Evrensel gazetesinde yer alan habere göre; Çorlu Devlet Hastanesi’nde artan baskılardan bunalan bir işçinin intihar girişiminde bulunduğu ileri sürüldü.

Sağlık teknisyeninin kafasında bardak kırılmıştı

Çorlu Devlet Hastanesi'nde yaşanan gelişmeler gündemi sarsmaya devam ediyor. Bir sağlık teknisyeninin odasında yaşadığı bardak kırma olayının ardından şimdi de bir çalışanın intihar girişiminde bulunduğu iddia ediliyor. Hastanede çalışan işçilerle yapılan görüşmelerde, işçilerin maruz kaldığı baskı, mobbing ve tehditlerin önlenemez boyutlara ulaştığı belirtildi.

Sözleşmeli Yöneticilerin Elindeki Güç: Sürgün Görevlendirme Sözleşmeli Yöneticilerin Elindeki Güç: Sürgün Görevlendirme

Yönetimden yana sendika temsilcisi

Öz Sağlık-İş Sendikası'na üye işçiler, sendikanın çalışanların sorunlarına yeterince ilgi göstermediğini ve sendika temsilcisinin yönetimden yana tavır aldığını iddia etti. Bu nedenle, sendika temsilcisinin değiştirilmesi için hastane çalışanları tarafından imza toplandığı ifade edildi. Ancak, imza atan işçilerin müdürlerin odasına çağrılarak tehdit edildiği öne sürüldü.

Şef haksız uygulama yapıyor

İşçiler, hastanedeki baskının sadece bununla sınırlı kalmadığını vurgulayarak, şefle anlaşamayan, fazla mesaiye kalmayan veya haksız çalışma koşullarına itiraz eden işçilerin bölüm değişikliği tehdidi, azar işitme gibi uygulamalara maruz kaldıklarını belirtti.

“Ak Parti’ye oy verdim ama”

Özellikle, personel şefinin aynı zamanda Öz Sağlık-İş sendikası temsilcisi olduğunu belirten bir işçi, "Ben AKP'liyim ve son seçimde de AKP'ye oy verdim. Ancak, yıllardır hastanede çalışıyorum ve şunu gördüm: Hükümete ve işverene dost gibi görünen sendikalar, işçilere karşı düşman gibi hareket ediyor. Biz sendika temsilcisinin değiştirilmesini istiyoruz ve bu talebimizi imzalarımızla dile getirdik. Ancak işveren bunu engelliyor. Herkesi odalarına çağırıp tehdit ediyorlar, Whatsapp gruplarında baskı kuruyorlar. Biz buna karşı çıkıyoruz. Bir arkadaşımız, bu baskılara dayanamayıp intihar girişiminde bulundu. Ancak yönetim, bu durumu ailevi sorunlarla ilişkilendirerek geçiştiriyor. Ancak bu konuda hesap sormak ve gerçeği ortaya çıkarmak için herhangi bir adım atılmıyor" dedi.