Yıllarca yaşamın merkezinde bulunan mesleki kimlikten uzaklaşmak, amaç ve aidiyet duygusunu yeniden oluşturmayı gerektiren zorlu bir geçiş dönemine dönüşebiliyor. Uzmanlar, hekimlerin emeklilik planlarında maddi hazırlık kadar psikolojik ve sosyal hazırlığa da yer vermesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Hekimlik Zamanla Kimliğin Bir Parçasına Dönüşüyor
Tıp eğitimiyle başlayan uzun meslek yolculuğu, hekimlerin günlük yaşamından sosyal çevresine kadar pek çok alanı şekillendiriyor. Bu nedenle emeklilik geldiğinde sadece hastane, muayenehane veya nöbet düzeni geride bırakılmıyor. Yıllar içerisinde oluşan mesleki kimlik de yeni bir döneme giriyor.
Hekimlere emeklilik konusunda danışmanlık yapan Dr. Joseph M. Kaczmarczyk, bu durumu bir Jenga kulesine benzetiyor. Hayatın merkezindeki önemli bir parçanın çıkarılmasının, diğer alanlarda da beklenmedik değişikliklere yol açabileceğini belirtiyor.
Kendi emekliliğine uzun süre hazırlanmasına rağmen sürecin düşündüğünden daha zor geçtiğini anlatan Kaczmarczyk, bir dönem kimliğini, değerini ve meslek hayatından geriye ne bıraktığını sorguladığını ifade ediyor.
Finansal Hazırlık Tek Başına Yeterli Olmayabilir
Emeklilik öncesindeki hazırlıkların önemli bölümü gelir, birikim ve yaşam standartları gibi ekonomik konular üzerinde yoğunlaşıyor. Ancak uzmanlara göre mesleki rolün kaybedilmesinin oluşturabileceği psikolojik etkiler çoğu zaman ikinci planda kalıyor.
Hekimlerin kariyerleri boyunca meslekleriyle güçlü bir bağ geliştirdiğine ilişkin araştırmalar da bulunuyor. Tıp eğitimi sırasında başlayan bu süreçte kişinin yalnızca tıbbi bilgi edinmediği, zaman içerisinde düşünme ve davranış biçiminin de hekimlik kimliği etrafında şekillendiği belirtiliyor.
Emekli sağlık çalışanlarıyla çalışan psikolog Karen Midyet ise emeklilik döneminde karşılaşılan önemli sorunlardan birinin amaç ve rol duygusunun zayıflaması olduğunu ifade ediyor. Bu durum farklı mesleklerde de görülse de hekimlerde daha belirgin yaşanabiliyor.
Bazı Doktorlar Kademeli Emekliliği Tercih Ediyor
Yoğun çalışma temposundan bir anda tamamen uzaklaşmak yerine çalışma saatlerini azaltmak, bazı hekimler açısından daha kolay bir geçiş sağlayabiliyor.
Göz hastalıkları uzmanı Dr. Michael A. DellaVecchia da yarı emeklilik döneminde az sayıdaki uzun süreli hastasını görmeye ve tıp eğitimine katkıda bulunmaya devam eden hekimlerden biri.
Kanada’da 15 binden fazla birinci basamak hekimini kapsayan araştırmada da emekliliğe ayrılan doktorların yüzde 60’a varan bölümünün mesleği tamamen bırakmadan önce çalışma saatlerini azalttığı veya faaliyet alanlarını daralttığı görüldü.
Hasta Bakmayı Bırakıyorlar, Tıptan Kopmuyorlar
Emeklilik sonrasında klinik faaliyetlerini sonlandıran bazı hekimler ise yıllarca edindikleri bilgi ve deneyimi farklı alanlarda kullanmayı sürdürüyor.
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Louis Weinstein, ileri yaşına rağmen sağlık alanındaki çeşitli çalışmalarda görev alıyor, danışmanlık yapıyor ve ücretsiz klinik çalışmalarına katkı sunuyor.
Emekli psikiyatrist Dr. Barbara S. Schneidman da gönüllü çalışmaların yanı sıra tıp fakültelerinin öğrenci kabul süreçlerinde görev alarak mesleğiyle bağını farklı bir şekilde sürdürüyor.
Bu örnekler, hekimlerin emeklilik sonrasında mesleki deneyimlerini eğitim, danışmanlık, gönüllülük ve akademik çalışmalar gibi alanlara aktarabildiğini gösteriyor.
Emeklilik Yeni Bir Kariyerin Başlangıcı da Olabiliyor
Tanısal radyoloji uzmanı Dr. Harry Agress Jr., klinik çalışmalarını yıllar önce bırakmasına rağmen gönüllü eğitim faaliyetlerine devam eden isimlerden biri. Agress, onlarca yıllık mesleki birikimin yeni kuşaklara aktarılmasının önemli olduğunu düşünüyor.
Emeklilik sonrasında fotoğrafçılığa daha fazla zaman ayıran Agress, çektiği doğa ve hayvan fotoğraflarını hastanelere bağışlayarak ilgisini sağlık alanıyla farklı bir noktada buluşturdu.
Uzmanlara göre hekimlerin meslek hayatında kazandığı problem çözme yeteneği, dayanıklılık, sürekli öğrenme alışkanlığı ve insanlara fayda sağlama isteği emeklilik döneminde yeni uğraşlara yönelmek için önemli avantajlar sağlayabiliyor.
“Emekli Doktor” Yerine Yeni Bir Yaşam Dönemi
Hekimler açısından emekliliğin temel meselelerinden biri de yıllarca başkalarının sorunlarını çözmeye odaklanan yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesi. Emeklilik, kişinin kendi ilgi alanlarına, sosyal ilişkilerine ve uzun süre ertelediği hedeflerine daha fazla zaman ayırabileceği yeni bir dönem oluşturabiliyor.
Uzmanlar, bu süreçte hekimlik kimliğinin tamamen geride bırakılmasının gerekmediğinin altını çiziyor. Mesleki bilgi ve tecrübe, hasta bakımı dışında eğitimden gönüllülüğe kadar pek çok alanda değerlendirilebiliyor.
Dr. Agress’in yaklaşımı ise hekimlik ile emeklilik arasındaki güçlü bağı özetliyor: Mesleki görev sona erse bile yıllar boyunca oluşan hekim kimliği kişinin hayatından bir anda çıkmıyor. Bu nedenle birçok doktor için emeklilik, hekimliğin bitişinden çok, mesleki birikimin farklı biçimlerde devam ettiği yeni bir yaşam dönemine dönüşüyor.