Yapılan basın açıklaması ve sosyal medya paylaşımlarında, mevcut ücret politikasının kamu barışını zedelediği vurgulandı.

“Gelir adaletsizliği vicdani bir sorun haline geldi”

Ali Yalçın, açıklamasında kamudaki ücret dengesizliğinin artık teknik bir mesele olmaktan çıktığını belirtti. Aynı ortamda çalışan, benzer görevleri yerine getiren kamu görevlileri arasında ciddi maaş farkları oluştuğunu ifade eden Yalçın, sınavla göreve gelen ve yıllarca emek veren çalışanların karşılığını alamadığını söyledi.

Hakem Kurulu kararlarına eleştiri

Yalçın, Memur-Sen’in taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek, Hakem Kurulu kararlarıyla belirlenen maaş ve ücretlerin piyasa gerçeklerinin gerisinde kaldığını savundu. Bu durumun hem aktif çalışanları hem de emekli aylıkları ile ikramiyeleri olumsuz etkilediğini, enflasyon karşısında gelirlerin eridiğini dile getirdi.

Vergi sistemi de eleştirilerin odağında

Kamuda yaşanan sorunların yalnızca maaş artışlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yalçın, gelir vergisi sistemindeki adaletsizliklere de dikkat çekti. “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi” ilkesinin hayata geçirilmediğini belirten Yalçın, dolaylı vergi yükünün çalışanın omuzlarında kaldığını söyledi.

“Kamu personel sisteminde reform şart”

Tüm bu sorunların çözümü için kapsamlı bir kamu personel reformunun kaçınılmaz olduğunu ifade eden Yalçın, Memur-Sen’in öncelikli taleplerini şöyle sıraladı:

  1. Geçmiş kayıpları telafi edecek ve emekliliğe yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılması,

    Geçim Krizi Memuru Taş Devrine Döndürdü
    Geçim Krizi Memuru Taş Devrine Döndürdü
    İçeriği Görüntüle
  2. Çalışma barışını güçlendirmek amacıyla 2026 yılında kamu personel sistemi reformunun tamamlanması,

  3. 4688 sayılı Kanun’un süre, yetki ve Hakem Kurulu yapısı açısından evrensel normlara uygun hale getirilmesi.

“Ekonomik maliyet, sosyal maliyetten daha düşük”

Ali Yalçın, kamu işverenine de açık bir çağrıda bulunarak bu başlıkların ajandanın en üst sırasına alınması gerektiğini söyledi. Toplu sözleşmelerle kayıt altına alınan diğer sorunlara da çözüm üretilmesi gerektiğini belirten Yalçın, “Ekonomik maliyeti üstlenmek, çalışma barışının bozulmasıyla ortaya çıkacak sosyal maliyetten çok daha ucuz ve kolaydır” ifadelerini kullandı.