Uzmanlara göre yıllar içinde yapılan kısmi değişiklikler, yapısal sorunları çözmekte yetersiz kaldı. Sistemin artık kapsamlı bir reforma ihtiyaç duyduğu ifade ediliyor.
Mevzuat Baştan Ele Alınmalı
Başta 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu olmak üzere tüm personel mevzuatının gözden geçirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Dağınık düzenlemelerin sadeleştirilmesi, benzer hükümlerinin birleştirilmesi ve güncel ihtiyaçlara uygun yeni bir çerçeve oluşturulması gerektiği vurgulanıyor. Değerlendirmelere göre reform, yalnızca teknik bir değişiklik değil, sistemin yeniden inşası anlamına gelmeli.
Kariyer ve Liyakat Sistemi Yeniden Tanımlanmalı
Başarı, ödül ve disiplin uygulamaları; sicil notu, terfi süreçleri, liyakat esasları ve performans değerlendirme kriterlerinin yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Ayrıca sınıf ve kadro yapısı, iş güvencesi, sözleşmeli istihdam modeli gibi başlıkların da net ve adil bir zemine oturtulması gerektiği belirtiliyor. Amaç, hem çalışan motivasyonunu artırmak hem de kamu hizmetinde verimliliği güçlendirmek.
Mali Haklar İçin Yeni Yasal Çerçeve Önerisi
Kamu personelinin mali haklarına ilişkin sistemin de kapsamlı şekilde ele alınması gerektiği görüşü dile getiriliyor. Bu kapsamda yeni bir kanun çıkarılarak;
-
Özel hizmet tazminatı
-
Ek ve ilave hizmet tazminatları
-
Yan ödeme puanları
-
Yılda dört kez ikramiye
-
Aile, çocuk, doğum ve ölüm yardımları
-
Yiyecek ve giyecek yardımları
-
Fazla çalışma ücretleri
-
Ek gösterge düzenlemeleri
-
Emekli maaşı ve emeklilik tazminatları
gibi başlıkların tek bir çatı altında toplanması öneriliyor.
Kurumlar Arası Ortak Çalışma Vurgusu
Reform sürecinin; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlar ile konfederasyonların katılımıyla yürütülmesi gerektiği ifade ediliyor.
Kamu çalışanları ve emeklilerin beklentisinin, sürecin gecikmeden başlatılması ve kalıcı bir düzenlemenin hayata geçirilmesi olduğu belirtiliyor. Yapılacak reformun, yalnızca bir talep değil, kamu yönetiminin sürdürülebilirliği açısından zorunluluk olduğu değerlendirmesi yapılıyor.