Merkez ve taşra teşkilatlarındaki yöneticilerin yalnızca yüzde 2'si kadınlardan oluşuyor.

81 ildeki sağlık müdürlerinin ise sadece 2'si kadın. Sağlık emekçileri, “Sözleşmeli yöneticilik, erkek yöneticiliği sağlık sisteminde egemen kılıyor” eleştirisini dile getiriyor.

Kadın Temsiliyetinin Düşüklüğü

Sağlık teşkilatlarındaki “ayrıcalıklı koltuklar” gündemde kalmaya devam ederken, Sağlık Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatlarında kadınların yönetim kademelerinde yer bulamaması sağlıkçılar arasında tepkilere neden oluyor.

Temmuz 2024’te Açlık Sınırı 26 Bin Lirayı Aştı! Temmuz 2024’te Açlık Sınırı 26 Bin Lirayı Aştı!

Merkez teşkilatta üst yönetimde yer alan 1 bakan, 4 bakan yardımcısı ve 14 genel müdürün hepsi erkek. Taşra teşkilatında da 81 ilin sağlık müdürlerinin 79’u erkek, sadece 2’si kadın. Bu kadın yöneticiler Denizli ve Kırklareli il sağlık müdürü olarak görev yapıyor.

Sağlık Emekçilerinin Eleştirileri

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İşyeri Temsilcisi Kubilay Yalçınkaya, "Sözleşmeli yöneticilik, erkek yöneticiliği sağlık sisteminde egemen kılıyor" dedi. Yalçınkaya, liyakatin olmadığı, kariyer ilkesinin göz ardı edildiği, sınav ve objektif ilkelerle değerlendirmelerin yapılmadığı, tek belirleyicinin siyasi partiler olduğu bir ortamda kadın yöneticilerin makamlarda yer bulamadığını vurguladı.

Objektif Kriter Olmadan Yapılan Atamalar!

Objektif kriterlerin olmadığı, kapalı ve siyasi biat esaslı mülakatların esas alındığı atama yönteminin, kadın istihdamını ve işyerinde kadınların kariyer hakkını gasp ettiğini belirten Yalçınkaya, kamuya girişte objektif kriterle yapılan sınavlarda kadın-erkek dağılımının dengeli olduğunu, ancak aynı dengenin yönetici dağılımında sağlanamadığını söyledi. “Bu tablo, mülakat ve benzeri görevde yükselmelerde, kamuda süzgeçlerin neye hizmet ettiğini ve sonucunun ne olduğunu ortaya koyuyor” diyen Yalçınkaya, tüm atama ve görevde yükselmelerde mülakat yerine objektif kriterlerle belirlenmiş sözleşmeli yöneticilik sistemine itiraz ettiklerini ifade etti.

Sağlık teşkilatlarında kadın temsiliyetinin yüzde 2 olması, kadın sağlık emekçilerinin kariyer haklarının gasp edilmesi anlamına geliyor. Sağlık emekçileri, liyakat esaslı ve objektif kriterlere dayalı bir yönetim sistemi talep ediyor. Yalçınkaya, bu durumun sağlık teşkilatlarının sorunları tespit edip çözüm üretmede yetersiz kalmasına neden olduğunu belirterek, “Hakkıyla çalışan, objektif kriterlere göre seçilen yöneticilere ihtiyacımız var” dedi.