Sendika, söz konusu farklılıkların giderilmesi talebiyle Danıştay’a dava açıldığını duyurdu.

“Aynı Statü, Farklı Ücret Kabul Edilemez”

DİŞHEK-SEN Genel Başkanı Banu Yıldırım, yaptığı açıklamada her iki meslek grubunun da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında aynı hizmet sınıfında, aynı hukuki statüde ve aynı “uzman” kadro unvanıyla görev yaptığını hatırlattı. Buna rağmen bazı ödeme kalemlerinde gerekçesiz ve adaletsiz bir ayrım uygulandığını vurguladı.

Bazı Haklarda Eşitlik, Bazılarında Derin Fark

Yıldırım, ek gösterge, iş güçlüğü zammı, iş riski zammı, taban ödeme ve teşvik tavan oranı gibi alanlarda eşitlik sağlanmasına karşın; temininde güçlük zammı, özel hizmet tazminatı, teşvik ek ödeme katsayısı ve fazla mesai ücretlerinde ciddi farklılıklar bulunduğunu belirtti.

Zam ve Tazminatlarda Değişiklik Yok: Mevcut Uygulama 2026’da da Sürecek
Zam ve Tazminatlarda Değişiklik Yok: Mevcut Uygulama 2026’da da Sürecek
İçeriği Görüntüle

Rakamlarla Ücret Eşitsizliği

Açıklamaya göre, temininde güçlük zammı uzman tıp hekimlerinde 1600, uzman diş hekimlerinde ise 1300 olarak uygulanıyor. Özel hizmet tazminatı oranı uzman hekimlerde yüzde 180, uzman diş hekimlerinde yüzde 145 seviyesinde kalıyor. Teşvik ek ödeme katsayısı da uzman hekimlerde 3, uzman diş hekimlerinde ise 1,5 olarak belirlenmiş durumda. Fazla mesai ödemelerinde de benzer bir dengesizlik olduğu ifade edildi.

“Bu Düzenlemeler Hukuka Aykırı”

Yıldırım, aynı kadro unvanına sahip personel arasında mali ayrım yapılamayacağını vurgulayarak, bu durumun Anayasa’nın eşitlik ilkesine, 657 sayılı DMK’ya, Danıştay içtihatlarına ve Anayasa Mahkemesi kararlarına açıkça aykırı olduğunu dile getirdi.

“Sadece Maaş Değil, Meslek Onuru Mücadelesi”

Devletin bir ödeme kaleminde uzman diş hekimlerini eşit kabul ederken başka bir kalemde daha düşük statüye indirmesinin keyfi bir uygulama olduğunu belirten Yıldırım, DİŞHEK-SEN’in talebinin net olduğunu söyledi.
Sendika, tüm ödeme kalemlerinde eşitliğin sağlanması, ayrımcı düzenlemelerin iptali ve yürütmenin durdurulması için yargı yoluna başvurduklarını açıkladı.

“Bu Dava İlkesel Bir Davadır”

Yıldırım açıklamasını, “Bu dava yalnızca bir ücret davası değildir. Bu mücadele; meslek itibarının, uzmanlığın değerinin ve kamu hizmetinde adalet ilkesinin savunulmasıdır” sözleriyle tamamladı.