SES Sendikası’na bağlı sağlık emekçileri örgütlenme özgürlüklerinin ve sendikal faaliyetlerinin engellenmeyeceğini söyleyerek Başhekim’in sağlıkta şiddetin sorumlusu olduğunu savundular.

Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi önünde bugün, başhekimin SES üyesi sağlık çalışanlarının sendikal faaliyetlerini engellemesini protesto etti. Geçtiğimiz günlerde Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), 1 Mayıs için çağrıda bulunmak amacıyla hastanede yönetici ve temsilcileriyle sendikal bir etkinlik düzenledi.

Ancak, Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi Başhekim Hasan Ökmen'in talimatıyla özel güvenlik ve polis tarafından bu sendikal faaliyetler engellendi. Bu duruma tepki gösteren sağlık emekçileri, hastane önünde "Sendikal faaliyetler engellenemez.

Sağlıkta şiddet politiktir. 1 Mayıs'ta Taksim'deyiz" pankartı açarak, başhekim hakkında hukuki süreci başlatacaklarını belirtti. SES Bakırköy Şube Yöneticisi Sevgi Kızılırmak, basın açıklamasını okudu.

“SES PLANLI BİR ŞEKİLDE HEDEF ALINDI”

26 Nisan Cuma günü Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesinde; SES Bakırköy Şube yöneticileri ve işyeri temsilcilerinin 1 Mayıs çalışması yürütürken emek düşmanı bir saldırı ile karşı karşıya kaldığını dile getiren Kızılırmak, “Bu saldırı hastane Başhekimi Hasan Ökmen’in talimatı ve bizzat katılımı ile gerçekleşmiştir. Anayasal bir hak olan sendikal çalışma hakkımız, hastane güvenlik personeli, jandarma, polis ve başhekim tarafından yasa dışı bir şekilde engellenmiştir. Bu hastane kamuoyu gündemine ilk defa gelmiyor. İki yıl önce bir güvenlik personelinin katledilmesi ve 10 gün önce 71 sağlık emekçisinin yemekhanede çıkan yemeklerden zehirlenmesi ile de gündeme gelmişti. Bizler SES olarak her iki olayda da gereken duyarlılığı göstermiş; gerçeklerin saklanmasına izin vermeyerek kamuoyu gündemine taşımıştık. Bu nedenle kendi personelini koruyamayan, zehirlenmesini engelleyemeyenler tarafından, sendikamıza yapılan saldırı adli bir vaka olmanın ötesindedir. Büyük mücadeleler ile kurulan SES’in başhekim tarafından hedef alınması aynı zamanda sarı sendikalar tarafından da hedef olarak gösterilmesi emek ve emekçi düşmanlığının açık göstergesidir. SES planlı bir şekilde hedef alınmaktadır” diye konuştu.

“HUKUKİ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“İşçi ve emekçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’a çağrı yaparken, saldırıya uğramamız ilk değildir” diyen Kızılırmak, “SES mücadele ile doğmuş, mücadele ile büyümüştür. Bu saldırı ve engellemeler çalışmalarımızı geriletemeyecek aksine daha da büyütecektir. Bu engelleri mücadele ile aşarken elbette hukuki yasal haklarımızı da sonuna kadar kullanacak, bu alanda da mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu çerçevede sendikal çalışmalarımızı engelleyerek suç işleyen hatta kendince bize ‘terörist’ diyenlere karşı hukuki mücadelemizi de başlatacağız” ifadelerini kullandı.

İdareciler Genelgelere Uymuyor: Mağdur Sağlık Çalışanları İdareciler Genelgelere Uymuyor: Mağdur Sağlık Çalışanları

“ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ ENGELLENİYOR”

Basın açıklamasının ardından sendika temsilcileri söz aldı. SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın söz sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte hastanedeki kuyruklar yerine sanal kuyruklar oluştuğunu, röntgen, ultrason filmleri için aylarca insanların bekletildiğini söyledi. Akın, geçtiğimiz yıl katledilen güvenlik görevlisi Tuğrul Okutan’ı anarak sözlerine devam etti. Akın,

“Biz sağlık emekçileri kışkırtılmış sağlık talebi karşısında eksik personelle, güvencesiz çalışma koşullarıyla, uzun nöbetlerle boğuşmak zorunda kalıyoruz. Gün geçtikçe tükeniyoruz. Yoksulluk, açlık sınırı içinde aldığımız ücrette bizlere yaşatılan ekonomik şiddet. İdarecilerin baskısı, mobbingi de siyasal şiddet. Örgütlenme özgürlüğümüz önündeki engellerdir”

dedi.

1 Mayıs'a yönelik sağlık emekçilerin çağrı amaçlı yemekhanede yaptığı konuşmanın engellenmesine tepki gösteren Akın,”71 arkadaşımız bu hastanede yemeklerden zehirlendi. Biz yıllardır kamusal, nitelikli, doyurucu ve besleyici yemek talebimizi iletiyoruz. Bu talebimiz neden karşılanmıyor? Çünkü yemek şirketleriyle, yandaş şirketlerle anlaşmalar yapılıyor ve buralardan büyük rantlar elde ediliyor. Bizlere yemeği daha ucuza mal etmek için daha fazla kar edebilmek için sağlık emekçilerini ve hastanelerimizde yatan hastalarımızın canı pahasına uygulama gerçekleştiriyorlar. Ne bizlerin ne de burada tedavi ettiğimiz müşahede altında olan hastalarımızın hayatı onlar için değerli değil. Değerli olan tek bir şey var ne kadar daha fazla kar elde edebiliriz. yandaş şirketlere ne kadar daha fazla rant aktarabiliriz. Hasan Ökmen bu hastanenin başhekimi. Başhekime yakışmayan ifadeler kullanmıştır  Arkadaşlarımızı kriminalize etmeye çalışmıştır. Olayı başka yöne çekmeye çalışmıştır” dedi. İl Sağlık Müdürüne seslenen Akın, “Başhekim derhal görevden alınmalıdır” dedi ve hukuki süreci başlatacaklarını aktardı.

“Sağlık hizmeti bir ekip işidir” diyen Akın, “Güvenlik görevlisinden hemşiresine, hizmetlisinden hekimine kadar biz bir ekibin parçalarıyız. Ve haklarımızı kazanmak için demokratik, ekonomik, özlük, sosyal haklarımızı elde edebilmenin yolu kollektif mücadeledir, birleşik mücadeledir” diyerek herkesi 1 Mayıs’a davet etti.

“BAŞHEKİM SAĞLIKTA ŞİDDETİN SORUMLUSU OLMUŞTUR”

KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, başhekimin yasaya aykırı davrandığına dikkat çekerek, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını söyledi. Yılmaz,

“Başhekim suç işlemiştir. Başhekimin buradaki şiddet uyguladığı, şiddet uygulanmasına izin verdiği  arkadaşlarımızdan ve sendikamızdan da özür dilemesini bekliyoruz. Sağlıkta şiddet ayyuka çıktı. Gün geçmiyor ki herhangi bir hastanede silahla, bıçakla, tekme tokat sağlıkçılara saldırılmasın. Sayın Başhekim bu hastanede sağlıkçılara uygulanacak şiddetin önünü kesmek yerine onlara şiddet uygulatarak onlara bundan sonra uygulanacak şiddetlerin de hem teşvikçisi olmuştur, hem de sorumlusu olmuştur. Bu açıdan da yaptığı iş vahimdir”

dedi.

“KANUNSUZ UYGULAMALARI KABUL ETMEYİN”

DEV-Sağlık İş Yönetim Kurulu Üyesi Muhammet Aslan, “Bizler sizlerin ağa babalarınıza boyun eğmeyen yılların emek sendikalarıyız. Ve size ve sizin gibi yapılara asla ve asla boyun eğmeyeceğiz” dedi ve güvenlik görevlilerine seslenerek şunları söyledi: “ Ben de sizler gibi Kadıköy'de hastanede güvenlik görevlisiyim. Sizlere kanunsuz bir şekilde uygulatmak istenilen talepleri sakın kabul etmeyin. Sendikaların TCK 118 /1 fıkrasında şu yazılıyor; 1 yıl ve 3 yıl arasında ceza mahkum olunur. Bu ise bizlerin güvenlik kimlik kartının gitmesine neden olacaktır. Buradan başhekimliğe sesleniyorum; Ey Başhekim! Güvenlik kimlik kartım gittiği zaman sen bana ekmek verecek misin? Sen benim ailemi doyuracak mısın? Sen nasıl bu şekilde bir karar aldırırsın? Değerli güvenlik görevlisi arkadaşlarımız sizlere bu gibi zorlayıcı tutumlar uygulayan yöneticiler ve başhekimlere şunu söyleyin arkamızda DİSK var, arkamızda KESK var. Biz emekçiyiz, bizim yanımızda da emekçi sendikalar var.”