Bozkurt'un gözünden, Türkiye'nin ekonomik gerçekleri oldukça çarpıcı bir şekilde yansıdı. Memur-Sen ve AK Parti iktidarının kamu emekçilerinin ekonomik ve sosyal taleplerine yeterince yanıt vermediğini belirten Bozkurt, enflasyonun kamu emekçilerinin alım gücünü olumsuz etkilediğini ve ekonomik zorlukları artırdığını vurguladı.

Özellikle yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki artış ve ekonomik kriz gibi faktörlerin Türkiye'nin içinde bulunduğu zorlu koşullarını yansıttığını belirten Bozkurt, ülkedeki ekonomik verilerin manipülasyonla sunulduğunu dile getirdi. Kamu emekçilerinin ve ailelerinin yaşam standartlarının giderek zorlaştığını belirten Bozkurt, "Bugünün dünden pahalı, yarından ucuz olduğu ekonomik kriz koşulları yaşanmaktadır" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların, milyonlarca kamu emekçisi ve ailelerinin hayatlarını sürdürülemez bir noktaya getirdiğini vurgulayan Bozkurt'un bu eleştirileri, kamuoyunda yankı uyandırdı. Kamu emekçilerinin ve vatandaşların yaşadığı zorluklara dikkat çeken bu açıklamalar, ülkenin ekonomik yönetimindeki zorlukları bir kez daha gündeme taşıdı.

ADİL ÜCRET HAKKIMIZ GÖZ GÖRE GASP EDİLMEKTEDİR”

İktidarın “kamu emekçilerinin insan onuruna yaraşır adil ücret hakkını göz göre göre gasp ettiğini” kaydeden Bozkurt, açıklamasında şunları dile getirdi:

“AK Parti iktidarının, ilk teklifi 2024 yılı için ilk altı ay % 14, ikinci altı ay %9, 2025 için ise ilk altı ay % 6, ikinci altı ay %5 zam teklifi etmesi sonrasında görüşmelerin Hakem Heyeti Kuruluna gitmesi ve buradan çıkan kararın değişmeyeceği ortadadır.

Davulda, tokmak da AK Parti iktidarında, siyasi iktidar kamu emekçilerine ne teklif ederse yandaş konfederasyon kabul etmekte Hakem Heyeti onaylamaktadır.

Sözde toplu sözleşme görüşmelerinin; ekonomik krize, enflasyona, büyüme rakamlarına ve gerçekçi ülke koşullarına göre belirlenmediğini açıklanan yüzdelik sefalet oranlarıyla daha net anlaşılmıştır.”

“TOPLU PAZARLIK BİLİNÇLİ OLARAK AĞUSTOS AYINA SIKIŞTIRILMAKTA”

Kamu emekçilerinin toplu pazarlığının Ağustos’ta ayına bilinçli olarak sıkıştırılmakta olduğuna dikkat çeken Bozkurt, “Ağustos ayına denk getirilmesi ve bir ay ile sınırlandırılmasının amacı kamu emekçilerinin ekonomik, sosyal, özlük haklarının oldubittiye getirmektir. Bunun 20 günü pazarlığa on günü ise Kamu Görevlileri Hakem Heyeti’ne ayrılmış durumdadır. Yani bu süre zarfı içerisinde toplu görüşmeler noktalanması gerekmektedir. Toplu görüşmelere bir aylık süre sınırı koymak zaten başlı başına toplu görüşme hakkını sınırlandırılması anlamına gelmektedir” dedi.

Kamu emekçilerinin zammını belirleyecek Hakem Heyeti’nin 11 kişiden oluşurken kurulda 4 kişi sendikalardan, 7 kişinin ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlendiğini kaydeden Bozkurt, açıklamasında şunları dile getirdi:

“Hakem Heyeti’nin iktidara bağımlı tavrı, yapısı ve iktidarın vermiş olduğu zam oranını onay mercii gibi hareket etmesini yıllardır dile getiriyoruz.

Bugünden geriye Sözde Toplu Sözleşme süreçlerine ve Hakem Heyetine baktığımızda tablo çok iyi anlaşılmaktadır.

Mevcut yasaların grev hakkını yok sayması yetkili tek bir konfederasyonun toplu görüşmelerde 6 milyona yakın kamu emekçinin hakkında karar verebilmesi zaten ortada toplu görüşme denen süreci baştan ortadan kaldırmaktadır. Grev, Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmelerde uygun görülmesine rağmen bu hakka yönelik saldırılar kamu emekçilerini toplu görüşme hakkından mahrum bırakmaktadır.”

“KAMU EMEKÇİLERİNE AÇLIK KOŞULLARI DAYATILMIŞTIR”

“Yaşam şartlarının ağırlaştığı ve pahalılık koşullarının mutfakları kavurduğu ülkemizde, doğal gaza, elektriğe, benzine, gıda maddelerine, ulaşıma fahiş oranlarda zam yapılırken, Türk Lirası, Dolar ve Euro karşısında erirken, yurttaşların alım gücü günden güne azalırken AKP hükümeti,  kamu emekçilerine reva gördüğü bu zam oranlarıyla açlık koşullarını dayatmıştır.”

“8 BİN 77 TLL’LİK ZAMMIN EMEKLİLİĞE YANSIMASINI İSTİYORUZ”

“Tüm memurların ek göstergeleri 3600’e çıkarılmalıdır.

Kamu emekçilerine dayatılan Sözde Toplu İş Sözleşme düzeni ve Hakem Heyeti tam bir kurmaca ve aldatmacadır. 4688 sayılı yasanın özgür toplu pazarlık sistemini engelleyen toplu sözleşme masasının üçlü mekanizması ve Hakem Heyeti değiştirilmelidir.

Kamu emekçilerinin toplu sözleşme sistemi evrensel normlara uymamakta ve mevzuat değiştirilmelidir.

Kamu emekçileriyle adeta dalga geçilen teklife karşı kamu emekçilerini ortak mücadele yürütmeye, sözde konfederasyonun daha kararlı ve mücadeleci bir tutum almasını bekliyoruz.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, TİS masada bitmedi ve Kamu Hakem Heyeti’nin kararını beklemeden tüm konfederasyonlara ve kamu emekçilerine ortak mücadele çağrısında bulunuyoruz.”

corumhaber