Gazi, İstanbul, Ege, Dicle, Gaziantep, Kocaeli ve Ondokuz Mayıs üniversitelerinde bazı öğretim elemanlarının şirketler aracılığıyla “hasta danışmanlığı” adı altında sağlık hizmeti sunduğu, hastalardan ücret aldığı ve elde edilen gelirlerin üniversitelerin döner sermaye hesaplarına aktarılmadığı tespit edildi. Sayıştay, söz konusu uygulamayı mevzuata uygun bulmadı.
Denetim raporlarına göre söz konusu şirketler üzerinden hasta kabulü, muayene, tıbbi değerlendirme, görüş verme ve tedaviye yönlendirme gibi doğrudan hekimlik kapsamında değerlendirilen faaliyetler gerçekleştirildi.
Gelirler döner sermayeye aktarılmadı
Sayıştay’ın dikkat çektiği konulardan biri de elde edilen gelirlerin üniversite döner sermaye sisteminin dışında tutulması oldu.
Rapora göre gelirlerin döner sermayeye aktarılmaması nedeniyle Hazine payı, bilimsel araştırma payı, birim payı ve vergi gibi yasal kesintiler gerçekleştirilemedi. Sayıştay bunun üniversitelerin döner sermaye gelirlerinde azalmaya ve kamu açısından mali kayba neden olduğunu değerlendirdi.
Denetimlerde ayrıca döner sermaye sistemi dışında hekimlik faaliyetinde bulunduğu belirtilen bazı öğretim elemanlarının, üniversitedeki hizmetlerine fiili katkıları dikkate alınarak hesaplanması gereken taban ve teşvik ödemelerini herhangi bir kesinti yapılmadan almaya devam ettikleri belirtildi.
Raporlarda bu faaliyetlerde bulunan toplam öğretim üyesi sayısı ile şirketler aracılığıyla elde edilen gelirin toplam miktarına ilişkin bir rakam ise paylaşılmadı.
Sayıştay: Mevzuata uygun değil
Sayıştay, geçmiş yıllarda yapılan kanuni düzenlemeler ile Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarını da inceleyerek öğretim üyelerinin hangi şartlarda üniversite dışında hekimlik yapabileceğini değerlendirdi.
Raporda, 18 Ocak 2014 itibarıyla mevzuata uygun şekilde muayenehane işleten veya özel sağlık kuruluşunda çalışan öğretim üyelerinin kazanılmış haklarının korunabildiği belirtildi.
Profesör ve doçentlerin belirli şartlarda özel hastane veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalışabilmesi için ise kurumsal sözleşme yapılması ve elde edilen gelirin üniversitenin döner sermaye hesabına aktarılması gerekiyor.
Sayıştay, bu çerçevede öğretim elemanlarının “hasta danışmanlığı” adı altında şirket kurarak kendi nam ve hesaplarına hekimlik faaliyeti yürütmesini mevzuata aykırı değerlendirdi. Gazi Üniversitesi’ne ilişkin daha önceki Sayıştay raporlarında da öğretim elemanlarının özel çalışma koşullarına ilişkin aynı hukuki çerçeveye dikkat çekilmişti.
Üniversitelerden farklı açıklamalar geldi
Denetim bulgularının ardından üniversiteler de Sayıştay’a çeşitli açıklamalarda bulundu.
Gazi Üniversitesi, ilgili personelin muayenehane veya ofis işletip işletmediğinin belirlenmesi amacıyla Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne bildirim yapıldığını açıkladı.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, bazı öğretim üyelerinin sağlık danışmanlığı yaptığına ilişkin açık kaynaklarda bilgiler bulunduğunu, şirket ortaklıklarının belirlenmesi için ticaret sicili nezdinde çalışma başlatıldığını bildirdi.
Dicle Üniversitesi ise şirketler aracılığıyla hastalardan alınan ücretlerin döner sermayeye aktarılması için çalışma başlatıldığını ifade etti. Kocaeli Üniversitesi öğretim üyelerine mevzuatın izin verdiği durumlar dışında faaliyette bulunmamaları gerektiğinin bildirildiğini, İstanbul Üniversitesi ise gerekli işlemlerin ilgili birimler tarafından yürütüleceğini açıkladı.
“Bilimsel görüş” adı altında alınan ücretler de denetime takıldı
Sayıştay raporlarında yalnızca şirketler üzerinden yürütülen hasta danışmanlığı faaliyetleri değil, üniversiteler tarafından “bilimsel görüş”, “klinik değerlendirme” ve “tıbbi danışmanlık” gibi isimlerle alınan ücretler de gündeme geldi.
Erciyes Üniversitesi’nde Sağlık Bakanlığı tarifesinde 300 TL olarak belirtilen bir hizmet için “Tıbbi Danışmanlık (Bilimsel Görüş)” adı altında 3 bin TL ücret alındığı tespit edildi.
Sayıştay, yapılan incelemede söz konusu sistemi kullanan hastaların önemli bölümünün daha sonra hastaneye gelerek fiziksel muayeneden geçtiğini belirterek sunulan hizmetin bilimsel görüşten ziyade sağlık hizmeti niteliğinde olduğunu değerlendirdi.
Gaziantep’te muayeneye ek 800 TL
Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde ise “Bilimsel Görüş, Klinik Değerlendirme” adı altında özel muayene ücretine ilave bir bedel konulduğu belirlendi.
Şubat 2025’te 400 TL olarak uygulanan ücretin temmuz ayında 800 TL’ye yükseltildiği tespit edildi. Sayıştay, Sağlık Uygulama Tebliği’nde karşılığı bulunmayan söz konusu bedelin belirlenmesi konusunda üniversite yönetim kurulunun yetkili olmadığı sonucuna vardı ve tahsilatı “yetkisiz tahsilat” kapsamında değerlendirdi.
Dicle Üniversitesi’nde 300 TL’lik hizmet için 1.600 ve 3.200 TL
Dicle Üniversitesi’ndeki denetimde ise Sağlık Bakanlığı tarifesinde 300 TL olarak belirlenen uzaktan hasta değerlendirme hizmetinin, “uzaktan sağlık danışmanlık hizmeti” adı altında farklı fiyatlandırıldığı tespit edildi.
Rapora göre üniversite bu hizmet için Türk vatandaşlarından 1.600 TL, yabancı uyruklu hastalardan ise 3.200 TL ücret talep etti.
Sayıştay, sağlık hizmetinin farklı bir ad altında danışmanlık hizmetine dönüştürülmesinin hem Bakanlık tarafından belirlenen fiyat tarifesini hem de personele yapılabilecek ek ödemelerdeki üst sınırları etkilediğine dikkat çekti. Üniversite ise tespitler sonrasında düzeltme işlemlerine başlandığını bildirdi.
Akademisyenlerin şirket yöneticiliği de incelemeye takıldı
İstanbul Üniversitesi’ne ilişkin denetimlerde ayrıca bazı akademik personelin özel şirketlerde müdür veya yönetici olarak görev yaptığı tespit edildi.
Sayıştay, kamu görevlilerinin tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunmalarını ve ticari şirketlerde yöneticilik yapmalarını sınırlandıran mevzuata dikkat çekerek akademik personelin ticari şirketlerde müdür veya yönetici sıfatıyla görev yapmasının mümkün olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Sayıştay’ın 2025 yılı raporları, üniversite hastanelerinde sunulan sağlık hizmetlerinin döner sermaye sistemi dışında bırakılması, öğretim üyelerinin ticari faaliyetleri ve hastalardan farklı isimler altında alınan ücretlere yönelik denetimlerin önümüzdeki dönemde de üniversitelerin gündeminde olacağını gösteriyor.




