Özellikle “taban ek ödeme” kaleminde eczacıların yaklaşık 14 bin TL aldığı, hemşirelerin ise ortalama 4 bin 900 TL seviyesinde kaldığı yönündeki veriler tartışma yaratıyor.
Bu farkın hangi kriterlere göre belirlendiği ve ekip içindeki iş yüküyle ne kadar örtüştüğü sorusu sıkça dile getiriliyor.
İş Yükü ve Sorumluluk Vurgusu
Hemşireler; tedavi sürecinin takibi, hasta bakımı, tetkiklerin alınması ve izlenmesi, multidisipliner ekip koordinasyonu gibi çok sayıda görevi aynı anda yürütüyor. Yoğun bakım, acil servis ve servis hizmetleri gibi yüksek tempolu alanlarda doğrudan hasta temasının merkezinde yer alıyorlar.
Buna karşılık hastane eczacılarının görev tanımı daha çok ilaç yönetimi, stok kontrolü ve reçete süreçlerinin düzenlenmesi üzerine kurulu. Her iki meslek grubu da sağlık sisteminin vazgeçilmez parçası olsa da sahadaki yıpranma düzeyinin farklı olduğu savunuluyor.
Örgütlü Yapı ve Temsil Gücü Tartışması
Hemşireler arasında dile getirilen bir diğer görüş ise meslek örgütlerinin temsil gücüyle ilgili. Daha güçlü ve örgütlü yapıya sahip meslek gruplarının mali haklarda daha etkili olduğu, bu durumun ek ödeme dağılımına da yansıdığı ifade ediliyor.
Bu çerçevede hemşireler, ek ödeme katsayısının en az 1.2 seviyesine çıkarılması gerektiğini savunuyor.
Adil Dağılım Talebi
Sağlık çalışanları arasında ücret dengesinin korunması, ekip ruhu ve motivasyon açısından kritik görülüyor. Tartışmanın odağında ise şu soru var: Aynı sistem içinde, farklı görev ve sorumluluklara sahip meslekler arasında mali denge nasıl sağlanmalı?
Yetkililerden beklenti, kriterlerin şeffaf biçimde açıklanması ve sahadaki iş yükünü dikkate alan bir düzenleme yapılması yönünde.




