Aralarında görev sırasında yurt dışında bulunan bir personelin de yer aldığı bazı sağlık çalışanlarının imzalarının taklit edildiği öne sürülürken, konuyla ilgili Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.
“Rıza olmadan üyelik” iddiası
İddialara göre Adana’daki çeşitli hastane ve sağlık kuruluşlarında görev yapan çok sayıda personel, haberleri ve onayları olmadan sendika üyesi gösterildi. Yapılan incelemelerde bazı üyelik formlarındaki imzaların personele ait olmadığı, kişisel bilgilerin ise izinsiz şekilde kullanıldığı öne sürüldü.
Kuzey Irak’taki personel için üyelik formu düzenlendiği iddiası
Dosyadaki en dikkat çekici başlıklardan biri, olay tarihinde Türkiye’de bulunmadığı belirtilen bir sağlık çalışanıyla ilgili oldu. İddiaya göre, Kuzey Irak’ta görev yapan personel adına aynı tarihte Adana’da sendika üyelik formu hazırlanarak imza atılmış gibi işlem yapıldı. Görev kayıtları ile üyelik tarihleri arasındaki uyumsuzluğun, dosyada önemli bir delil olarak yer aldığı ifade edildi.
Suçlamalar arasında sahtecilik ve kişisel veri ihlali var
Hukuki değerlendirmelerde, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında idareye sunulan üyelik belgelerinin resmi evrak niteliği taşıdığına dikkat çekildi. Şikayet dilekçesinde, söz konusu eylemlerin resmi belgede sahtecilik, kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması ve görevin kötüye kullanılması suçlarını oluşturabileceği savunuldu. Ayrıca, bu yöntemle sendikal avantaj ve yetki üstünlüğü sağlanmaya çalışıldığı öne sürülerek nitelikli dolandırıcılık yönünden de değerlendirme yapılması istendi.
Gözler savcılık sürecine çevrildi
Mağdur olduklarını belirten sağlık çalışanları ve temsilcileri tarafından hazırlanan suç duyurusu Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunuldu. Olayla ilgili adli sürecin nasıl ilerleyeceği merak edilirken, sağlık camiasında yetki tespit sürecinin şeffaf ve hukuka uygun şekilde yürütülmesi çağrıları öne çıktı.