CİMER üzerinden alınan resmî yanıta göre kuraya 16 bin 370 diş tabibi ile 636 uzman diş tabibi başvurdu. Bakanlık tarafından ise 314 diş tabibi ve 207 uzman diş tabibi kadrosu ilan edildi.

Toplam 17 bin 6 başvuruya karşılık 521 kadro açılması, kamuda görev almak isteyen diş hekimleri arasındaki yoğun rekabeti bir kez daha gözler önüne serdi.

“Sorun Bireysel Değil, Yapısal”

Atama verilerini değerlendiren İstanbul Diş Hekimleri Odası Denetleme Kurulu Üyesi Diş Hekimi Ali Umut Aydın, ortaya çıkan tablonun bireysel değil, yapısal bir istihdam krizine işaret ettiğini söyledi.

Bir tarafta kamu sağlık kuruluşlarından aylar sonrasına randevu bulabilen vatandaşların, diğer tarafta ise çalışmak istediği hâlde kamuda istihdam edilmeyen binlerce diş hekiminin bulunduğunu belirten Aydın, ihtiyaç ile sağlık insan gücü arasında doğru bir planlama kurulamadığını savundu.

Aydın, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin koruyucu, yaygın ve kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade etti.

Memurlar Dikkat: Bazı Suçlarda HAGB Uygulaması Sona Eriyor
Memurlar Dikkat: Bazı Suçlarda HAGB Uygulaması Sona Eriyor
İçeriği Görüntüle

Halk Randevu Bulamıyor, Diş Hekimleri Atama Bekliyor

Kamuda diş hekimi kadrolarının sınırlı tutulmasına rağmen vatandaşların ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişimde güçlük yaşaması, sistemdeki planlama tartışmalarını artırıyor.

Aydın’a göre toplumda ciddi bir ağız ve diş sağlığı hizmeti ihtiyacı bulunmasına ve binlerce diş hekimi istihdam beklemesine rağmen yeterli sayıda kamu kadrosu oluşturulmuyor.

Mevcut yapının hem sağlık hizmeti almak isteyen vatandaşları hem de iş arayan diş hekimlerini mağdur ettiğini belirten Aydın, piyasa merkezli sağlık politikalarından vazgeçilmesi gerektiğini dile getirdi.

Diş Hekimliği Fakültelerinin Sayısı Arttı, Kadrolar Aynı Hızda Büyümedi

Diş hekimliği eğitiminde son 15 yılda hızlı bir büyüme yaşandığını kaydeden Aydın, yeni fakülteler ve öğrenci kontenjanları açılmasına rağmen kamu istihdamı ile uzmanlık kontenjanlarının aynı ölçüde artırılmadığını söyledi.

Bu durumun yeni mezunları yoğun rekabet, işsizlik ve güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya bıraktığını ifade eden Aydın, sağlık ve eğitim politikalarının iş gücü ihtiyacı dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirtti.

Genç diş hekimlerinin önünde üç temel seçenek bulunduğuna dikkat çekildi: Sınırlı sayıdaki kamu kadrolarını beklemek, özel sektörde çalışmak veya uzmanlık sınavına hazırlanmak.

Özel Sektörde Düşük Ücret ve Ciro Baskısı İddiası

Kamuda yeterli kadro bulamayan genç diş hekimlerinin büyük bölümünün özel sektöre yöneldiğini belirten Aydın, bu alanda düşük ücret, uzun çalışma saatleri, güvencesiz sözleşmeler ve ciro baskısının yaygınlaştığını öne sürdü.

Yeni mezunların ekonomik belirsizlik ve borç yükünün yanı sıra tükenmişlik ve gelecek kaygısıyla mücadele ettiğini kaydeden Aydın, genç hekimlerin emeğinin giderek değersizleştiğini savundu.

Mesleki koşullardan memnun olmayan diş hekimlerinin yurt dışına yöneliminin de arttığını belirten Aydın, bu eğilimin Türkiye açısından yetişmiş sağlık insan gücü kaybı anlamına geldiğini söyledi.

Uzmanlık Tercihten Çok Çıkış Yoluna Dönüşüyor

Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’na yönelik talebin de istihdam sorunları nedeniyle arttığı ifade edildi.

Aydın, geçmişte bilimsel ve mesleki gelişim amacıyla tercih edilen uzmanlığın, günümüzde birçok genç diş hekimi için işsizlikten ve özel sektördeki olumsuz çalışma koşullarından uzaklaşmanın bir yolu hâline geldiğini belirtti.

Mevcut sınav sisteminde birkaç netlik farkın binlerce adayın sıralamasını değiştirebildiğine dikkat çeken Aydın, ekonomik imkânların sınava hazırlık sürecinde önemli bir avantaj oluşturduğunu söyledi.

Dershane, kaynak, barınma ve ekonomik destek olanaklarının adaylar arasında fırsat eşitsizliği yarattığını belirten Aydın, herkesin aynı sınava girmesine rağmen aynı koşullarda hazırlanamadığını vurguladı.

Önümüzdeki Beş Yıl İçin Kriz Uyarısı

Mevcut politikaların sürmesi hâlinde diş hekimliği alanındaki istihdam krizinin daha da büyüyebileceği uyarısında bulunuldu.

Aydın, hâlen eğitimine devam eden öğrencilerin mezun olmasıyla sisteme çok daha fazla diş hekiminin katılacağını belirterek üç temel sorunun derinleşebileceğini söyledi:

Genç diş hekimi işsizliğinin artması, özel sektörde düşük ücretli ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması, vatandaşların nitelikli ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişiminin zorlaşması.

Türkiye’de Her 2 Bin Kişiye Bir Diş Hekimi Düşüyor

İstanbul Diş Hekimleri Odasının paylaştığı verilere göre Türkiye’de yaklaşık 43 bin ile 45 bin arasında diş hekimi bulunuyor.

Ülke genelinde 100 bin kişiye yaklaşık 50 diş hekimi düşerken, bu oran bin kişide 0,5 olarak hesaplanıyor. Başka bir ifadeyle Türkiye’de yaklaşık her 2 bin kişiye bir diş hekimi düşüyor.

Avrupa Birliği’nde ise bin kişiye düşen diş hekimi sayısının yaklaşık 0,8 olduğu belirtiliyor.

Gelir Azaldıkça Diş Tedavisi Erteleniyor

Diş muayenesi ve tedavi giderleri, ekonomik sıkıntı yaşayan hanelerin en fazla ertelediği sağlık harcamaları arasında yer alıyor.

TÜİK’in 2025 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerine göre diş sağlığı harcaması yapmadığını belirtenlerin oranı yüzde 28,6 olarak kaydedildi. Bu oran 65 yaş ve üzerindeki kişilerde yüzde 43,7’ye yükseldi.

Yoksulluk riski altındaki bireylerin yüzde 44,7’si diş sağlığı harcamalarını “biraz yük”, yüzde 6,2’si ise “çok yük” olarak değerlendirdi.

Ankara Tabip Odası, verilerin özellikle düşük gelir grubundaki vatandaşların diş sağlığı hizmetlerine erişmekte zorlandığını ve tedavilerini ertelemek durumunda kaldığını gösterdiğini belirtti.

Uluslararası araştırmalar da gelir ve eğitim düzeyi düştükçe ağız sağlığının kötüleştiğine işaret ediyor. ABD Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması verilerine göre düşük gelir grubundaki bireylerin diş kaybı bildirme ihtimali, yüksek gelir grubundakilere kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla.

Diş hekimliği alanında büyüyen istihdam sorununun çözümü için eğitim kontenjanları, kamu kadroları, uzmanlık kapasitesi ve toplumun ağız-diş sağlığı ihtiyacının birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.