ABD’den gelen zayıf istihdam verilerinin Fed’e yönelik faiz beklentilerini değiştirmesi, Çin’in altın alımlarını sürdürmesi ve gümüşte artan sanayi talebi değerli metalleri destekleyen başlıca gelişmeler arasında yer aldı.
Küresel piyasalarda hafta sonu öncesinde değerli metallerde dikkat çekici bir hareketlilik yaşandı. 7 Ağustos Cuma günü altın ve gümüş fiyatlarında görülen sert yükseliş, yatırımcıların odağını yeniden değerli metallere çevirdi.
Piyasalardaki yükselişte ABD ekonomisinden gelen beklenti altı istihdam verileri başta olmak üzere faiz beklentileri, merkez bankalarının altın talebi, gümüşte güçlü sanayi kullanımı ve jeopolitik gelişmeler etkili oldu.
Altının ons fiyatı 4 bin 411 doları gördü
Altının ons fiyatı günü yüzde 2,4 değer kazanarak 4 bin 342 dolar seviyesinde tamamladı. Ons altın seans içerisinde ise 4 bin 411 dolara kadar yükseldi.
İç piyasada gram altın da küresel piyasalardaki yükselişe paralel hareket etti. Gram altının fiyatı gün içerisinde 6 bin 703 TL seviyesine kadar çıktı.
Gümüşte yükseliş yüzde 3,6’yı buldu
Altındaki yükselişe gümüş de eşlik etti. ABD istihdam verilerinin açıklanmasının ardından gümüş fiyatlarındaki yükseliş hız kazandı.
Gümüşün fiyatı yüzde 3,6’ya varan artışla 64,27 dolar seviyesine yükseldi. Böylece gümüş, günlük bazda altından daha güçlü bir performans sergiledi.
Değerli metallerdeki hareketliliğin arkasında ise birden fazla ekonomik ve jeopolitik gelişmenin aynı dönemde etkili olduğu değerlendiriliyor.
ABD’de istihdam verileri beklentileri karşılamadı
Altın ve gümüş fiyatlarını destekleyen en önemli gelişmelerden biri ABD iş gücü piyasasından gelen zayıf veriler oldu.
Açıklanan verilere göre ABD’de temmuz ayında 23 bin kişilik istihdam kaybı yaşandı. Verilerin piyasa beklentilerinin altında kalması, Amerikan ekonomisinin görünümüne ilişkin soru işaretlerini artırdı.
İstihdam piyasasında görülen zayıflamanın ardından ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasına yönelik piyasa beklentileri de değişmeye başladı.
Fed’in faiz artıracağı beklentisi geriledi
İstihdam verileri öncesinde Fed’in eylül ayında faiz artırabileceğine yönelik beklentiler daha güçlü seyrederken, verilerin açıklanmasıyla birlikte bu ihtimal geriledi.
Perşembe günü yüzde 55 seviyesinde fiyatlanan eylül ayında faiz artırımı olasılığının, cuma sabahı yüzde 40 seviyelerine kadar düştüğü belirtildi.
Yaklaşık altı haftadır yüksek enflasyon ve güçlü istihdam görünümünün etkisiyle desteklenen faiz artışı beklentisinin, temmuz ayına ilişkin zayıf istihdam rakamları sonrasında önemli ölçüde gerilemesi değerli metallere olan talebi artırdı.
Faiz beklentilerindeki düşüş ABD Hazine tahvili getirileri ve reel faizler üzerinde de aşağı yönlü baskı oluşturdu. Faiz getirisi sağlamayan altın ve gümüş açısından düşük reel faiz ortamı destekleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Çin altın rezervlerini artırmaya devam ediyor
Altın fiyatlarını destekleyen bir diğer unsur ise Çin’den gelen güçlü talep oldu.
Çin Halk Bankası’nın (PBOC) açıkladığı verilere göre banka, Temmuz 2026’da rezervlerine yaklaşık 20 ton altın ekledi. Böylece Çin’in altın alım serisi üst üste 21’inci aya ulaştı.
Temmuz ayında gerçekleştirilen alımın Ekim 2023’ten bu yana en yüksek aylık alım olduğu belirtildi.
Ons altının 4 bin doların üzerinde seyrettiği bir dönemde Çin’in rezervlerini artırmaya devam etmesi, yüksek fiyat seviyelerine rağmen merkez bankalarının altına yönelik talebinin sürdüğüne işaret etti.
Gümüşe sanayi talebinden güçlü destek
Gümüş fiyatlarında ise faiz beklentilerinin yanı sıra endüstriyel talep de belirleyici oluyor.
Güneş enerjisi panelleri, elektrikli araçlar ve yapay zekâ altyapısındaki hızlı büyüme gümüş kullanımını artırıyor. Buna karşılık fiziksel arzın sınırlı kalması, piyasadaki arz-talep dengesini daha da sıkılaştırıyor.
Hem yatırım amaçlı talebin hem de sanayi kullanımının güçlü seyretmesi, gümüş fiyatlarının altına kıyasla daha yüksek oranda yükselmesini destekleyen unsurlardan biri olarak gösteriliyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler de piyasaların takibinde
Değerli metal piyasalarının takip ettiği bir diğer başlık ise Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine ilişkin diplomatik temaslar oldu.
İranlı milletvekillerinin Umman’ın arabuluculuğunda hazırlanan anlaşma taslağını görüşmesi ve taraflardan gelen olumlu açıklamalar, bölgede gerilimin azalabileceğine ilişkin beklentileri güçlendirdi.
Jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte petrol fiyatlarında oluşan risk priminin gerilemesi de küresel piyasalardaki faiz ve enflasyon beklentilerini etkileyen faktörler arasında değerlendiriliyor.
Piyasalarda bundan sonraki süreçte ABD’den gelecek yeni ekonomik veriler, Fed yetkililerinin açıklamaları, tahvil getirilerindeki seyir, merkez bankalarının altın alımları ve gümüşteki arz-talep dengesi yakından takip edilecek.