Mevcut personel sayısının fiilî çalışma koşullarını karşılamadığı belirtilerek hastaneye yeni personel ataması yapılması istendi.
Raporda, yıllık izinler ile ani gelişen sağlık raporlarının hesaplamalara dahil edilmediğine dikkat çekilirken, buna rağmen ebe ve hemşirelerin gerçekleştirdiği fazla mesainin personel ihtiyacını ortaya koyduğu savunuldu.
“PDC Demek Her Şey Demek Değil”
Personel Dağılım Cetveli (PDC) üzerinden yapılan planlamaların tek başına hastanenin gerçek personel ihtiyacını ortaya koymadığı belirtilerek, sahadaki fiilî çalışma koşullarının da dikkate alınması gerektiği ifade edildi.
Özellikle yıllık izin, sağlık raporu ve benzeri nedenlerle görevde bulunamayan personelin iş yükünün diğer çalışanlara yansıdığına dikkat çekildi.
Raporda, “PDC demek her şey değil” değerlendirmesi yapılarak personel planlamasının yalnızca kadro rakamları üzerinden değil, hastanenin iş yükü ve aktif çalışan sayısı üzerinden yapılması gerektiği vurgulandı.
Fazla Mesaiye Dikkat Çekildi
Ebe ve hemşirelerin gerçekleştirdiği fazla mesainin ulaştığı boyutun personel yetersizliğinin göstergelerinden biri olduğu savunuldu.
Sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için mevcut çalışanların normal çalışma sürelerinin üzerinde görev yapmak zorunda kaldığı belirtilerek, oluşan iş yükünün personel üzerinde ciddi bir baskı meydana getirdiği ifade edildi.
Engelli Sağlık Çalışanlarının Durumu da Gündeme Getirildi
Çalışma koşullarının değerlendirilmesinde engelli ebe ve hemşirelerin durumunun da ayrıca dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Raporda, sağlık sorunları veya engel durumu nedeniyle nöbet tutamayacak hale gelen çalışanların bulunmasının fiilen nöbete dahil edilebilecek personel sayısını azalttığına işaret edildi.
Bu nedenle kâğıt üzerinde görünen personel sayısıyla sahada aktif olarak nöbet ve vardiya sistemine dahil olabilen çalışan sayısının birbirinden farklı olabileceği vurgulandı.
“En Büyük Sorun Değersizleşme”
Raporda yalnızca personel sayısı ve fazla çalışma süreleri değil, çalışanların yaşadığı motivasyon kaybına da dikkat çekildi.
Ebe ve hemşirelerin yoğun iş yükü altında sağlık hizmetini sürdürürken kendilerini değersiz hissetmelerinin önemli bir sorun haline geldiği ifade edildi.
Personel eksikliğinin uzun süre devam etmesinin mevcut sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını ağırlaştırdığı ve iş yükünün daha az sayıda personel tarafından karşılanmasına neden olduğu savunuldu.
Hastanenin Açılışından Bu Yana Personel Sorunu İddiası
Eskişehir Şehir Hastanesi’nin hizmete açıldığı dönemde mevcut devlet hastanesinin devredildiği, ancak yeni hastanenin kapasitesi ve artan hizmet yüküyle uyumlu ölçüde personel takviyesi yapılmadığı öne sürüldü.
Aradan geçen sürede sağlık hizmetlerinin büyük ölçüde mevcut personel üzerinden sürdürüldüğü belirtilerek, Eskişehir’in önemli sağlık merkezlerinden biri konumundaki hastanenin güncel iş yüküne göre yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Yeni Personel Ataması Talep Edildi
Raporda çözüm olarak Eskişehir Şehir Hastanesi’nin ebe ve hemşire ihtiyacının sahadaki gerçek veriler üzerinden yeniden hesaplanması istendi.
PDC’nin yanı sıra aktif çalışan sayısı, nöbet tutabilen personel, izin ve raporlar, fazla mesai süreleri, hasta yoğunluğu ve hastanenin hizmet kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Hastanedeki mevcut iş yükünün azaltılması ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde yürütülebilmesi için personel planlamasının yeniden yapılması ve ihtiyaç doğrultusunda ebe ve hemşire atamalarının artırılması talep edildi.





