Yaklaşık 13–14 yıldır aile hekimliği sisteminde sahada aktif görev yapan sağlık çalışanları, koruyucu sağlık hizmetlerinin temel taşı olmalarına rağmen emeklerinin karşılığını alamadıklarını savunuyor.
Yasal Çerçeve ve Uygulamadaki Sınır
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 3. maddesinde, aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşme ücretlerine ilişkin üst sınırlar açıkça tanımlanıyor. Düzenlemeye göre aile sağlığı çalışanlarına, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesinde belirlenen en yüksek brüt sözleşme ücretinin 1,5 katını aşmayacak şekilde ödeme yapılabiliyor.
Ancak sahada görev yapan ebe ve hemşireler, bu tavan ücretlere çoğunlukla ulaşamadıklarını belirtiyor. Ulaşabilen az sayıdaki çalışanın ise “tavana takıldığından düşürülmüştür” ibaresiyle karşılaştığı ifade ediliyor. Bu durumun, yoğun emek ve sorumluluğa rağmen ücretlerin sistemsel olarak baskılanmasına yol açtığı vurgulanıyor.
Sağlık çalışanlarına göre çözüm için tavan katsayısının 1,5’ten 3’e çıkarılması yeterli olacak. Bu adımın ek bir ayrıcalık değil, mevcut emeğin karşılığının ödenmesi anlamına geldiği belirtiliyor.
“Teşvik” Sistemi Tartışma Konusu
ASM çalışanlarının en çok eleştirdiği başlıklardan biri de teşvik ödemeleri. Adı “teşvik” olan sistemin uygulamada cezalandırıcı bir yapıya dönüştüğü öne sürülüyor.
Hasta başvuru sayısı, kayıtlı nüfusun davranışı ya da bireysel ihmaller gibi unsurların doğrudan çalışan gelirine yansımasının kamu hizmeti anlayışıyla örtüşmediği savunuluyor. Ay sonu hesaplamalarında gelirlerin çarpma ve bölme yöntemleriyle düşürüldüğü, bazı durumlarda çalışanların beklenen gelirin altında ödeme aldığı ifade ediliyor.
''ASM’lerdeki Ücret Uçurumu Kabul Edilemez”
Konuya ilişkin açıklama yapan G. BŞK. Erdoğan Çakmak, mevcut yapının sürdürülemez olduğunu söyledi. Çakmak, hekim ile ebe-hemşire arasında oluşan gelir farkının kamu kurumları içinde benzeri olmadığını belirterek, “Hasta geldi ücret var, gelmedi ücret yok anlayışı sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmaz” değerlendirmesinde bulundu.
ASM çalışanlarının “gönüllü” ya da “sözleşmeli” statü üzerinden değerlendirilmesini de eleştiren Çakmak, bu personelin kamusal bir görevi yerine getirdiğini vurguladı.
Sabit Ücret ve Gerçek Teşvik Talebi
Sendika temsilcileri, aile hekimliği sisteminde sabit ve güvence altına alınmış bir temel ücret modeli oluşturulmasını istiyor. Teşvik ödemelerinin ise gerçekten motive edici, ek bir unsur haline getirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunan çalışanlar, mevcut sistemin sahadaki motivasyonu tükettiğini ve adil bir ücret modelinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.




