Hakem Kurulu kararıyla belirlenen yüzde 11’lik maaş artışının neredeyse yarısı, daha yılın ilk ayında enflasyona yenildi. Bu durum, sabit gelirli kesimler için alım gücü kaybının hız kesmeden sürdüğünü gösterdi.
Ocak Enflasyonu Çelişkili Bir Tablo Ortaya Koydu
Ocak ayı enflasyonu, son beş yılın ocak ayları içinde en düşük seviyelerden biri olurken, son 11 ayın en yüksek aylık enflasyon oranı olarak kayıtlara geçti. Bu tablo, enflasyonda teknik bir yavaşlama olsa da günlük hayat üzerindeki baskının devam ettiğine işaret etti.
Zorunlu Harcamalar Cep Yakıyor
En yüksek fiyat artışları gıda, ulaştırma ile konut, su, elektrik ve enerji kalemlerinde yaşandı. Kamu görevlileri başta olmak üzere sabit gelirlilerin zorunlu harcama sepeti büyümeye devam ederken, yaklaşan Ramazan ayının çalışanlar açısından daha da zor geçeceği değerlendiriliyor.
Enflasyon Hedefi İçin Zor Bir Yol
Yıl sonu için hedeflenen ve beklenen enflasyon oranlarının tutabilmesi adına, önümüzdeki aylarda enflasyonun yüzde 1’in altında seyretmesi gerekiyor. Aksi halde hedeflerin gerçekleşme ihtimali oldukça zayıflıyor.
Dönem Sonlarında Aynı Senaryo
Geçmiş dönemlerde olduğu gibi, altı aylık enflasyon hesaplamalarının son aylarında oranların baskılandığı ve maaşlara yansıyacak artışların sınırlı tutulduğu eleştirileri yeniden gündeme geldi. Bu durumun çalışanlar açısından ciddi bir gelir kaybına yol açtığı ifade ediliyor.
Rakamlar Düşüyor, Cebimiz Rahatlamıyor
Yıllık ve aylık enflasyon oranlarının gerilemesi ekonomik beklentiler açısından olumlu görülse de, bu düşüş günlük yaşamda hissedilmiyor. Çünkü maaş ve ücret artışları, alım gücünü koruyacak düzeyde yapılmıyor. Enflasyonun hızı azalırken, vatandaşın mutfağındaki yük değişmiyor.
Çözüm: Gerçekçi Politikalar ve Adil Paylaşım
Beklenen enflasyon hedeflerine ulaşmak için rakamsal baskılamalar yerine piyasada hissedilen, kalıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Enflasyondaki sapmaların faturasının memur ve emeklinin omuzlarına yüklenmemesi gerektiği ifade ediliyor.
Seyyanen Zam Talebi Yeniden Gündemde
2025 Ağustos ayında toplu sözleşme ve hakem süreci ile bütçe görüşmeleri öncesinde dile getirilen seyyanen zam talebinin bugün hâlâ geçerliliğini koruduğu belirtiliyor. Çalışanlar, artık somut ve resmi adımlar atılmasını bekliyor.
Kamuda Ücret Yapısı Alarm Veriyor
Uzun yıllar içinde bozulan ücret dengesi, çalışanlar arasında kıyaslamayı zorunlu hale getirirken kamuda huzursuzluğu artırıyor. “Eşit işe eşit ücret” hedefiyle çıkılan yolda, bugün eşit iş, eşit statü ve eşit ücret anlayışının ortadan kalktığına dikkat çekiliyor.
Ücret Reformu İçin Acil Çağrı
Beklentinin net olduğu vurgulanıyor: Kamuda ücret reformu, personel sisteminde bütünlük ve sendikal alanda özgürlük. Bu kapsamda ücret reformu çalışmalarının acilen başlatılması, sosyal tarafların katılımıyla tamamlanması ve statüler arasındaki çarpıklığın giderilmesi isteniyor.
Toplu Sözleşme Sistemi Değişmeli
Mevcut toplu sözleşme yapısının artık sürdürülemez olduğu belirtilirken, personel sistemini bozan uygulamalara son verilmesi ve yasal düzenlemelerin gecikmeden yapılması gerektiği ifade ediliyor. Yeni bir toplu sözleşme döneminin, mevcut sorunlar çözülmeden beklenmemesi çağrısı yapılıyor.





