbaret Değil”
Türk Tabipleri Birliği (TTB) 2. Başkanı Ayşe Gültekingil de yeni sistemin hekimlerin çalışma düzeni üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Gültekingil, asıl problemin hekim gelirlerinin yeterince güvence altında bulunmaması olduğunu ifade ederken, puan ve hedef odaklı sistemlerin hekimleri daha fazla hasta muayene etmeye ve daha fazla işlem gerçekleştirmeye yöneltebileceğini belirtti.
Bunun sonucunda hastayı bilgilendirme, sağlıklı hekim-hasta iletişimi kurma, eğitim faaliyetleri ve mesleki tecrübe paylaşımı gibi doğrudan puana dönüşmeyen faaliyetlerin geri planda kalabileceği uyarısında bulundu.
“Hekim Gelir Kaygısıyla Tıbbi Karar Arasında Bırakılmamalı”
Yeni sisteme yönelik bir başka eleştiri ise teşvik ödemesiyle işlem sayısı arasındaki ilişkinin hekimlerin tıbbi kararları üzerinde oluşturabileceği baskı.
Bazı hastalarda tıbben doğru yaklaşımın yeni bir işlem yapmak yerine hastayı takip etmek, ayrıntılı bilgilendirmek veya gereksiz tetkik ve girişimlerden kaçınmak olabileceğine dikkat çekiliyor.
İşlem ve puanın doğrudan teşvik gelirini etkilemesinin daha fazla tetkik veya girişim gerçekleştirme yönünde baskı oluşturabileceği savunuluyor.
Eleştirilerin temelinde ise “Tıbbi kararı puan hedefi değil, hastanın ihtiyacı belirlemeli” görüşü bulunuyor.
Cihaz Arızalanırsa Hekimin Teşvik Ödemesi Etkilenecek mi?
Sisteme ilişkin soru işaretlerinden biri de hekimin kontrolü dışında gerçekleşen sorunların performans puanlarına etkisi.
Cihaz arızası, ameliyathane yoğunluğu, tıbbi malzeme yetersizliği, personel veya yatak eksikliği gibi nedenler hekimin planlanan işlemleri gerçekleştirememesine yol açabiliyor.
Bu durumlar için muafiyet imkânı bulunmasına rağmen, söz konusu muafiyetin otomatik olarak uygulanmadığı; başhekimin tespit ve kararına bağlı olduğu ve ilgili dönem için geçerli olduğu belirtiliyor.
Hekimler ise sağlık kuruluşunun altyapısından veya personel eksikliğinden kaynaklanan sorunların kendi teşvik ödemelerine olumsuz yansımaması gerektiğini savunuyor.
“Ekip Arkadaşlarını Rakibe Dönüştürebilir” Eleştirisi
Yeni sisteme yönelik önemli tartışmalardan biri de sağlık çalışanları arasındaki ekip çalışmasının nasıl etkileneceği.
Sağlık hizmetleri hekim, hemşire, ebe, tekniker, teknisyen ve diğer sağlık çalışanlarının koordinasyonuyla yürütülürken, hekimlerin performanslarının birbirleriyle karşılaştırılması kurum içerisinde rekabet oluşturabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Özellikle vaka, ameliyathane, cihaz ve işlem paylaşımında puan kaygısının öne çıkabileceği; konsültasyon, olgu tartışmaları, asistan eğitimi ve meslektaş dayanışması gibi puan karşılığı doğrudan görülmeyen faaliyetlerin ikinci plana düşebileceği ifade ediliyor.
Teşvik Ödemelerinde Gözler İlk Farklılaşacak Katsayılarda
Ağustos ayında tüm hekimler için katsayının 1 kabul edilmesi nedeniyle sistemin gelir üzerindeki gerçek etkisinin sonraki ek ödeme dönemlerinde daha net görülmesi bekleniyor.
Hekimler açısından en önemli başlıklar; hangi işlemlerin hedef kapsamına alınacağı, karşılaştırma gruplarının nasıl oluşturulacağı, kurum kaynaklı aksaklıklarda muafiyetlerin nasıl uygulanacağı ve 1 ile 1,4 arasında değişecek katsayıların teşvik ödemelerine ne ölçüde yansıyacağı olacak.
Yeni sistemin sağlık hizmetinin niteliği, hekimlerin gelirleri ve ekip çalışması üzerindeki sonuçları ise uygulamanın ilerleyen dönemlerinde daha somut şekilde ortaya çıkacak.





