24 saatlik nöbette 24 bin adım attığını belirten hemşire, bu sürede yalnızca hasta bakımı değil, birçok farklı görevi üstlenmek zorunda kaldığını ifade etti.
Tek nöbette birçok rol
Paylaşımda, nöbet süresince sedye taşıdığını, hasta yatış işlemleriyle ilgilenerek sekreterlik yaptığını ve temizlik süreçlerini takip ettiğini anlatan sağlık çalışanı; teknik sorunlarla ilgilenmekten hasta beslemeye kadar pek çok görevi yerine getirdiğini aktardı.
Ayrıca, psikolojik destek ihtiyacı olan hastalarla birebir ilgilendiğini, ameliyat sonrası solunum problemi yaşayan hastalara müdahale ettiğini ve kritik hastaların takibini kesintisiz sürdürdüğünü vurguladı.
Temel ihtiyaçlar bile erteleniyor
Yoğun tempo nedeniyle kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını belirten hemşire, nöbet boyunca su içmeyi ve tuvalete gitmeyi unuttuğunu dile getirdi. Sürekli hareket halinde geçen nöbetin ardından ciddi bir yorgunluk ve uyku düzensizliği yaşadığını ifade etti.
“Bu yük sürdürülebilir mi?”
Sağlık çalışanının paylaşımı, hastanelerde görev tanımı dışındaki işlerin hemşirelere yüklenmesi ve personel eksikliğinin yarattığı baskıyı yeniden tartışmaya açtı.
“Süper kahraman değiliz”
Paylaşımın sonunda ise dikkat çeken bir soru yer aldı: “Ben neyim? Süpermen mi, yoksa sadece bir hemşire mi?”
Bu sözler, sağlık çalışanlarının fedakârlıkla yürüttüğü hizmetin görünürlüğü ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiği yönündeki çağrıları bir kez daha gündeme getirdi.





