Denizli Girişimci Kadınlar ve Butik Pastacılar Derneği’nin aşçılık kurslarına katılan Yeliz Bağbozan, 5 ve 2 yaşlarında Ali Mert ve Cem Taylan isimli iki oğlu olduğunu belirtiyor. 

Başhekim Doç. Dr. Hasan Ergenç, Yılın Yazarı Ödülüne Layık Görüldü Başhekim Doç. Dr. Hasan Ergenç, Yılın Yazarı Ödülüne Layık Görüldü

Bağbozan, eşi ve çocukları için evinde en lezzetli ve en sağlıklı yemek ve pastaları yapmayı amaçlıyor. 

Bağbozan, mutfak sevgisiyle dünya mutfaklarını evinde denemek istiyor. Özellikle hamur işlerine ve İtalyan mutfağına meraklı olan Bağbozan, Türk Mutfağını da çok seviyor. Daha önce özel bir aşçılık kursundan eğitim aldığını söyleyen Yeliz Bağbozan, ikinci bebeğinden sonra doğum iznine ayrıldığını ve bu süreçte çocuklarına ve eşine daha fazla zaman ayırabildiğini belirtiyor.

Eğitim ve Hedefler

“Eşim ve ben dünya mutfağına çok meraklıyız. Gezdiğimiz yerlerde dünya lezzetlerini tattık. Dedim ki; ‘Bunu biz neden evde yapamıyoruz? Neden bu lezzetlere ulaşamıyoruz? Mutfak uçsuz bucaksız bir alan. Dünyanın her tarafında farklı lezzetler var.’ Bu arayış içinde olunca ve Girişimci Kadınlar’ın bu projesini duyunca ben de içinde olmak istedim. İnsan çocukları olunca, sağlıklı ve organik şeyler yapabilmeyi istiyor. Yapılan pastaların içerikleri çocuklar için çok önemli. Çocuklarınıza sunduğunuz şeylerin lezzetli, besleyici ve sağlıklı olmasını istiyoruz. Kendi mutfağımdan çıkan şeylerle ailemi doyurayım istiyorum. Mutfağı ve yemek yapmayı çok seviyorum. Ve kendimi bu alanda daha çok geliştirmek istiyorum.”

Aşçılığın Aile Hayatına Katkısı

Eşinin doktor olduğunu ve kendisi gibi nöbetli çalıştığını belirten Yeliz Bağbozan, ilerleyen süreçte aile olarak daha fazla birlikte zaman geçirebilmek için belki evden yapabileceği bir iş olarak aşçılığı düşündüğünü ifade ediyor. “Bu süreçte kendimi ilerletebilirsem, bu işi ticari olarak da yapabilirim, neden olmasın” diye konuşuyor.

Yeliz Bağbozan, aşçılığın sadece bir hobi olmanın ötesine geçerek, aile hayatını da olumlu yönde etkileyebileceğini düşünüyor. Çocuklarının sağlıklı ve organik beslenmesini sağlayarak onların gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda, eşiyle birlikte dünya mutfağının lezzetlerini evlerinde deneyerek, ailecek keyifli vakit geçirme fırsatı buluyorlar.

Gelecek Planları

Bağbozan, gelecekte aşçılık yeteneklerini daha da geliştirmek ve bu alanda profesyonelleşmek istiyor. Girişimci Kadınlar ve Butik Pastacılar Derneği’nin desteğiyle katıldığı kurslardan aldığı eğitimlerle kendini geliştiren Bağbozan, ilerleyen dönemde kendi mutfağında ürettiği lezzetleri daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. “Bu süreçte kendimi ilerletebilirsem, bu işi ticari olarak da yapabilirim, neden olmasın” diyor ve ekliyor, “El sanatlarının devam etmesini, millete aktarılmasını istiyorum. Fuarlarda, gittiğimiz ortamlarda, davetlerde bunların önemini anlatmak, geçmişimizi unutmamak bir yönden insana huzur veriyor.”

Mutfakta Geçen Zaman

Mutfakta geçirdiği zamanı bir terapi olarak gören Yeliz Bağbozan, “Bu işi dedemden ve amcamdan öğrendim. Üçüncü kuşak olarak bu işi yapıyorum. Zevk alarak, hoşlanarak yapıyorum, stres atıyorum. Bu beni rahatlatıyor. Bir yerde terapi olarak görüyorum bu işi.” ifadeleriyle mutfakta çalışmanın kendisi için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Sandal ve zeytin ağaçlarından yaptığı kaşıkların klasik kaşığa göre daha dekoratif olduğunu dile getirerek, mutfağın uçsuz bucaksız bir alan olduğunu ve her geçen gün yeni şeyler öğrenmeye devam ettiğini belirtiyor.