Sahadan gelen değerlendirmelerde, hemşirelerin ağır iş yüküne rağmen düşük teşvik ödemeleriyle karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor.

“Teşvik ödemesi 1.900 lira seviyesinde kaldı”

Bir hemşirenin aktardığı değerlendirmeye göre, yoğun çalışma temposuna rağmen kendisine teşvik kapsamında yatan ödemenin 1.900 lira olduğu belirtildi. Bu rakamın, sağlık hizmetinin yükünü omuzlayan çalışanlar açısından beklentilerin oldukça altında kaldığı savunuluyor.

Özellikle hemşireler, sorumluluk düzeyi yüksek bir görev yürütmelerine rağmen gelir kalemleri arasındaki farkın giderek daha görünür hale geldiğini dile getiriyor.

Sosyal yardım ödemeleri kıyaslama yarattı

Devlet Hastanesi’nde Kablo Kesintisi: Sabotaj Şüphesi Araştırılıyor
Devlet Hastanesi’nde Kablo Kesintisi: Sabotaj Şüphesi Araştırılıyor
İçeriği Görüntüle

Tepki çeken bir diğer başlık ise taşerondan kadroya geçen işçilere yapılan sosyal yardım ödemeleri oldu. İddiaya göre temizlik, güvenlik ve sekreterlik gibi alanlarda görev yapan işçiler her ay 4.400 lira sosyal yardım alıyor.

Bu durum, sağlık çalışanları arasında ücret adaleti tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

“Aynı kurumda büyük gelir farkı oluşuyor”

Hemşireler, aynı kamu yapısı içinde farklı unvanlar arasında oluşan ödeme farklarının çalışma barışını zedelediğini belirtiyor. Sağlık hizmetinin en kritik alanlarında görev yapan personelin daha düşük teşvik ödemesi almasının, sahada moral ve motivasyon kaybına yol açtığı ifade ediliyor.

Ödeme kalemleri arasındaki bu farkın, yalnızca bireysel gelir düzeyini değil, kurum içi adalet algısını da etkilediği vurgulanıyor.

Ücret adaleti çağrısı

Sağlık çalışanları, teşvik sistemi ile yan hakların daha adil ve dengeli hale getirilmesini istiyor. Özellikle hemşireler, görev yükü ve mesleki sorumlulukla uyumlu bir ödeme sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

Sahadan yükselen taleplerde, sağlık çalışanlarının emeğinin karşılığını alabileceği, unvanlar arasında derin farklar yaratmayan bir ücret politikasının oluşturulması çağrısı öne çıkıyor.