Mevcut mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmeler, bu konuda açık bir sınır çizildiğini ortaya koyuyor.
Mevzuat Ne Diyor?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre; haftalık çalışma süresi dışında normal, acil ya da branş nöbeti tutan ve bu nöbet karşılığında izin kullanmasına izin verilmeyen personele, her bir nöbet saati için nöbet ücreti ödenmesi öngörülüyor. Özellikle yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan nöbetlerde bu ücret artırımlı olarak uygulanıyor.
Döner Sermaye ve Ek Ödeme Düzenlemesi
209 sayılı Kanun kapsamında ise, nöbet hizmetleri hariç olmak üzere mesai içi ya da mesai dışı ayrımı yapılmaksızın sağlık personeline ek ödeme yapılabiliyor. Mesai saatleri dışında yapılan ve gelir getirici nitelik taşıyan çalışmalar, teşvik ve ek ödeme hesaplamalarına dahil ediliyor.
Mesai Dışı Çalışma Nasıl Planlanıyor?
Mesai dışı çalışmalar; sağlık tesisinin ihtiyacı ve hizmet gerekleri doğrultusunda başhekimlik tarafından planlanıyor. Bu çalışmalara katılımın gönüllülük esasına dayandığı ve personelin talebi doğrultusunda belirlendiği belirtiliyor. Nöbet ve icap nöbetleri ise mesai dışı çalışma kapsamında değerlendirilmiyor.
İzin Yerine Ücret Esası Geçerli
Mevzuat hükümlerine göre, mesai saatleri dışında yapılan ve ek ödeme ya da teşvik ödemesine konu olan çalışmalar için ayrıca idari izin kullandırılması mümkün görülmüyor. Çünkü bu çalışmaların karşılığı zaten mali haklarla telafi edilmiş sayılıyor.
Kamu Denetçiliği Kararı da Aynı Yönde
Konuya ilişkin Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan 2025/18171 numaralı başvuruda da benzer bir sonuca varıldı. Kurum, mesai dışı çalışmanın karşılığında ödeme yapılması halinde idari izin verilmesinin mevcut yasal düzenlemelerle örtüşmediğine hükmetti.
Çalışan Memnuniyeti İçin Yeni Adımlar Atılabilir
Buna rağmen, sağlık hizmetlerinin sürekliliği gözetilerek ve kamu yararı esas alınarak, ek ödeme dışında alternatif uygulamaların değerlendirilmesinin çalışan memnuniyeti açısından faydalı olabileceği ifade ediliyor.




