“Meslek Gruplarını Karşı Karşıya Getirmek Sisteme Zarar Verir”
Sağlık hizmetlerinin çok sayıda meslek grubunun birlikte çalışmasıyla yürütüldüğüne dikkat çekilerek, meslekler arasında sürekli ayrım oluşturulmasının uzun vadede sağlık sisteminin tamamını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Hekimler, hemşireler, ebeler, paramedikler, fizyoterapistler, sağlık teknikerleri ve diğer sağlık profesyonellerinin birbirinin alternatifi veya rakibi olmadığı, sağlık hizmetinin farklı aşamalarında birbirini tamamlayan görevler üstlendiği belirtildi.
Meslek Üstünlüğü Yerine Liyakat ve Adalet Vurgusu
Sağlık çalışanlarının temel beklentisinin bir meslek grubunun diğerinden üstün tutulması değil; mesleki özerklik, liyakat, adalet ve verilen emeğin karşılığının alınması olması gerektiği kaydedildi.
Her sağlık çalışanının kendi eğitimine, görev tanımına, sorumluluğuna ve mesleki risklerine uygun çalışma koşulları ile özlük haklarına sahip olması gerektiğine dikkat çekildi.
“Bir Mesleğin Kazanımı Diğerinin Kaybı Olmamalı”
Sağlık çalışanlarının özlük ve mali haklarının geliştirilmesinde meslek gruplarının birbirleriyle karşı karşıya getirilmemesi gerektiği vurgulandı. Bir meslek grubuna yönelik iyileştirmenin diğer çalışanların hak kaybı olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.
Bunun yerine bütün sağlık çalışanlarının haklarının geliştirilmesini esas alan ortak ve kapsayıcı politikaların oluşturulmasının çalışma barışına katkı sağlayacağı belirtildi.
Ortak Mücadele Çağrısı
Sağlık camiasının ancak bütüncül bir yaklaşımla hareket ettiğinde daha güçlü olabileceğine dikkat çekilerek, çalışanların hak mücadelesinin birbirlerine karşı değil, adaletsizliğe yol açan uygulamaların düzeltilmesine yönelik yürütülmesi gerektiği kaydedildi.
Hekimlerin, hemşirelerin ve diğer sağlık profesyonellerinin emeklerinin karşılığını alabildiği, görev ve sorumlulukların açık biçimde belirlendiği ve özlük haklarının güçlendirildiği bir personel sisteminin oluşturulmasının mümkün olduğu ifade edildi.