İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen promosyon anlaşması ve ihale sürecine yönelik usulsüzlük iddiaları, sendikaların devreye girmesiyle birlikte yargıya taşındı.
Genç Sağlık Sendikası İzmir şubeleri, sürecin başından bu yana hukuka, şeffaflık ilkesine ve kamu yararına aykırı şekilde ilerlediğini savunarak, konuyu Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu’na taşıdıklarını ve hukuki girişimlerin resmen başlatıldığını duyurdu.
Sendika temsilcileri, tartışmanın artık yalnızca bir banka promosyonu konusu olmaktan çıktığını belirtiyor. Onlara göre mesele, doğrudan çalışanların emeği, kamu kaynaklarının kullanımı ve sağlık personelinin mali haklarının korunmasıyla ilgili daha büyük bir soruna dönüştü.
“Bu artık sadece promosyon değil, hak mücadelesi”
Sendika yetkilileri, ihale sürecinde ciddi eksiklikler ve soru işaretleri bulunduğunu öne sürüyor. Özellikle çalışanların aleyhine sonuç doğurabilecek düzenlemeler, ihale sürecindeki kapalılık ve kamu zararına yol açabilecek maddeler nedeniyle sürecin tartışmalı hale geldiği ifade ediliyor.
Genç Sağlık Sendikası İzmir Şubeleri Başkanı Özgür Yıldırım, mevcut anlaşmanın sağlık çalışanlarının lehine olmadığını savunarak, promosyon sürecinin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Yıldırım, mevcut sözleşmenin artık kabul edilemez noktaya geldiğini belirterek, günün ekonomik koşullarına uygun, açık, denetlenebilir ve adil bir ihale yapılması gerektiğini vurguladı.
Sağlık çalışanlarının masa başında zarara uğratıldığını savunan sendika, on binlerce personelin hakkının düşük rakamlar ve tartışmalı sözleşmeler nedeniyle kayba uğradığını dile getiriyor.
2021’de başlayan anlaşma 2023’te yeniden uzatıldı
Tartışmanın merkezindeki süreç, 30 Kasım 2021 tarihinde başlayan 5 yıllık promosyon anlaşmasına dayanıyor. Bu anlaşma daha sonra, 8 Mart 2023’te yapılan yeni bir ihale ile yeniden 5 yıl uzatıldı.
Ancak sendika temsilcilerine göre asıl sorun da burada başlıyor. Çünkü aynı dönemde Türkiye’nin farklı illerinde ve kurumlarında yapılan 3 yıllık promosyon ihalelerinde çok daha yüksek rakamların ortaya çıktığı belirtiliyor. Buna karşılık İzmir’deki anlaşmanın hem süresi hem de bedeli bakımından çalışanların aleyhine bir tablo oluşturduğu öne sürülüyor.
Bu nedenle İzmir’deki promosyon tutarlarının güncel ekonomik şartların oldukça gerisinde kaldığı ve sağlık çalışanlarının ciddi bir maddi kayıp yaşadığı savunuluyor.
İhale dosyasındaki soru işaretleri dikkat çekiyor
Sendikanın dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri ihale sürecindeki şeffaflık eksikliği oldu. İddiaya göre ihale dosyalarına tam anlamıyla erişim sağlanamaması, sürecin denetlenebilirliğini zayıflatıyor ve kamuoyunda güvensizlik yaratıyor.
Bunun yanında, 15 bankanın ihaleye davet edildiğinin ifade edilmesine rağmen, ihale kararında yalnızca 6 bankanın sürece katıldığı görülüyor. Fakat belgelerde bu 6 bankadan da sadece 3’ünün teklifine dair veri yer aldığı belirtiliyor. Diğer bankaların neden teklif vermediği, teklif verip vermediği halde neden değerlendirmeye alınmadığı ya da yalnızca teşekkür mektubu sunup sunmadıkları konusunda net bir açıklama bulunmadığı iddia ediliyor.
Bu belirsizlikler, ihale sürecinin ne kadar rekabetçi ve sağlıklı yürütüldüğü sorusunu gündeme taşıyor. Sendika, bu durumun sıradan bir ihale kusuru olarak görülemeyeceğini, çalışanların hakkını etkileyen yapısal bir problem olduğunu savunuyor.
Tek kalan bankanın teklifindeki artışlar da tartışılıyor
İddialar yalnızca bankaların katılım süreciyle sınırlı değil. Tek kalan bankanın ikinci teklifinde bazı gruplara yönelik yapılan artışların da orantısız olduğu ve gerekçesinin açıklanmadığı öne sürülüyor.
Bu durumun, tekliflerin hangi kriterlerle değerlendirildiği ve son aşamada nasıl bir pazarlık yürütüldüğü konularında yeni soru işaretleri doğurduğu belirtiliyor. Özellikle bazı personel grupları arasında oluşan farkların neye göre belirlendiğinin net olmaması, promosyon sürecine ilişkin güven sorununu daha da büyütüyor.
Sendika temsilcileri, tüm bu tabloyu çalışanların haklarının sistematik biçimde zayıflatıldığı bir süreç olarak yorumluyor.
Sözleşmedeki maddeler kamu zararı iddiasını güçlendiriyor
Tepki çeken bir başka başlık ise imzalanan sözleşmenin içeriği oldu. Sendikaya göre sözleşmedeki bazı maddeler, yalnızca çalışanları değil, doğrudan kamu kurumunu da zora sokabilecek nitelik taşıyor.
Özellikle erken fesih halinde kurumun bankaya yüksek faizle geri ödeme yapmak zorunda bırakılmasına ilişkin düzenlemenin ciddi sakıncalar doğurabileceği belirtiliyor. Bu durumun, kurumu ve çalışanları adeta bankaya bağımlı hale getirdiği ifade ediliyor.
Eleştiriler, promosyon anlaşmasının yalnızca düşük bedel üzerinden değil, aynı zamanda bağlayıcı ve riskli hükümleri nedeniyle de sorunlu olduğu yönünde yoğunlaşıyor.
Sözleşme metnindeki ifadeler şüphe uyandırdı
Sürece ilişkin dikkat çeken bir diğer ayrıntı da sözleşme metnindeki ifade farklılıkları oldu. İddiaya göre bazı bölümlerde “kurum” yerine “kuruluş” ifadesinin kullanılması, metin üzerinde sonradan değişiklik yapıldığı yönünde kuşku doğurdu.
Sendika, bunun basit bir yazım hatası olarak geçiştirilemeyeceğini düşünüyor. Çünkü böylesine kritik bir sözleşmede kullanılan kavramların farklılaşması, belge güvenilirliği ve hukuki netlik açısından ciddi sorunlar yaratabilir.
Bu nedenle sözleşmenin tüm yönleriyle incelenmesi gerektiği, yalnızca rakamsal boyutun değil metinsel bütünlüğün de denetime tabi tutulmasının önemli olduğu belirtiliyor.
Temsil tartışması da gündemde
Promosyon sürecine ilişkin tepkilerin bir başka boyutu da çalışanların temsil edilme biçimi oldu. Sağlık-Sen yöneticilerinin protokol içinde yer alması, İzmir’deki sağlık çalışanlarının haklarının yeterince savunulup savunulmadığı sorusunu da beraberinde getirdi.
Genç Sağlık Sendikası, bu tabloyu bir temsil krizi olarak değerlendiriyor. Sendikaya göre sağlık çalışanları adına masada bulunan yapıların, çalışanların lehine sonuç üretmek yerine tartışmalı bir sürecin parçası haline gelmesi, güven sorununu daha da derinleştiriyor.
Bu nedenle yalnızca ihale sürecinin değil, çalışanların kimler tarafından ve nasıl temsil edildiğinin de sorgulanması gerektiği dile getiriliyor.




