Atanan Sağlık Personeli İçin Beklenen Haber Geldi
Atanan Sağlık Personeli İçin Beklenen Haber Geldi
İçeriği Görüntüle

Dr. Uruç, başhekimlik tarafından sekreterinin alınması nedeniyle hem hekimlik hem de sekreterlik görevlerini aynı anda yürütmek zorunda kaldığını duyurdu.

“Sekreter İşlerini de Ben Yapıyorum”

Poliklinik kapısına asılan bilgilendirme notunda Dr. Uruç, “Başhekim sekreterimi aldığından KBB-4 polikliniğinde sekreter işlerini de kendim yapıyorum. Bu nedenle hasta işlemlerinde gecikmeler yaşanabilir. Oluşabilecek mağduriyetlerden sorumlu değilim” ifadelerine yer verdi. Not, kısa sürede hasta ve hasta yakınlarının dikkatini çekerken, sağlık çalışanları arasında da geniş yankı buldu.

Yönetim Kararına Tepki

Dr. Uruç’un açıklaması, poliklinik hizmetlerinde sekreter desteğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Doktorlar, sekreter eksikliğinin hasta kabulünden randevu işlemlerine kadar birçok süreci aksattığını, bu durumun hem hekimlerin iş yükünü artırdığını hem de sağlık hizmetinin verimliliğini düşürdüğünü dile getiriyor.

“Beyaz Reform” Sözü Hatırlatıldı

Yaşanan gelişme, eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 2022 yılında “Beyaz Reform” kapsamında yaptığı açıklamaları yeniden gündeme getirdi. Koca, o dönemde poliklinik hizmeti veren hekimlerin sekreterlik işi yapmayacağını, her polikliniğe bir sekreter atanmasının hedeflendiğini ve doktorların yalnızca tıbbi hizmete odaklanmasının amaçlandığını belirtmişti.

Tıbbi Sekreterlerin Görev Dağılımı Tartışılıyor

Beyaz Reform sonrası ülke genelinde yapılan tıbbi sekreter alımlarına rağmen, son dönemde bu personelin görev tanımı dışında idari birimlerde çalıştırıldığı ya da bazı yöneticilere birden fazla sekreter tahsis edildiği yönündeki iddialar sağlık camiasında tartışma konusu olmaya devam ediyor. Niğde’de yaşanan bu olay da, tıbbi sekreterlerin sahadaki dağılımı ve kullanım biçimine ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı.

Hasta Hizmetlerinde Aksamaya Dikkat Çekiliyor

Uzmanlar, polikliniklerde sekreter desteğinin azaltılmasının doğrudan hasta memnuniyetini ve hizmet hızını etkilediğini vurguluyor. Dr. Uruç’un notu, yalnızca bireysel bir serzeniş değil; sağlık sisteminde iş gücü planlamasının sahaya yansıyan bir örneği olarak değerlendiriliyor. Gözler şimdi hastane yönetiminin ve ilgili birimlerin bu duruma nasıl bir çözüm üreteceğine çevrildi.