Yerel mahkemenin çalışan lehine verdiği kararın aksine Yargıtay, işverenin tazminatsız feshini haklı buldu.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kamera kayıtlarına yansıyan davranışların işçinin doğruluk ve bağlılık yükümlülüğüyle bağdaşmadığına hükmederek alt derece mahkemelerinin kararını bozdu.
Hastanedeki Görüntüler İşten Çıkarılmasına Neden Oldu
Olay, İzmir’deki bir hastanede özel şirket bünyesinde temizlik personeli olarak çalışan kadın işçi ile mesai arkadaşı arasında yaşandı.
İşveren, çalışanın mesai saatleri içerisinde iş arkadaşıyla sarıldığı ve öpüştüğü, ardından birlikte bir odaya girdikleri yönündeki görüntülerin güvenlik kameralarına yansıması üzerine harekete geçti.
Kadın çalışanın iş sözleşmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller gerekçe gösterilerek ihbar süresi tanınmadan ve tazminatsız şekilde feshedildi.
Çalışan Mahkemeye Başvurdu
İşten çıkarılan çalışan ise işverenin iddialarını kabul etmeyerek olayların kurmaca ve iftira niteliğinde olduğunu savundu.
Feshin haksız olduğunu ileri süren çalışan, işten çıkış kodunun düzeltilmesi ve ihbar tazminatının ödenmesi talebiyle İş Mahkemesi’nde dava açtı.
İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek çalışan lehine karar verdi.
Bölge Adliye Mahkemesi de Çalışanı Haklı Buldu
İşverenin itirazının ardından dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı.
Bölge Adliye Mahkemesi de çalışanların söz konusu odaya öpüşmek amacıyla değil, konuşmak için girdikleri yönündeki değerlendirmeyle ilk derece mahkemesinin kararını yerinde buldu.
Davalı şirket ise kamera görüntülerinin davranışları açıkça ortaya koyduğunu, yaşananların şirketin hastanedeki imajını ve ticari itibarını olumsuz etkilediğini savunarak dosyayı Yargıtay’a taşıdı.
Yargıtay Kamera Kayıtlarına Dikkat Çekti
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bilirkişi tarafından incelenen güvenlik kamerası görüntülerini kararında dikkate aldı.
Kayıtlara göre kadın çalışanın mesai saatleri içerisinde iş arkadaşına sarıldığı ve öptüğü, iki çalışanın koridorda ilerlerken kapıları kontrol ettiği belirlendi.
İki çalışanın saat 15.45’te birlikte bir odaya girdikleri ve saat 16.01’de yine birlikte odadan çıktıkları tespit edildi.
“Doğruluk ve Bağlılığa Uymayan Davranış”
Yargıtay, olayın gerçekleştiği işyerinin hastane olmasını da değerlendirmesinde dikkate aldı.
Yüksek Mahkeme, söz konusu eylemlerin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(e) bendinde düzenlenen “işverenin güvenini kötüye kullanmak, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmak” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna vardı.
Böylece işveren tarafından gerçekleştirilen fesih haklı nedenle fesih olarak kabul edildi.
Tazminat ve Çıkış Kodu Talebine Ret
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, alt derece mahkemelerinin çalışan lehine verdiği kararları oy birliğiyle bozdu.
Kararda, işverenin gerçekleştirdiği feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle çalışanın ihbar tazminatı ile işten çıkış kodunun düzeltilmesine yönelik taleplerinin reddedilmesi gerektiği belirtildi.
Karar, işyerindeki davranışların iş sözleşmesinin feshi açısından değerlendirilmesinde yalnızca eylemin kendisinin değil; eylemin gerçekleştiği yer, çalışma saatleri ve işçinin işverene karşı doğruluk ve bağlılık yükümlülüğünün de dikkate alınabileceğini ortaya koydu.





