Sağlık çalışanları Kayseri İl Müftülüğü önünde toplanarak sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüdü.

Kayseri'de sağlık çalışanları tarafından düzenlenen Filistin ve Doğu Türkistan'da yaşanan soykırıma karşı sessiz bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş, Kayseri İl Müftülüğü önünde sloganlar eşliğinde başladı ve Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan basın açıklaması ile son buldu.

Konuşmasında, İsrail'e karşı yapılan boykotun zayıfladığını dile getiren Hekim Akif Tahiroğlu, şunları söyledi: "Sözlerime asırlardır devam eden bir kuralı hatırlatarak başlamak istiyorum. Güç, zaman içinde el değiştirmektedir. Güç kimi zaman adalet sahiplerinin elindeyken, kimi zaman zalimlerin elinde olmaktadır. Yıllar sonra bugün yaşananlar yorumlandığında gücün zalimlerin elinde olduğu, adalet sahibi insanların zalimlere kıyasla daha zayıf kaldığı yorumları yapılacak. Ancak bir yorum daha yapılacak.

Hastasının çıplak fotoğraflarını paylaşan doktora soruşturma Hastasının çıplak fotoğraflarını paylaşan doktora soruşturma

Adalet sahiplerinin zayıf kalmış olmalarına rağmen duruşlarından asla taviz vermedikleri, asla ümitsizliğe kapılmadıkları, hak bildikleri yoldan vazgeçmedikleri söylenecek. Gün gelecek, güç el değiştirecek, işte o zaman çocuklar öldürülmeyecek. Mazlumlar kurtulacak, zalimler hesap verecek. Biz bütün vicdan sahiplerine diyoruz ki, adaletin hakim olacağı zamana hazırlık yapın, ümitsizliğe kapılmayın. Siz adaleti görmeseniz de çocuklarınız görecek. Çocuklarınızı bu yolda yetiştirin. Ancak bir tespiti daha yapmamız gerekiyor.

Şu an gücümüz sınırlı, mazlum kardeşlerimize desteklerimiz sınırlı, yapabileceklerimizin bir sınırı var. Yüreğimizi yaksada bu gerçeği kabul etmemiz gerekiyor. Bu gerçeği kabul etmezsek, işte o zaman yıpranırız, kaybederiz, pes ederiz. Biz pes etmeden doğru bildiğimiz yolda çalışmaya devam edeceğiz, biz pes etmeden zalime karşı duranlardan olacağız. Biz pes etmeden mücadeleye devam edeceğiz.

Bu mücadelede yapabileceklerimizi tekrar hatırlatmakta fayda var. Şahıslar olarak yapabileceğimiz en büyük fiil destek boykottur. Çağrıya baktığımızda görüyoruz ki hedef odaklı ve istikrarlı yapılabilecek boykotu devlet yapabilecek güçtedir. Olayların başladığı ilk günlerde boykotu tüm İsrail ürünlerini satan zincir marketleride dahil almak konuşulurken, şimdiyse Katil İsrail’e açıktan destek veren firmalara da dahi boykotun zayıfladığını görüyoruz. Üzülerek görüyoruz ki, boykot heyecanı halkımızda zayıflamaktadır. Bu sebeple diyoruz ki gücümüzü dengeli kullanalım ve boykotta istikrarımızı bozmayalım. Gıda, giyim, temizlik ürünlerinde boykotu uyguladığımız gibi.

Her birimiz kendi alanlarımızda sağlıkta, eczacılıkta ve medikal alanda da boykotu yine uygulamamız gerektiğini hatırlatıyorum. Halkımızdan da doktorlara ve eczacılara boykotu hatırlatmaları gerektiğini bekliyoruz. Yapılan soykırımı, zulmü elimizle engelleyemiyor olabiliriz, sözlerimiz bu zulmü maalesef bitirmiyor olabilir, ancak yüreğimizle bu zulme karşı durabiliriz. Yüreğimizdeki ateş sönerse bunu hiçbir şekilde açıklayamayız.

Bu ateşin sönmemesi için eylemlere, yürüyüşlere devam edelim. Unutmayalım ki az olsa da, istikrarlı olmak saman alevi gibi yanıp sönmekten daha etkilidir. Evet biz elimizden geleni yapıyoruz. Ama unutulmamalı ki bu zulmün bitmesi ancak Rabbimizin yardımı ile olur. Kendimiz için, çocuğumuz için ettiğimiz dualar kadar, Gazze’deki vefat eden çocuklar için de dua edelim. Duanın gücüne inanalım."